Önerge AKP ve MHP Oyları İle Reddedildi; 106 Bin Silah Nerede?

rasthaber
Rasthaber –  Kayıp silahların araştırılması talebiyle TBMM’ye verilen
önerge, AKP ve MHP oylarıyla reddedildi.

CHP grubu adına konuşan İzmir Milletvekili Murat Bakan,
İçişleri Bakanlığı’nın kayıp silahlarla ilgili paylaştığı verilere dikkat çekerek,
“Kafamızda soru işaretleri var. Bir orduyu, artı bir tugayı donatabilecek
miktarda silahtan bahsediyoruz. Bu silahlar nerede? Mesela SADAT’a verilmiş
olabilir mi?” dedi.

2017 yılında kayıp silah sayısı 106 bin

Emniyet Genel Müdürlüğü’nün 2017 yılı faaliyet raporunda 106
bin kayıp silahın yer aldığına değinen Bakan, “Önceki yıllara bakıyoruz;
mesela 2013 yılında kayıp silah sayısı 76 bin. Bir anda, 2014 yılında kayıp
silah sayısı 14 bine düşüyor. 60 bin silah ortadan kayboluyor. 2013 yılı, Gezi
Parkı direnişi olduğu dönem. Sanki 60 bin silah birilerine verilmiş de geri
toplanmış gibi kafamızda şüphe uyanıyor. 2015’ten 2017’ye, iki yıl içinde 90
bin artıyor kayıp silah sayısı. Yani 2016 yılına işaret ediyor büyük ölçüde.
Darbe girişiminin olduğu dönem, 90 bin silahlık bir artış görünüyor. Ordu
mevcutları 80 binden başlar. Düşünün silah sayısını, bir orduyu artı bir tugayı
donatabilecek miktarda silahtan bahsediyoruz. Kafalarımızda soru işaretleri
var. Bu silahlar nerede? Bu silahlar mesela SADAT’a verilmiş olabilir mi?”
dedi.

‘Vebali olumsuz oy verenlerindir’

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun “Biz yıkalım, hukuk
arkadan gelsin” çıkışı ile Adalet Bakanı Abdulhamit Gül’ün “Hukuk önden
yürüsün, biz ona göre kendimizi ayarlayalım” sözlerini anımsatan Murat Bakan,
şöyle konuştu:

“Devletin, yürütmenin yapması gereken nedir? Emniyet
Genel Müdürlüğü bununla ilgili bir soruşturma başlatır, savcılık soruşturma
başlatır. ‘Biz yıkalım, hukuk sonradan gelsin’ diyen Soylu’nun bakanlığında bir
soruşturma başlatıldı mı bununla ilgili? Bir soruşturma başlatılmadı. Peki
yargı bununla ilgili bir adım attı mı? Hani ‘Hukuk yapar, siz onu takip
edersiniz’ diyor ya sayın Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, onun bakanlığı
döneminde Cumhuriyet başsavcıları bir soruşturma başlattı mı? Bununla ilgili
bir soruşturma yok. Biz bu kürsüden konuşuyoruz, aydınlar yazıyor, çiziyor,
basın yazıyor, televizyonlar bunu haber yapıyor. Ama bununla ilgili ne
yürütmede ne de yargıda en ufak bir hareket yok. Bir silahla cinayet işlenir,
siyasi cinayet işlenir, faili meçhul olur, katliam olur, darbe olur, darbe
girişimi olur silahla. Bırakın tüm bunları, bir tek Türkiye Cumhuriyeti
vatandaşının burnu kanasa bunun sorumluluğu yasama organı olarak bizim olur,
eğer biz bu meclis araştırmasını onaylamazsak. Bu iş yılan hikayesine döndü.
Yürütme ve yargı gereğini yapmıyorsa bizim yasama organı olarak gereğini
yapmamız lazım.  Denetim görevimiz
gereği, bu işi konu olmaktan çıkartıp bununla ilgili bir meclis araştırması açmamız
lazım. Meclis araştırması reddedilirse bunun vebali olumsuz oy
verenlerindir.”

ANKA

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın