Devrimin Şehit Lideri Ayetullah Seyyid Ali Hamaney, üniversiteyi her zaman bir eğitim merkezinin ötesinde görmüştür. Onun düşünce sisteminde üniversite; eğitim ve araştırma misyonunun yanı sıra ülkenin kalkınması yolunda rol oynayabilecek bilinçli, sorumluluk sahibi, umutlu ve etkili bir nesil yetiştirmek gibi önemli bir başka sorumluluğu da üstlenmektedir.
- Öğrenci; Toplumun Hareket Motoru
- Öğrenci Teşkilatları; Üniversitenin Düşünce Kolu
- Üniversitenin Özüne Odaklanma Vurgusu
- Tebyin Cihadı; Üniversitenin Omuzlarındaki Sorumluluk
- Okumak ve Araştırmak; Etkili Olmanın Ön Koşulu
- Umut Aşılama; Üniversitenin Misyonu
- Hak Arayışı ve Talepler; İnsaf İle Birlikte
- Düşmanı Tanıma ve Basiret
- Ahlak; Öğrenci Faaliyetlerinin Şartı
- Üniversite; Geleceğin Yöneticilerini Yetiştirme Yeri
- Üniversite ve Devrimin İkinci Aşaması Bildirisi
Devrimin Şehit Lideri, öğrenciler, öğrenci teşkilatları ve üniversite aktivistleriyle yaptığı yıllık görüşmelerde, öğrencinin sadece akademik diploma almakla yetinmemesi; aksine ülkenin kaderine, toplumun geleceğine ve halkın sorunlarına karşı sorumluluk hissetmesi gerektiğini defalarca vurgulamıştır.
Devrimin Şehit Liderinin bakış açısına göre öğrenci, ülkenin gelecekteki sermayesidir ve bu sermaye bilimsel, fikri, ahlaki ve sosyal açılardan ne kadar zengin olursa, İran İslam Cumhuriyeti’nin geleceği de o kadar parlak olacaktır.
Öğrenci; Toplumun Hareket Motoru
Devrimin Şehit Lideri, öğrencilerden defalarca “öncü kesim” ve “ülkenin itici gücü” olarak bahsetmiştir. Ona göre gençlik özellikleri, idealizm, adalet arayışı, cesaret, neşe, yaratıcılık ve hakikat arayışı ruhu; öğrenciyi toplumun en etkili kesimlerinden biri haline getirmiştir.
İran’ın yakın tarihindeki birçok büyük dönüşümün öğrencilerin varlığı ve rol oynamasıyla şekillendiğine ve bu potansiyelin ülkenin kalkınması yolunda korunması gerektiğine inanıyordu. Bu nedenle öğrencilerden her zaman talepkar, adalet arayan ve dert sahibi ruh hallerini korumalarını, ancak bu talepleri mantık, delil, insaf ve ahlak temelinde sürdürmelerini istemiştir.
Öğrenci Teşkilatları; Üniversitenin Düşünce Kolu
Devrimin Şehit Liderinin konuşmalarındaki sabit ana konulardan biri de öğrenci teşkilatlarının konumuydu. Öğrenci teşkilatlarının üniversitenin düşünce kuruluşu (düşünce odası) rolünü oynaması gerektiğine ve sadece tören veya özel gün etkinlikleriyle sınırlı kalmaması gerektiğine inanıyordu.
Ona göre teşkilatlar:
-
Okumaya ve araştırmaya hevesli olmalı,
-
Siyasi ve sosyal analiz güçlerini artırmalı,
-
Ülkenin sorunları hakkında derin bir kavrayış kazanmalı,
-
Üniversite ortamında akım yaratıcı (yön verici) olmalı,
-
Üniversitenin entelektüel ortamını yükseltmelidir.
Devrimin Şehit Lideri, bir öğrenci teşkilatının ancak argüman ve mantıkla üniversite ortamını etkileyebildiği takdirde başarılı olacağını defalarca belirtmiştir.
Üniversitenin Özüne Odaklanma Vurgusu
Devrimin Şehit Liderinin öğrenci teşkilatlarına sıkça yaptığı tavsiyelerden biri, üniversite ortamına odaklanmaktı. Öğrencilerle yaptığı görüşmelerden birinde şöyle buyurmuştu: “Geçen yıl öğrenci teşkilatlarının üniversite içine odaklanmalarını tavsiye etmiştim… Bu iş gerektiği gibi yapılmadı… Üniversite ortamını kendi doğru düşüncelerinizin etkisi altına alın.”
Öğrenci teşkilatlarının en önemli muhatabının yine öğrencilerin kendisi olduğuna inanıyordu. Devrimin Şehit Liderine göre, üniversiteli genç genellikle açık bir zihinle, hakikat arayışı ruhuyla ve argümanları dinlemeye hazır bir şekilde diyaloğa girer; bu özellik de üniversiteyi açıklama (tebyin), ikna ve fikri gelişim için en iyi ortam haline getirir.
Tebyin Cihadı; Üniversitenin Omuzlarındaki Sorumluluk
Devrimin Şehit Lideri, hayatının son yıllarında “Tebyin Cihadı” (Gerçekleri Açıklama Mücadelesi) kavramını seçkinlerin, akademisyenlerin ve öğrencilerin üzerindeki en önemli beklentilerden biri haline getirdi. Onun bakış açısına göre Tebyin Cihadı; gerçeklerin delilli, hassas, dürüst ve ikna edici bir şekilde ifade edilmesi anlamına gelmektedir.
Medya ve algı savaşı ortamında düşmanın, askeri silahlardan ziyade gerçekleri saptırarak, umutsuzluk yaratarak, dedikodu çıkararak ve psikolojik harekatlar düzenleyerek kamuoyunu etkilemeye çalıştığını vurguluyordu.
Böyle bir durumda üniversiteye ve akademisyen topluluğuna düşen görev; gerçeklere, bilimsel analizlere ve mantıklı argümanlara dayanarak hakikati savunmaktır.
Okumak ve Araştırmak; Etkili Olmanın Ön Koşulu
Devrimin Şehit Lideri, öğrenci aktivistlerine hitaben, okuma ve araştırma yapmadan tebyin (açıklama) alanında başarılı olunamayacağını defalarca vurgulamıştır. Öğrenci teşkilatlarının şunları yapması gerektiğine inanıyordu:
-
Tarih okumalı,
-
Ekonomi bilmeli,
-
İç ve dış siyaseti tanımalı,
-
Kültürel meseleleri incelemeli,
-
En son bilimsel ve sosyal gelişmelerden haberdar olmalıdır.
Ona göre etkili söz; heyecan veya sloganların değil, derin okumaların ve araştırmaların ürünüdür.
Umut Aşılama; Üniversitenin Misyonu
Devrimin Şehit Liderinin konuşmalarındaki en önemli anahtar kelimelerden biri “umut” idi. Toplumda umutsuzluğun yayılması konusunda defalarca uyarılarda bulunmuş ve düşmanın hedeflerinden birinin genç nesle tıkanmışlık ve çaresizlik hissi aşılamak olduğuna inanıyordu. Onun bakış açısına göre üniversite, umut kaynağı ve merkezi olmalıdır.
Elbette Devrimin Şehit Liderinin anlayışındaki umut, sorunları görmezden gelmek anlamına gelmiyordu; aksine sorunları tanımakla birlikte bunların bilim, yönetim ve çabayla çözülebileceğine inanmak anlamına geliyordu. Öğrencilerden tarafsız eleştiriler yaparken aynı zamanda çözüm yolları sunmalarını ve karamsar bir tablo çizmekten kaçınmalarını istiyordu.
Hak Arayışı ve Talepler; İnsaf İle Birlikte
Devrimin Şehit Lideri, öğrencilerin talepkar ruhunu defalarca desteklemiştir. Öğrencinin yetkililere soru sorması, kurumların performansını eleştirmesi ve ülkenin sorunlarına karşı duyarlı olması gerektiğine inanıyordu. Ancak bu hak arayışı ve talepler şu özelliklere sahip olmalıydı:
-
Belgelere dayanmalı,
-
Adil olmalı,
-
Hakaret ve yıkıcılıktan uzak durmalı,
-
Çözüm yolları sunmalı,
-
Ulusal çıkarları gözetmelidir.
Eleştirinin, insaf ve samimiyetle yapıldığı takdirde işlerin düzelmesine vesile olacağını vurguluyordu.
Düşmanı Tanıma ve Basiret
Devrimin Şehit Liderinin öğrencilerle görüşmelerinde en çok tekrarlanan konulardan biri de basiret meselesiydi. Öğrencinin bilimsel uzmanlığının yanı sıra siyasi, kültürel ve sosyal meseleleri analiz etme gücüne de sahip olması gerektiğine inanıyordu.
Ona göre düşmanı tanımak, yumuşak savaşın hedeflerini bilmek, medya operasyonu yöntemlerini anlamak ve saptırma araçlarını teşhis etmek; üniversite ortamında etkili faaliyet göstermenin ön koşuludur. Devrimin Şehit Lideri, basiretin tarafgir bir bakış açısı olmadığını, aksine gerçekleri doğru tanımak ve bilinçli kararlar almak anlamına geldiğini vurguluyordu.
Ahlak; Öğrenci Faaliyetlerinin Şartı
Devrimin Şehit Lideri, öğrenci faaliyetlerinde ahlaka her zaman vurgu yapmıştır. Üniversitede fikir ayrılıklarının doğal olduğuna, ancak bu ayrılıkların düşmanlığa, hakarete veya birbirini tasfiye etmeye dönüşmemesi gerektiğine inanıyordu. Ona göre üniversite, saygılı diyalog ve sağlıklı rekabetin modeli olmalıdır.
Ayrıca öğrencilerden, en sert eleştirilerde bile adalete, dürüstlüğe ve insafa uymalarını istiyordu.
Üniversite; Geleceğin Yöneticilerini Yetiştirme Yeri
Devrimin Şehit Lideri, üniversiteyi ülkenin gelecekteki yöneticilerinin yetiştiği yer olarak görüyordu. İran İslam Cumhuriyeti’nin gelecekteki birçok yöneticisinin bugün dersliklerde ve öğrenci teşkilatlarında bulunduğunu defalarca vurgulamıştır.
Bu nedenle öğrenci faaliyetlerini; yönetim, sorumluluk alma, kolektif çalışma, diyalog, karar alma ve problem çözme pratikleri yapma fırsatı olarak görüyordu. Ona göre üniversite, uzman yetiştirmenin yanı sıra ahlaklı, halkla iç içe, cesur ve vizyon sahibi yöneticiler de yetiştirmelidir.
Üniversite ve Devrimin İkinci Aşaması Bildirisi
Devrimin Şehit Lideri, Devrimin İkinci Aşaması Bildirisi’nde de gençlere ve üniversiteye özel bir yer ayırmıştır. Bu bildiride gençleri ülkenin hareket motoru olarak tanımlamış; bilim, araştırma, maneviyat, adalet, bağımsızlık ve umudu İslam Devrimi’nin geleceğinin en önemli eksenleri arasında saymıştır.
Bu çerçevede üniversite; bilimsel, ekonomik, kültürel ve teknolojik alanlarda İran’ı hak ettiği konuma taşıyabilecek bir neslin yetiştirildiği bir merkeze dönüşmelidir.
Devrimin Şehit Liderinin öğrencilere ve öğrenci teşkilatlarına ilişkin görüşlerinin incelenmesi, onun üniversiteyi sadece bir eğitim ortamı olarak görmediğini, aksine sorumluluk sahibi, düşünen, talepkar ve etkili insanlar yetiştiren bir okul olarak tanımladığını göstermektedir.
Oluşturduğu düşünce sisteminde öğrenci; bilim insanı olmalı, okumalı, basiret sahibi, umutlu, adalet arayan ve sorumluluk sahibi olmalıdır. Öğrenci teşkilatları da yüzeysel faaliyetler yerine üniversitede düşünce üretimi, açıklama (tebyin), analiz ile bilimsel ve kültürel akım yaratma merkezlerine dönüşmelidir.
Devrimin Şehit Lideri, üniversitenin böyle bir nesil yetiştirmesi halinde, ülkenin birçok sorununun iç potansiyele, gençlerin düşüncelerine ve seçkinlerin katılımına dayanarak çözülebileceğine ve üniversitenin İslami İran’ın ilerlemesinin, bağımsızlığının ve medeniyet inşasının itici gücü olmaya devam edeceğine inanıyordu.
Said Celili/snn.ir
