Kuzey Irak Referandumuna Uluslararası Muhalefetler Sürüyor

rasthaber

Rasthaber – BM güvenlik konseyi geçen Perşembe günü bir bildiri yayımlayarak Kuzey Irak bölgesinin bağımsızlık referandumuna karşı çıktı.

Kuzey Irak yerel yönetimi 25 Eylül 2017 tarihinde bağımsızlık referandumu düzenlemek istiyor. Ancak Irak yönetimi ve bu ülkenin çeşitli siyasi grupları ve bölge ülkeleri ve şimdi de uluslararası camiayı temsil eden BM bu karara karşı çıkıyor.

Şimdi Kuzey Irak bölgesinin bağımsızlık referandumuna Irak içinde, bölgesel ve uluslararası düzeyde muhalefetlere bakıldığında bölgenin önümüzdeki günlerde önemli hadiselere gebe olduğu düşünülüyor. Bu bağlamda El Ahd haber sitesi Iraklı uzman Adil Cuburi kaleminden yayımladığı makalede şu ifadelere yer verdi: Tüm işaretler önümüzdeki bir kaç gün içinde düzenlenmesi planlanan Kuzey Irak bağımsızlık referandumu çıkmaza girdiğini gösteriyor ve bu şartlarda askıya alınması veya ertelenmesi muhtemel gözüküyor.

Irak araştırmalar merkezi Başkanı ve bu ülkenin seçkin uzmanlarından Dr. Vasık El Haşimi de bağımsızlık referandumu hakkında yaptığını değerlendirmede, Kuzey Irak yerel yönetimi lideri ve IKDP Başkanı Mesut Barzani’nin düzenlemek istediği referandumun şimdiden hezimeteuğradığı anlaşıldığını ve askıya alınması veya bir başka zamana ertelenmesi ve hatta göstermelik bir referandumla sonuçları değiştirilmesi muhtemel olduğu anlaşıldığını belirtti.

Gerçekte Kuzey Irak yerel yönetimi lideri Mesut Barzani’nin bağımsızlık referandumu üzerinde ısrar etmesi sadece Irak anayasasının açık ihlali sayılmıyor ve aynı zamanda Kuzey Irak halkının çeşitli referandumlarda üniter Irak yapısı içinde kalma talepleri ile de çelişki arz ediyor. Iraklı Kürtler 1917 ve 2005 yılları olmak üzere iki kez üniter Irak yapısında kalmadan yana oy kullandı ve Irak anayasasına bağlı kalacaklarını ilan etti. Bu çerçevede Kuzey Irak bölgesi de Irak’ın toprak bütünlüğününü bir parçasıdır ve Irak anayasasına göre feteral bir sistemle yönetilmektedir.

Uluslararası açıdan da Kuzey Irak’ta düzenlenmesi tek yanlı ve ayrılıkçı bir uygulama sayılan bağımsızlıkl referandumunun düzenlenmesi de uluslararası yasalara ve hukuka aykırı bir uygulamadır ve bu yüzden düzenlenmesi için hiç bir haklı gerekçe bulunmamaktadır.

Gerçekte günümüzde dünya devletlerinin en önemli yapısal göstergelerinden biri, çok uluslu veya dini ve etnik azınlık gruplarını da kucaklayan bir yapı olmalarıdır. Nitekim dünya çapında etnik milliyetçilik ve nüfus yapısı üzerine bir çok ülkede yapılan araştırmalar sadece 14 ülklede etnik çeşitlilik hakim olmadığını veya kayda değer etnik azınlığı bulunmadığını göstermekte ve dünya nüfusunun sadece %4 kadarı sadece bir tek etnik gruptan oluşan bir ülkede yaşadığı anlaşılmaktadır.

Hal böyleyken kuşkusuz Mesut Barzani’nin mecnunvari bir şekilde üzerinde ısrar ettiği etnik milliyetçilik anlayışı günümüz beşeri camiasının sorunlarının çözümü için iyi bir reçete olmadığı ve bilakis bölgede milli, dini ve etnik bağnazlıkları alevlendireceği anlaşılmaktadır.  Bu durum hiç kuşkusuz insan hakları evrensel bildirgesinin birinci maddesi ve BM bildirgesine aykırıdır ve kanlı savaşlar, iktisadi ve sosyal geri kalmışlık ve insan haklarının daha da çiğnenmesinden başka hiç bir getirisi olmayacağı kesindir.

İşte bu yüzden BM güvenlik konseyi bir bildiri yayımlayarak Kuzey Irak bölgesinde bağımsızlık referandumu düzenlenmesine karşı olduğunu ilan etmiştir. Ancak Mesut Barzani hala ölçüsüz uygulamasına ve kendisinin ve partisinin çıkarları üzerine ısrar etmek ve Iraklı Kürtlerin ve Irak bütününün maslahatlarını gözardı etmekle pratikte Kuzey Irak bölgesini uçurumun kenarına itmeye devam etmekte ve BM güvenlik konseyinin uyarısına yol açan tehlikeli bir sürecin üzerinde ısrarını sürdürmektedir.

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın