KKTC Cumhurbaşkanı Sözcüsü: ‘Türk İşgali’ İfadesi Terminolojide Var

rasthaber

Rasthaber – KKTC Müzakere Heyeti Üyesi Barış Burcu, yüksek lisans tezinde 1974 Harekâtı için ‘Türk işgali’ ifadesini kullanmasını ‘uluslararası terminoloji’ diye savundu. ‘Kıbrıs’ın eski garantörleri, Kıbrıs Kıbrıslılarındır, prensibi gereğince iddialarını geri çekmelidir’ ifadesini ise hatırlamadığını söyledi

Aydınlık yazarı, emekli Tümamiral Soner Polat’ın 22 Eylül 2018 tarihinde “Dava kimlere kaldı” başlıklı yazısında gündeme getirdiği KKTC Cumhurbaşkanı Sözcüsü ve Müzakere Heyeti Üyesi Barış Burcu’nun yüksek lisans tezindeki ifadeler tartışılıyor. Polat, Burcu’nun tezinden örnekler vererek, Türkiye’yi “işgalci” olarak gösterdiğini yazmıştı. Tezde bulunan birçok iddiayı sıralayan Polat’ın yazısını, tezin sahibi Barış Burcu’ya sorduk.

‘KALDIRILAMAYACAĞINI SÖYLÜYORUM’

Yakın Doğu Üniversitesinde hazırladığı yüksek lisans tezinde “Garantilerin kaldırılmasını mı destekliyorsunuz” sorusuna Burcu, “Tez bir bütündür” yanıtını vererek, “Tezimde 1960’ın bir bütün olduğunu, garanti anlaşmalarının da bunun bir parçası olduğu ve uluslararası hukuk bakımından antlaşmaya taraf olan ülkelerin onayı olmadan o kurulu düzenin değiştirilemeyeceği, oldu bittilerle garanti anlaşmalarının ortadan kaldırılamayacağını söylüyorum” ifadelerini kullandı.

‘İŞGAL İFADESİ BİR TERMİNOLOJİ’

Burcu tezinde yer alan “Türk işgali” ifadesi ile ilgili şunları söyledi: “O söylediğimiz şey (Türk işgali), terminolojik ifadelendirmelerle ilgilidir. Akademik olarak, safha safha müdahalenin ne olduğu, işgalin ne olduğu tanımlanmıştır orada, tezin içerisinde. Bütün hikaye odur.” Bu açıklama üzerine, “Yani bir işgal mi var diyorsunuz” sorumuzu Burcu şöyle yanıtladı:

AMERİKA’NIN IRAK İŞGALİ ÖRNEĞİ

“Hayır bu şekilde tanımlanabilir, ama her işgal meşru değildir, her işgal yanlış değildir manasında ben bunu söylemiyorum. Amerika’nın Irak’ı işgali de söz konusu oldu vakti zamanında. Ama bunu kendilerine göre meşru ilan ettiler. Sadece terminolojik ve akademik bir ifade var, ondan bütününü okuduğunuz zaman ancak bir değer, bir anlam ve bir mana çıkartabiliyorsunuz. Bu şekilde spesifik olarak o sözcüğümü alıp, o sözcük üzerinden bir anlam yüklemeye çalışmak çok büyük bir yanlışlıktır, akademik bir yanlışlık da olur aynı zamanda.”

‘BENİM İFADEM DEĞİLDİR HERHALDE’

Tezde bulunan, “Kıbrıs’ın eski garantörleri, ‘Kıbrıs Kıbrıslılarındır!’ prensibi gereğince iddialarını geri çekmelidir” ifadesinin ise “Bu benim kendi ifadem değildir herhâlde” sözleriyle değerlendirdi.

Aydınlık’a yaptığı açıklama esnasında tezinin yanında olmadığını, tezinin yazımından da uzun yıllar geçtiği için de pek hatırlayamadığını belirten Barış Burcu, “Alıntı olarak bu konularla ilgili çeşitli görüşleri anlatmak için aktardığım bir şey olması lazım. Çünkü çok yıllar önce yazılmış bir şeydir. Şimdi de tez yanımda değil. Pek hatırlayamadım bu ifadeyi” sözlerini kullandı.

‘TEK TARAFLI MÜDAHALEYE KARŞI DEĞİLİM’

Aydınlık’ın, “Tezinizde ‘Prensip olarak hiçbir garantörün tek taraflı müdahale hakkı olamaz!’ ifadesi de var. Bu ifade ile Türkiye’nin KKTC’ye müdahalesine karşı bir düşünceyi mi anlatmaya çalışıyorsunuz” sorusu üzerine Burcu, “Hayır tam tersi” yanıtını verdi. Burcu şöyle devam etti: “Türkiye’nin tek taraflı müdahale hakkının meşru olduğunu söylüyorum tezimde. Orada söylediğim şudur: Prensipte garantörlerin kendi aralarında anlaşıp müdahale yapmaları gerekir. Bunun gerçek olmaması durumunda tek yanlı müdahale kullanılır. Rahmetli Ecevit de zamanında birlikte yapalım diye teklifte bulunmadı mı İngiliz Başbakanına? Ama destek bulamadığında, tek yanlı müdahale yapmadı mı? Garanti anlaşmalarında var olduğunu ve meşru olduğunu yazıyorum ben. Ama prensipte anlaşıp müdahale yapmaları gerektiğini söylüyorum.”

‘CRANS MONTANA’DA TARTIŞTIĞIMIZ AYNI ÇERÇEVEDİR’

Burcu tezinin arkasında olduğunu belirterek teziyle ilgili şu açıklamanın da aynen aktarılmasını istedi: “Tezimin 3 ana sorusu vardır. Muhtemel bir çözüm ile birlikte garanti anlaşmaları hiç değiştirilmeden aynen uygulansın mı? İki, anlaşmalar tümden iptal mi edilsin? Üç, yeni anlaşmanın üzerine revize mi edilsin? Bu üç soru üzerinden tezimi yazdım. Kendi vardığım kanaat, tespit, garanti anlaşmalarının tümden iptal edilemeyeceği, bunun hem Kıbrıs’ın gerçekliğiyle hem de uluslararası hukukla mümkün olmayacağını, garanti anlaşmalarının da aynen devamında pratik zorluklar yaratabileceğini, çünkü 1960’ta kurgulanan sistemle çözüme vardığımız yıl ve ondan sonraki dönemle ilgili şartların farklı olabileceğini, dolayısıyla en akıllı işin, çözümün içeriğine bakarak, o çözüme uygun olarak tarihsel gerçekliği ve iki toplumun güvenlik ihtiyaçlarını dikkate alarak, yeni bir garanti sisteminin ortaya konulmasıdır, dedim. Zaten Crans Montana’da tartıştığımız üç aşağı beş yukarı aynı çerçevededir.”

'TÜRK ASKERİ SAYISINDA BİR FARK OLUŞABİLİR'

KKTC Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü ve Müzakereci Barış Burcu’ya Kıbrıs müzakerelerinde tartışılan Türk askerinin adadan çekilmesi istediği konusunda neler düşündüğünü sorduk. Burcu şunları söyledi: “Türk askerlerinin tamamen çekilmesine karşıyım. Ama bugün ateşkes koşullarında kalan Türk askeri sayısıyla çözüm sonrasında kalması gereken Türk askeri sayısında bir fark oluşabilir. Bunun ne kadarı ne zaman çekilir? Bütün garantör ülkeler çözümle birlikte bunu tartışıp çözümleyebilirler. Bunlar kendi görüşlerimdir.”

Bu Haberi Paylaş