Kılıçdaroğlu: Soylu Erdoğan’ı Teslim Aldı

rasthaber

Rasthaber –  CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Soylu, Erdoğan’ı
teslim almış durumda. Erdoğan’ın bütün sırlarına vâkıf. Soylu edindiği bütün
bilgileri Bahçeli ile paylaşır. Erdoğan, Bahçeli’yi ikna etmediği sürece
alamaz” dedi.

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Cumhuriyet’ten İpek Özbey’in
sorularını yanıtladı.

Kılıçdaroğlu, Peker’in iddiaları karşısında AK Parti
tarafından “yalnız bırakıldığı” tartışılan Soylu hakkında konuştu.
Kılıçdaroğlu, “Soylu, Erdoğan’ı teslim almış durumda. Soylu edindiği bütün
bilgileri Bahçeli ile paylaşır. Soylu’nun ‘Azdan az, çoktan çok gider’ diye bir
cümlesi oldu televizyon programında. Yani ‘Bana bir zarar gelirse asıl zararı
onlar çeker’ demek istedi. Bu, aslında açık ve net bir tehditti. Ve tehdit
karşı tarafta algılandı ve kabullenildi, çünkü önlem alması gereken kişi ve
çevresi çok kirli. O da bu kirliliğin farkında.

Soylu’ya bir şey diyemediler. Bahçeli de bütün kendi
bürokratik kadrolarını bu vesile ile devlete yerleştiriyor. Bahçeli için zaten
sorun yok. Soylu’ya destek çıkarak Erdoğan’ı kendi istediği her şeyi yerine
getirecek şekilde konumlandırıyor. Bu tablo, AK Parti’li vekilleri ne kadar
rahatsız ediyor, bilmiyoruz. Erdoğan, Süleyman Soylu’yu görevden alamaz.
Bahçeli’yi ikna etmediği sürece alamaz.

AK Parti’nin içinde de vicdanlı insanlar var, bu gidişten
rahatsızlar. ‘Türkiye böyle bir pozisyonla karşı karşıya kalmamalıydı’ diyen
insanlar var. ‘Bu kadar çürümenin, bu kadar kokuşmanın olduğu yerde siyaset
kurumuna güven dip yapacak’ diyen bir kesimden söz etmek mümkün, fakat Soylu,
İçişleri Bakanlığı’yla Emniyet istihbaratı, Jandarma istihbaratı, bütün
valileri, kaymakamları, Emniyet müdürlerini yönetir pozisyonda. Soylu,
Erdoğan’ın bütün sırlarına vâkıf” 
diye konuştu.

CHP lideri, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ve Ankara Büyükşehir
Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın Cumhurbaşkanlığı adaylığı hakkındaki soruya
ilişin ise, “Halk belediye başkanlarımızdan memnun; tamamı, gerçekten de
olağanüstü bir çabayla görevlerini yerine getiriyorlar. Bu, o ilde, ilçede,
beldede yaşayan vatandaşlar kadar bizi de mutlu ediyor. Belediye
başkanlarımızın birinci görevi, halka verilen sözleri tutmak” şeklinde
yanıt verdi.

Kılıçdaroğlu, kendisinin aday olup olmayacağına ilişkin
soruya ise, “En başta nerede durduysam yine aynı yerde duruyorum.
Cumhurbaşkanlığı adaylığı konusunda Millet İttifakı liderlerinin bu konuyu
konuşmaları lazım. Arkadaşlarım kendi görüşlerini dillendirmiştir”  dedi.

“Erdoğan beni susturmak istiyor, çünkü Erdoğan’ı en
sert eleştiren benim”

Yasam dokunulmazlığının kaldırılması için hakkında fezleke
hazırlanan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, konuya ilişkin şunları
söyledi:

“Erdoğan beni susturmak istiyor, çünkü Erdoğan’ı en
sert eleştiren benim. Hiçbir eleştirim haksız değil. Üstelik sorunların nasıl
çözülmesi gerektiğini de anlatıyorum. Erdoğan’ın tahammül edemediği ikinci
nokta. Çünkü eleştiriyi karşı eleştiriyle giderebilir ama çözüme karşı kendi
çözümünü üretemiyor. Çünkü bir çözümsüzlük içinde. O zaman ne yapalım;
Kılıçdaroğlu’nu susturmamız lazım. Beni nasıl susturacak? Ya hapse atacak ya
siyasi cinayet işlenecek. İkisinden de korkmuyorum.

Cumhuriyet Halk Partisi’ni bilmiyorlar. Tazminat davaları
açıyor. Acaba susturabilir miyiz diye. Olmadı. Linç girişimleri de tutmadı.
Millet İttifakı’nı dağıtma arayışlarına girdiler. O da olmadı. Bu fezlekelerin
tamamı uydurma zaten. FETÖ döneminde de böyle fezlekeler gelirdi. Silivri’de
İlker Başbuğ’u ziyaret etmiştim. Çıkışta, ‘Burası İkinci Dünya Savaşı sonrası
Nazi kampları gibi bir kamptır. Bütün aydınlar, düşünürler, gazeteciler,
avukatlar, komutanlar hapiste. Toplama kampına dönüştü burası’ demiştim. Ben
Ankara’ya gelmeden hakkımdaki fezleke Ankara’ya ulaşmıştı. Tablo yine aynı.

Talimatla fezleke yazdırıyorlar. Bir de şu var: Yargıda kim
Kılıçdaroğlu hakkında yüksek tazminata hüküm kurarsa ya da fezleke yazarsa
yargıda yükselme yolu açık. Bakın Sezgin Baran Korkmaz ile ilgili kararı veren,
süratle mal varlıkları üzerindeki tedbirleri kaldıran, yurtdışına çıkış
yasağını kaldıran kişilerden biri Adalet Bakan Yardımcısı oldu. Onun
tepesindeki kişi de Anayasa Mahkemesi’ne üye oldu. Mafyayla, yeraltı dünyasıyla
yargının, siyasetin birlikteliğine bakın. Birinin karaparası var, dünyayı
dolandırmış ama onu rahatlatan bütün kararları alanlar yargının tepe
noktalarına atanıyorlar. Bunu yapan da kirli siyaset. Güç ve eylem işbirliğine
bakın…”

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın