Parti İçinde Güç Dengeleri; Erdoğan Sonrası Aday Kim?

rasthaber
Rasthaber –  AKP içinde Erdoğan sonrası tartışmalarda ilginç isimlerin ön
plana çıktığı belirtiliyor. AKP kaynakları Erdoğan sonrası için en güçlü adayın
“abi” figürüyle Binali Yıldırım olduğunu söylerken, Yıldırım dışında
parti içinde öne çıkan ekipler oldukça dikkat çekici.

Euronews’in AKP kaynaklarıyla yaptığı görüşmeden aktardığını
belirttiği isimler, parti içinde birbirinden farklı güç dengeleri olduğu
tartışmalarını bir kez daha doğruluyor.

Söz konusu isimler aynı zamanda seçim sürecinde parti
içindeki mücadeleyi de tanımlıyor.

Peki seçime giden süreç ve sonrası için hangi isimler öne
çıkıyor? Parti içinde neler konuşuluyor?

Habere göre, AKP kaynakları şu değerlendirmeleri yapıyor:

7. Olağan Büyük Kongre’sinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip
Erdoğan’ı yeniden genel başkan seçen AK Parti, kendisini 2023 seçimlerine
taşıyacak kadrolarını da belirledi. AKP kaynaklarına göre parti içindeki en
güçlü çizginin temsilcisi Binali Yıldırım. Yıldırım’a parti içinde Erdoğan’ın
zor zamanlarında veya sonrasında AK Parti’yi toparlayacak ‘abi’ olarak
bakıldığı dillendiriliyor.

AK Parti kaynaklarına göre parti içindeki ikinci büyük güç
dengesini Numan Kurtulmuş-Abdülhamit Gül çizgisi oluşturuyor.

Aynı zamanda partinin ikinci Genel Başkanvekili olan Numan
Kurtulmuş’un parti içindeki gücünün daha fazla olduğu ancak Binali Yıldırım’ın
gelişiyle bu gücün kırıldığı belirtiliyor. Parti içinde Kurtulmuş’a en yakın
isimlerden birinin ise Adalet Bakanı Abdülhamit Gül. Ve bu iki ismin bir
anlamda Milli Görüş çizgisini temsil ettiği konuşuluyor. Ayrıca Gül’ün son
dönemlerde yargı bağımsızlığı konusundaki çıkışlarının Numan Kurtulmuş ve parti
içinde bir kesim tarafından olumlu karşılandığı ifade ediliyor.

Aynı kaynaklara göre AKP içinde son dönemde üçüncü bir isim
dikkat çekiyor ve parti içindeki üçüncü güç dengesi haline geldi. Bu isim
Teşkilat Başkanı Erkan Kandemir. Genç yaşına rağmen partinin en önemli
koltuklarından birinde oturan Kandemir’in etkili olmasının nedenlerinden biri
olarak partinin bütün teşkilatlarından sorumlu olması gösteriliyor. Aynı
zamanda AKP’nin kuruluşundan beri var ve de İstanbul Gençlik Kolları’ndan
geliyor. Ekonomi Bakanı Beraat Albayrak’ın istifasının ardından Kandemir’in
parladığı ve iki ismin yıldızının hiç barışmadığı konuşuluyor. Kandemir’in
parti içinde Beraat Albayrak’a muhalefet eden isimlerin başında geldiği
vurgulanırken bunun nedeni olarak da Kandemir’in aynı zamanda Bilal Erdoğan’ın
yakın arkadaşı olmasından kaynaklandığı dillendiriliyor. Yine AKP kaynaklarına
göre Kandemir’i Erdoğan sonrasında parti nezdinde önemli kılan ise 2019 yerel
seçimlerinde aldığı tavır. Kandemir’in, AKP’nin İstanbul adayının Binali
Yıldırım, Ankara adayının ise Mehmet Özhaseki olmasına karşı çıktığı
söyleniyor. Ayrıca net bir ifadeyle iki isimle seçime girilmesi halinde iki
büyükşehrin de kaybedileceğini söylediği belirtiliyor. Hatta Kandemir’in iki
ilin teşkilatından bu yönde aldığı bilgileri rapor halinde doğrudan Cumhurbaşkanı
Erdoğan’a sunmasına rağmen Yıldırım ve Özhaseki’nin aday gösterildiği ancak
seçimden sonra Kandemir’in Erdoğan’la daha yakın çalışmaya başladığı ve parti
içinde daha önemli hale geldiği ifade ediliyor.

AKP kaynaklarına göre parti içinde bu üç güç dengesinin
dışında yer alan ama son dönemde etkinliği artan bir isim daha var; eski
İçişleri Bakanı Efkan Ala. Partinin Dış İlişkiler Başkanı olan Ala, çözüm
süreci döneminde çok ön planda olmuş ancak 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında
geri planda kalmıştı. AKP’nin son kongresinde yeniden görev alan Ala’nın yeni
bir çözüm sürecinin başlaması durumunda daha da kilit bir hale geleceği
konuşuluyor.

Kaynaklara göre İçişleri Bakanı Soylu, kamu yönetimi
bürokrasisinde güçlü olmasına rağmen parti içindeki dengelerde bir aktör haline
gelemiyor. Soylu’nun AKP seçmeni üzerinde etkisinden söz edilse de parti içinde
veya delegeler üzerinde bir gücü bulunmadığına vurgu yapılıyor. Parti içindeki
güç mücadelesinin artmasının nedeni ise Erdoğan’ın ağırlıklı olarak ülke
yönetimiyle ilgilenmesinden ötürü partide oluşan iktidar boşluğuyla
ilişkilendiriliyor. Erdoğan’ın parti başkanlığını devredeceği ve sadece
Cumhurbaşkanı olarak kalacağı yönündeki bilgiler ve haberler de önemli etken
iken, AKP’nin 2023 seçimlerini kaybetmesi durumunda bu mücadelenin Erdoğan
sonrasına hazırlığa dönüşeceğine dikkat çekiliyor.

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın