‘Politikaları Koronavirüsten Bile Beter Olan ABD, Ortadoğu’dan Elini Çekmez’

rasthaber
Rasthaber –  ABD, İngiltere ve Fransa’nın askerlerini çektiği Irak’taki
üslerinin 3’ünü boşalttı. Ancak bunun bir çekilme sinyali olmadığına işaret
eden Dr. Naim Babüroğlu “ABD, mevzi değiştiriyor. Zaten halk sağlığını geri
plana atıp ekonomik gücüne odaklanarak koronavirüsten beter politikalar izleyen
ABD’nin Ortadoğu’yu boş bırakması söz konusu olamaz” diyor.

İngiltere ve Fransa’nın tüm dünyaya yayılan yeni tip
koronavirüs (Covid-19) salgını nedeniyle IŞİD karşıtı koalisyonun bir parçası
olarak Irak’a konuşlandırdığı tüm askerlerini çekme kararı almasının ardından
ABD ve Almanya’dan da kısmi çekilme kararı geldi. ABD, Irak’ın Kerkük kentinde
konuşlandığı K1 askeri üssünden çekildiğini açıkladı. Bu askeri üs, ABD
askerlerinin Irak’ta geri çekildiği üçüncü üs oldu. Almanya ise Irak’ta misyon
kapsamında bulunan bir kısım askeri ülkeye geri çağırdı.

Peki söz konusu gelişmeleri nasıl değerlendirmek gerekir?
Koronavirüs, Batılı ülkelerin Ortadoğu’ya daha az müdahil olduğu yeni bir
süreci mi tetiklemiş oldu? Konuyu Sputnik’e değerlendiren İstanbul Aydın
Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Emekli Tuğgeneral Dr. Naim Babüroğlu’na göre bunu
söylemek zor. Babüroğlu’na göre, İngiltere ve Fransa’nın tutumu ABD’den belli
ölçüde farklı olsa da, ABD başta olmak üzere Batılı ülkelerin Ortadoğu’dan
elini çekmek gibi bir niyeti yok ve özellikle ABD, hem içeride hem dışarıda
halk sağlığı değil ekonomik çıkarlarını koruyan adımlar atmakta ısrarcı:

‘ABD, Ortadoğu yalnızca mevzi değiştiriyor, kalan 6 üste
varlığını sürdürecektir’

“Batı’nın Ortadoğu’dan elini çeken bir strateji izlemesini
beklemek hayalcilik olmasa da iyimserlik olur. ABD, İngiltere ve Fransa’nın bu
hamlesinin sebebi salgının askeri personel arasında yayılmasının engellemek.
Öte yandan ABD, Irak’ta 6 bin askerinin yer aldığı 9 üs arasında şimdilik
yalnızca 3’ünü boşaltıyor, buna belki bir kaç tane daha ekleyebilir. Ancak bu çekilme
değil mevzi değiştirme anlamına gelir. ABD, Suriye sınırına yakın Kaim üssünü,
Musul’daki Kayyara üssünü ve Kerkük’teki K1 üssünü boşalttı. Bu üç üssü
boşaltmasının nedenleri ise, Kovid-19, İran destekli saldırılar ve diğer
üslerin varlık sürdürmek için yeterli oluşu. Bağdat’ta Victory ve Taci üsleri,
Enbar’da Habaniyye ve Aynül Esed üsleri, Erbil’de Erbil Havaalanı ve Harir
üsleri ve bir de Selahaddin’de Beled Hava Üssü var. ABD’nin oradaki etkisi
sürecektir.”

‘Ekonomik çıkarlarını ön planda tutan ABD’nin politikası
Kovid-19 salgınından bile beter’

ABD’nin yürüttüğü bu dış politikanın Kovid-19 salgınından
bile ‘beter’ olduğunu savunan Dr. Babüroğlu “ABD’nin özellikle İran’a karşı
uyguladığı yaptırımları hafifletmemek için yürüttüğü bu sert politika, Kovid-19
salgınından daha da beter bir politikadır. Aslında ABD’nin şu anda Yemen, İran,
Irak ve Suriye’deki adımları, ülkenin politikasının Kovid-19 virüsünden beter
olduğunu açıkça ortaya koyuyor. Bu, ekonomik çıkarlarını önceleyen, sağlık
sistemini ve insan yaşamını ikinci plana atan bir politikadır” diyor ve şöyle
devam ediyor:

“Eğer ABD Ortadoğu’dan gerçekten Kovid-19 nedeniyle çekilmek
isteseydi, geçen hafta Irak’a Patriot Hava Savunma Sistemi konuşlandırmazdı.
Çünkü Patriotlar pahalı, önemli ve stratejik bir sistem. Zaten ABD’nin
Uluslararası Koalisyon Sözcüsü de ‘ABD’nin bazı üsleri boşaltacağını ancak
Irak’ta varlığını sürdüreceğini’ söyleyerek bunu doğruladı. ABD sadece geçici
bir tehdit nedeniyle askerlerini tehditten korumak amacıyla kuvvetlerini bir
yere topluyor veya kaydırıyor.”

‘Süper gücüne zarar gelmemesini ön planda tutan ABD,
Ortadoğu’yu düşman gördüğü ülkelere bırakmaz’

ABD gibi Fransa’nın da askerlerini bölgeden tamamen ve
kalıcı olarak çekmek gibi bir niyeti olmadığının bizzat Fransız yetkililer
tarafından beyan edildiğini hatırlatan Babüroğlu “Fransa Cumhurbaşkanı da
‘Suriye’den ve Irak’tan tamamen çekilmeyeceğiz’ diyor. Çünkü bu Kovid-19 eninde
sonunda geçici bir tehdit. ABD, Fransa, İngiltere gibi ülkeler gerek Irak’ta
gerek Suriye’de elde ettiği kazanımları Rusya’ya kaptırma niyetinde değil. Bu
ABD’nin, NATO’nun stratejisine ters. Zaten ABD’nin ekonomik kazanımları öncelik
alan ve insan yaşamını neredeyse ikinci plana atan bir politika izlediği de
ortada. Nitekim Teksas Vali Yardımcısı da ‘ekonominin kurtarılması için
yaşlıların ölmesine ihtiyaç var’ diyor. Bunu açıklayan ve süper gücüne zarar
gelmemesini ön planda tutan bir ABD’den bahsediyoruz. Dolayısıyla ABD hiçbir
zaman Irak’ta ve Suriye’de boşluğun tümünü ‘düşman’ olarak gördüğü bir ülkeye
yani Rusya’ya kaptırmayacaktır” diyor.

‘İnsanlar ölüyor ama ABD, İran gücünü toparlar diye
yaptırımları gevşetmiyor’

Babüroğlu “Bir adım ileriye gidelim, Kovid-19’la jeopolitik
değişimi birleştirdiğimizde şöyle bir tablo çıkıyor ortaya. ABD eğer dünyayı
küresel ölçekte tehdit eden pandemiyi öncelik alsaydı, insan yaşamı ve sağlığı
öncelik alsaydı, Birleşmiş Milletler’in ABD’nin İran’a uyguladığı yaptırımları
hafifletmesi konusunda yaptığı çağrıya kulak asardı. En azından İran’ın pandemi
sebebiyle çok ihtiyaç duyduğu solunum cihazları ve tıbbi cihazların
karşılanabilmesi açısından yaptırımları hafifletirdi. İnsanlar ölüyor ama ABD,
İran gücünü toparlar endişesiyle yaptırımları gevşetmiyor. Eğer hafifletirse
İran gücünü toparlar diye endişeleniyor” diye devam ediyor.

‘Kovid-19’la birlikte neoliberalizmin çöküşüne tanık olduk’

ABD’nin kendi ekonomik çıkarlarını önceleyen bu politikasına
karşın, dünyaya gereken desteğin, Rusya, Çin ve Küba’dan geldiğini vurgulayan
Dr. Babüroğlu “Belki de Kovid-19, küreselleşmenin darbe aldığını ortaya
çıkardı. Ama bunun karşılığında ABD’nin ve NATO’nun ‘düşman’ olarak algıladığı
Rusya, Çin ve Küba; AB ve ABD’den hiçbir destek bulamayan İspanya ve İtalya’ya
yardım eli uzatarak bu süreçte ön plana çıktı. ABD ve AB’nin öncülüğündeki
neoliberalizm de bu salgın karşısında çöktü, çaresiz kaldı. Onlar ki
kendileriyle aynı ittifakta yer alan hem NATO hem de AB içerisinde bulunan
İtalya ve İspanya’nın yardım isteklerine, çağrılarına bile cevap veremeyecek
bir çaresizlik içerisindeler.  Rusya’nın
tıbbi malzeme taşıyan askeri araçlarının İtalya’da bulunması ve İtalya’da Rus
askeri araçlarının varlık göstermesi bir dönüm noktasıdır. Kimsenin düşünse de
aklına gelmeyeceği bir durumdur” dedi.

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın