Kemal Kılıçdaroğlu, “Eğer bir ülkede hakimler Saray’dakinin önünde eğilip
bükülüyorsa; o ülkede adalet yok demektir, hukuk yok demektir” ifadesini
kullandı. Basın özgürlüğüne değinen Kılıçdaroğlu, yüzlerce gazetecinin hapiste
olduğunu söyledi.
Hükümetin dış politikasını eleştiren CHP lideri
Kılıçdaroğlu, Libya’daki süreçle ilgili Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı
eleştirdi.
Kılıçdaroğlu, “Libya meselesiyle ilgili bizim
söylediklerimizi Putin söyledi. Bize karşı çıktı, Putin’in söylediği her şeyin
altına imza attılar. E noldu şimdi? Dış politikayı sen mi biliyorsun, ben mi
biliyorum?” diye konuştu.
“Hükümetin izlediği dış politikanın bize ne faydası
oldu?” diye soran Kılıçdaroğlu, “Karnı doymayan, işsiz milyonlarca
vatandaşımız var; 40 milyar doları Suriyelilere harcadılar. Sonra da
kahramanlık edebiyatı yapıyorlar” ifadesini kullandı.
Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:
‘Gazilerin haklarını elinden alan bir saray iktidarı var’
Cumhuriyet Halk Partisi olduğu sürece Türkiye
Cumhuriyeti’nde 82 milyon vatandaşımızın endişeye kapılmasına gerek yok.
Herkesin bir umudu var, o umudu büyüteceğiz.
Gazilerimiz onurumuzdur. Gazilere karşı gelen bir saray
iktidarı var. Ama sonuna kadar mücadele edeceğiz. Gazilere karşı mahçup bir
parlamentoyuz. Onların haklarını veremedik. Devlet adaleti tesis etmekle
görevlidir. ‘Gaziler onurumuzdur’ diye az evvel pankart açtı arkadaşlarımız. Bu
iktidar ne yaptı? Gazilerimizin maaşını iptal etti. Allah aşkına bu mudur
adalet?
Gazilerimiz endişe etmesin haklarını sonuna kadar
savunacağız. Gazilerimiz onurumuz, şerefimizdir. Gazilerin haklarını elinden
alan bir saray iktidarı var. Benim size namus sözümdür, bunun mücadelesini
vereceğiz. Tasarrufu bula bula öğrencinin yemeğinde mi buldun? Tasarruf
yapacaksan dolarla garanti verdiğin köprüden, hastaneden, havalimanlarından
tasarruf yap.
‘Ülkeyi yönetenleri akla ve mantığa davet ediyorum’
Barış bildirisi imzaladı diye yüzlerce akademisyeni işten
attılar. Ellerinde silah yok. Sadece kağıt ve kalem var. En sonunda AYM dedi
ki; bu ifade özgürlüğüdür. Bu hocaların yalnızca kağıt, kalem ve kitapları
vardı.
Adalet evrensel bir kavramdır. İnsanoğlu bütün hayatını
adalet aramakla geçirdi. Hepimiz kanun önünde eşitiz. İmtiyaz tanıyan herkesi
uyarmak bizim görevimizdir. Elinde kalem olanları akademiden atıyor, elinde
silah olanı üniversiteye hoca olarak alıyorsunuz. Olacak iş değil. Bu ülkeyi
yönetenleri akla ve mantığa davet ediyorum.
‘Demek ki verilmeyecek hesabın var’
Trump ‘malvarlığını araştırırım’ dedi, ‘ipliğini pazara
dökerim’ dedi. Sus pus oldu. Çıkıp ‘Ey Trump araştırmazsan namertsin’ demesi
gerekirdi. Diyemedi. Egemen güçlerin oyuncağı haline geldi.
Yüreğinde Allah korkusu olan tüm vatandaşlarıma
sesleniyorum. ‘Ey Trump benim mal varlığımı araştırmazsan namertsin. Benim
verilmeyecek hesabım yoktur’. Bunu diyemedi. Demek ki verilmeyecek hesabın var.
‘Basını esir almak istiyorlar ama direnenler hep olacak’
Basın İlan Kurumu’na talimat veriyorlar. BirGün, Evrensel,
Cumhuriyet gazetelerine ilan vermeyin diye. Niçin? Çünkü sarayı eleştiriyorlar.
Basını esir almak istiyorlar ama direnenler hep olacak.
Asgari ücret bugün açlık sınırının altında. 2020 yılında
açlık sınırının altında. Saray’da oturanların işsizlik sorunu yok. İş arama
gibi bir dertleri yok. Konteynerden ekmek toplayanı bilmiyorlar.
Anne işsiz, baba işsiz, çocuk işsiz. Faturaları
ödeyemiyorlar. İşsizliğin farkında bile değiller. İş var kardeşim diyorlar.
Doğru var, sadece sarayda var. İşsizliğin yuvaları yıktığını, nasıl bir sosyal
felaket olduğunu bilmiyorlar. İşsiz nasıl geçinecek? Bu iktidar kimden yana?
Fakir fukaradan mı, hortumculardan mı? Adımın ‘Kemal’ olduğunu bildiğim kadar
iyi biliyorum; bu adamların tamamı hortumculardan yana.
‘Devletin enflasyonu yüzde 22.58’
Vergi vermek bir ödevdir. Yurt dışında naylon şirket kurup
Türkiye’de vergi ödememek için tezgah kuranlar vergi ödemeyecek ama asgari ücretli
vergi ödeyecek. 15 milyon dolar para getireceksin, bir kuruş vergi
vermeyeceksin. Bu mudur adalet?
Devletin enflasyonu yani yeniden değerleme oranı yüzde
22.58. Vatandaş, mutfağında yangın büyüdükçe bu gerçeği görüyor.
Şehirlerarası otobüs firmalarının B1 belge fiyatını 60.000
liradan 250.000 liraya çıkardılar. Otobüs şöförlerine ve firmalara
sesleniyorum, bu zammı sakın ola unutmayın. Kendisinin işi var, aylığı var.
Emekli maaşı da var. Otobüs parası, uçak parası, elektrik, doğalgaz faturası
ödemiyor. Ama beyefendi kendi aylığına zam yaptı. Peki işsiz nasıl geçinecek?
Bunu vicdanınıza bırakıyorum.
Papaz nasıl gitti Amerika’ya?
Eğer bir ülkede hakimler Saray’dakinin önünde eğilip
bükülüyorsa; o ülkede adalet yok demektir, hukuk yok demektir. Yüzlerce
gazeteci işsiz, çalışan gazeteciler günü kutlandı ama hangi gazeteciler? Havuz
medyası sahte rakamlarla Basın İlan Kurumu’nu hortumluyor.
Adaleti dağıtan mahkemelerdir. Hangi mahkemeler, bağımsız
mahkemeler. Papaz nasıl gitti Amerika’ya? Bizim hakimden önce Trump’ın haberi
var karardan. Ya Alman gazeteci? Anayasa diyor ki, hiçbir merci hakime talimat
veremez. Bu ülkede adalet, hukuk yok.
Osman Kavala 805 gündür hapiste. AİHM serbest bırakın dedi.
Hâlâ hapiste. Kararları uygulamıyorlar. Yüzlerce gazeteci hapiste. Sözcü davası
bunların en ilginç olanı. Oturdular hapis cezası verdiler; Emin Çölaşan’a,
Necati Doğru’ya, Metin Yılmaz’a.
FETÖ’den hapis cezaları verdiler. Hapis cezası verilirken,
aklı başında olan herkes biliyor ki FETÖ ile mücadelenin bayraktarlığını Sözcü
gazetesi yaptı. Şimdi Sözcü gazetesini FETÖ’cü diye yargılayıp hapis cezası
veriyorlar.
Bu Saray, Londra’daki tefecilere 1 yılda 16 milyar 891
milyon dolar faiz ödüyor. Dışardan çöp ithal ediyoruz çöp.
Hükümetin izlediği dış politikanın bize ne faydası oldu?
Karnı doymayan, işsiz milyonlarca vatandaşımız var, 40 milyar doları
Suriyelilere harcadılar. Sonra da kahramanlık edebiyatı yapıyorlar.
