ve direnişinin şu anda ekonomik cephe ve medya propagandası olmak üzere iki
cephede Amerikan-Siyonist düşmanla karşı karşıya olduğunu açıkladı.
Hizbullah Genel Sekreteri Seyyid Hasan Nasrallah Beyrut’un
güneyindeki Dahiye bölgesinde yaptığı konuşmada şunları söyledi: ‘Temmuz
Savaşı, uluslararası ihanet ve iç bölünmenin gölgesinde yaşadığımız en zorlu
savaştı ama biz Allah’a tevessül ettik ve O, niyetlerimizdeki sadakati gördüğü
için zaferini bize nasip etti.
Ekonomik kuşatma bir tür savaştır ve buna karşı sabır ve
tahammül cihattır. Bu yüzleşmeye cihadi mücadele denilmektedir ve düşman çok
yönlü bir savaş dayatmaktadır ve biz bununla farklı şekillerde mücadele
etmeliyiz.
Amerika’nın ve İsrail’in bir planı olduğu sürece, onunla
askeri, güvenlik, kültürel ve sosyal olmak üzere her türlü düzeyde mücadele
edeceğiz. Bugün Şeytan’ın en büyük temsilcileri Amerika ve İsrail’dir ve bu
savaş açıktır. Biz bugün iki açık cepheyle karşı karşıyayız ve bunlar, hayati
bir öneme sahip olan ekonomik cephe ve siyasi medya cephesidir.
Şu an devam etmekte olan ekonomik ve siyasi bir medya savaşı
var. Düşman, kıtlığın arkasında direniş varmış gibi göstererek Lübnan’daki
herhangi bir direnişi bastırmak ve Lübnan ulusunu direniş seçeneğinden
vazgeçmeye zorlamak istiyor.
Düşman bizi diz çöktürmeye ve çökertmeye çalışıyor. Lübnan
halkının cevabı büyük seçimlerdi ve seçim sonuçları düşmanı başarısızlığa
uğrattı.
Birkaç gün sonra, Amerikan büyükelçisinin Mısır’dan gaz ve
Suriye üzerinden Ürdün’den elektrik getirme konusundaki sahte vaadinin yıl
dönümüdür. Aradan bir yıl geçti ama hiçbir şeyin olmadığını görüyoruz. Onlar
sözlerinde durmadığı gibi, medya propagandasıyla direnişe karşı kışkırtmada
bulunuyor ve direnişi bu olayın sorumlusu olarak gösteriyorlar. Amerika ve
Suudi Arabistan ile iyi ilişkileri olanlar, Lübnan halkına mazot, benzin ve un
sağlamak için neden herhangi bir adım atmadılar? Amerika sizin müttefikiniz
değil mi? Amerika’dan, Lübnan’ın birkaç saat elektrikten yararlanabilmesi için
size bir istisnada bulunmasını istemeye cesaretiniz var mı?’
Seyyid Hasan Nasrallah, Amerikan heyetinin Lübnan ziyareti
konusunda da zaman oyununa karşı uyardı ve şu ifadelerde bulundu: ‘Deniz
sınırlarının çizilmesi konusunda süreç bir miktar olumludur. İşlerin nereye
varacağını görmek için sınır belirleme konusuna biraz zaman vereceğiz ama zaman
kısa ve Siyonist rejimin cevabına göre harekete geçeceğiz.
Amerikalılar zaman oyununa dikkat etmelidir. Deniz
sınırlarının belirlenmesi konusunda hükümetin ve direnişin duruşu aynıdır.
Lübnan’da iki yaklaşım var. Birincisi, kışkırtma, abluka ve
yaptırımlar yoluyla arenayı teslim etmeye yönelik olumsuz yaklaşım, ikincisi
ise bizim de içinde olduğumuz, vatandaşlara çözüm ve yardım sağlamaya yönelik
yaklaşımıdır.’
