Kur’an Fedaileri Platformu Bildirisi: Lebbeyke Ya Kur’an

rasthaber
Rasthaber –  Kur’an Fedaileri Platformu tarafından organize edilen 30
Temmuz Pazar Günü Taksim İsveç konsolosluğu önünde düzenlenen “Lebbeyke ya
Kur’an” eyleminde okunan bildirinin tam metni.

BÜTÜN VARLIĞIMIZ KUR’AN’A FEDA OLSUN

Bismillahirrahmanirrahim

İnnalillah ve innaileyhiraciun

Değerli bacı ve kardeşlerimiz, Sayın basın mensupları Bizler
bugün buraya, bu İsveç konsolosluğu önüne, aziz ve yüce kitabımız Kur’an-ı
Kerim’e karşı sürdürülen alçakça hakaret ve saldırılara karşı, İslam’ın sembol
ve kutsallarını savunma sorumluluğu ile geldik…

Bizler buraya, elimizdeki bu Kur’an’lar ile, zillet altına
girmediğimizi ve asla zillete boyun eğmeyeceğimizi en yüksek sesle haykırmak ve
bütün dünyaya göstermek için geldik. Bizler bugün buraya, bütün benliğimiz ve
bütün varlığımız ile, bedenlerimizdeki canımız, damarlarımızdaki kanımız ile,
Kur’an için adanmaya hazır, Kur’an Fedaileri olduğumuzu haykırmak için
geldik…

Değerli kardeşlerimiz, sayın basın mensupları İslam
ülkelerinin tüm yöneticilerine, ülkemizin cumhurbaşkanı ve hükümetimize ve dış
işleri bakanlığımıza buradan açıkça şu çağrıda bulunuyoruz: Kur’an’a karşı
namertçe saldırıları bizzat koruma altına alan İsveç ve Danimarka hükümetleri
ile her türlü siyasi ve iktisadi ilişkiyi derhal sonlandırmanızı ve onların bu
alçaklıklarına karşı Müslüman milletlerin yumruğunu göstermenizi talep
ediyoruz. Yüzyıllarca İslam’ın ve Kur’an’ın hizmetinde olan bir millete yaraşan
da budur…

Kur’an-ı Kerim, Müslüman bir millet olarak, uğruna her
şeyimizi feda etmekten çekinmeyeceğimiz en büyük kutsalımızdır. Yüce Kur’an‘ın
yakılması, parçalanması ve yerlere atılması, Ümmet olarak tüm değerlerimizin
pervasızca çiğnenmesi demektir. Böylesi namert bir saldırı İslam’a karşı açıkça
bir savaştır. Başta Hz. Resulullah olmak üzere, yüce mukaddesatımıza yönelik
böylesi şeytanca saldırılar karşısında İslam’ın hükmünün, bu mücrimlerin en
ağır bir şekilde cezalandırılması olduğunu bütün İslam uleması açıkça ortaya
koymuş ve bu hükümler bütün İslami kaynaklarımızda bulunmaktadır…

Başta haçlı Batı dünyası ve Siyonist odaklar şunu kesinlikle
bilmelidirler ki, bu Ümmet asla zilleti kabul etmez, zillete boyun eğmez ve
zillete teslim olmaz. Bu ümmet, Kur’an’a saldırıları affetmez ve cezasız
bırakmaz. Ve bütün dünya görecektir ki, dünyanın her neresinde olursa olsun,
başta Kur’an-ı Kerim ve Hz. Resulullah olmak üzere, Aziz İslam’ın mukaddesatına
yönelik sergilenen hiçbir namert saldırı karşılıksız ve cezasız
kalmayacaktır…

Başta İsveç ve Danimarka örnekleri olmak üzere, Kur’an-ı
Kerim’i yakma cüret ve küstahlığını gösterenler, İslam ümmetinin genç,
gayretli ve cesur evlatlarının elleriyle hak ettikleri karşılığı mutlaka
bulacak ve en şiddetli bir şekilde cezalandırılacaklardır. Değerli kardeşlerimiz,
Bizler Hz. Resul-i Ekrem’in ümmetiyiz.

Bizler Hz. Resulullah’ın seçkin ashabı ve pak Ehl-i Beytinin
takipçileriyiz. Onların hepsi bir Kur’an fedaisi idi. Onlar hep Kur’an için var
oldular, Kur’an için yaşadılar. Kur’an için ayağa kalktılar ve Kur’an için
savaştılar. Tarih boyu Müslümanlar arasında Kur’an’ı yalnız bırakıp terk
edenler olmuştur. Müslüman ülkelerin içinden Kur’an’a ihanet edenler, onun
ahkâmı ile savaşanlar ve Kur’an’ın hükümlerini yasaklayanlar çıkmıştır.

Onlar tarihimizin kara yüzlü haydutları ve tağutlarıdır.
Bizler geçmişte bu zulüm ve tuğyanı, bu azgınlık ve ihanetleri hiçbir zaman
kabul etmediğimiz ve onlara tepkisiz kalmadığımız gibi, bugün de Kur’an-ı
Kerim’in hürmetinin çiğnenmesi alçaklığını da asla kabul etmeyecek ve tepkisiz
kalmayacağız…

Bizler buraya bu İsveç konsolosluğu önüne Kur’an-ı Kerim’i
savunma sorumluluğu ile protestomuzu yapmaya geldik. Ancak bu tepkimiz bir
defaya mahsus kalmayacaktır. Kur’an-ı Kerim ve mukaddesatımıza yönelik
saldırılar tamamen sonlanıncaya kadar Kur’an Fedaileri olarak her zaman ayakta
duracak, mücadele sahnesinde yerimizi alacak ve göğüslerimizi Kur’an’a siper
edineceğiz…

Bu vesileyle, buradan İsveç ve Danimarka hükümetleri başta
olmak üzere bütün Haçlı Batı’yı kesin bir şekilde uyarıyoruz: Sizin
saldırdığınız Kur’an-ı Kerim bizim uğruna adanmaktan asla tereddüt
etmeyeceğimiz ve çekinmeyeceğimiz en büyük kutsalımızdır. Bizim için en güzel
hayat, Kur’an’ın gölgesinde ve onun nizamı altında yaşamaktır. Bizim için en
güzel ölüm ise, Kur’an’ı savunma yolunda candan baştan geçmektir. Siz Kur’an’ı
yakan alçaklara “özgürlük” adı altında izin verdiniz ve güvenlik güçlerinizle
onları korumaya aldınız. Siz de bu saldırıların doğrudan ortağısınız. Bu
yaptıklarınızdan derhal geri adım atmadıkça İslam dünyasının tüm cesur ve
gayretli Müslümanları sizi hedef alacak ve İslam ve ümmetin güçlü tokadını o
kara yüzünüze indirecektir… 

Her türlü arsızlık ve fesadın, her türlü ihanet ve cürmün
arkasında duran uygarlığınız batsın! İnsan hakları, özgürlük ve demokrasi deyip
de Müslümanların mukaddesatına saldırı konusunda her türlü pervasızlığı yapan
siyasetleriniz batsın!  Tarihi hep işgal, yağma, sömürü ve katliam olan
rejimleriniz batsın…

Kur’an Fedeileri hiç bir zaman sizi unutmayacak ve
yaptıklarınızı hiçbir zaman affetmeyecektir. Bu Kur’an her zaman başımızın
üstünde olacak! Bu Kur’an her zaman ellerimizde olacak! Siz de hesap
vereceksiniz… Değerli kardeşlerimiz, Bugün bizim Kur’an günümüzdür. Her gün
bizim Kur’an günüdür. Hep beraber Kur’an için varız ve Kur’an için
ayaktayız…

İslam Ümmeti volkanlar gibi gürleyecek, seller gibi taşacak,
şimşekler gibi çakacak ve bütün varlığı ile Kur’an düşmanlarının üzerine
yürüyecektir. Son sözümüz: Lebbeyke ya Kur’an! Lebbeyke ya
Kur’an! Lebbeyke ya Kur’an! Canımız, kanımız Lebbeyke ya Kur’an!’a feda
olsun! Heyhat Minnizzilleh! Heyhat Minnizzilleh! Heyhat Minnizzilleh!
Zillet bizden uzaktır, zillete boyun eğenlere yazıklar olsun! Buraya gelen siz
bacı ve kardeşlerimize selam olsun. Sizler bugün burada bu şerefli şahitliği yaptınız.
Rabbim hepimizi bu mübarek Kur’an-ı Kerim hürmetine razı olduğu kullarından
karar kılsın…

 KUR’AN FEDAİLERİ
PLATFORMU
KHA

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın