Reuters: ABD’nin İran’daki Düğüne Saldırısı “Doğrudan İsabet” Sonucu Gerçekleşti

Kuhastak’taki düğün merasimine düzenlenen saldırıdaki hasar türü, bir mühimmatın başka bir hedefe çarptıktan sonra sekmesi veya sapmasından kaynaklanan ikincil hasarlarla değil, doğrudan bir isabetle uyuşmaktadır.

Silah uzmanlarının Reuters tarafından doğruluğu teyit edilen görsel ve videolar üzerindeki incelemeleri, Salı günü Güney İran’daki bir düğün merasimini kana bulayan patlamanın, bir mühimmatın başka bir hedefe çarptıktan sonra sekmesi sonucu değil, olasılıkla bir ABD mühimmatının doğrudan isabet etmesi nedeniyle meydana geldiğini gösteriyor.

Reuters haber ajansı, küçük “Kuhastak” kentinde meydana gelen bu saldırının, ABD’nin İran’a karşı yürüttüğü savaştaki sivil kayıplara ilişkin endişeleri yeniden tırmandırdığını ve Şubat ayında Minab’daki bir ilkokula füze isabet etmesinden bu yana yaşanan en ciddi olay olduğunu yazdı. Minab’daki saldırıda onlarca çocuk ve öğretmen hayatını kaybetmişti.

İran tarafından terör örgütü olarak tanımlanan ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), unsurlarının 1 Eylül’de İran’ın güney bölgelerine çok sayıda hava saldırısı düzenlediğini; Devrim Muhafızları Ordusu’na ait hava savunma sahalarını, radar sistemlerini ve haberleşme tesislerini hedef aldığını duyurmuştu.

Mühimmatın Düğün Alanına İsabet Etmesi

Görgü tanıklarının Reuters’a aktardığına göre, saldırı gecesi onlarca mahalle sakini bir düğün merasimi için Kuhastak’taki bir evde bir araya gelmişti.

Reuters tarafından doğruluğu teyit edilen ve silah uzmanlarına sunulan fotoğraf ile videolar, bir bombanın binanın çatısına isabet ettiğini gösteriyor.

Saldırı sonrasında kaydedilen görüntüler, düğünün yapıldığı evin içerisine saçılmış moloz yığınlarını gözler önüne seriyor. Görsellerde kadın ayakkabıları ve bölgenin yerel geleneklerine uygun renkli düğün süslemeleri de göze çarpıyor.

Reuters, olaya ait görsel ve videoları dört askeri ve silah uzmanına inceletti. Uzmanlar, hasar türünün bir mühimmatın başka bir hedefe çarptıktan sonra se sekmesi veya sapması sonucu oluşan ikincil hasarlarla değil, doğrudan bir isabetle uyuştuğunu belirttiler.

Reuters’a konuşan uzmanlar, binayı hedef alan mühimmatın ABD menşeli bir silah olduğunu teyit etti.

Saldırı sonrası çekilen görüntüler, molozlar arasına saçılmış kanlı ayakkabıları ve İran’ın o bölgesinde yaygın olan düğün süslemelerinin etrafa dağıldığını gösteriyor.

Bu belgelere rağmen bir ABD’li yetkili Reuters’a yaptığı açıklamada, Trump yönetiminin düğündeki kayıplarla ilgili “farklı senaryoları” incelediğini; buna kayıpların ABD saldırısı sonucu mu, İran hava savunma füzesinin çarpması veya sapması sonucu mu, yoksa bir önleme füzesinin yanlışlıkla isabet etmesi sonucu mu meydana geldiğinin de dahil olduğunu söyledi.

Minab Katliamını Hatırlattı

Bu olay, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının başlamasından yalnızca birkaç saat sonra, 28 Şubat’ta Minab’daki bir ilkokulu yerle bir eden saldırıdan altı aydan fazla bir süre sonra gerçekleşti. O saldırıda 175’ten fazla çocuk ve öğretmen şehit olmuştu.

Pentagon, Minab’daki okul saldırısına ilişkin yürüttüğü soruşturmanın sonuçlarını henüz kamuoyuyla paylaşmadı.

Reuters bu cinayeti “ABD ordusunun son on yıllardaki operasyonlarından kaynaklanan en büyük sivil kayıp vakası” olarak tanımladı. Bununla birlikte Reuters, 5 Mart’ta yayımladığı ilk raporda, ABD ordusu iç soruşturmasının ön sonuçlarının, savaşın ilk günündeki okul saldırısından ABD güçlerinin sorumlu olduğunu gösterdiğini aktarmıştı.

Silah Uzmanlarının Değerlendirmesi

ABD Ordusu eski Mühimmat İmha Teknisyeni ve şu an Silah Araştırma Hizmetleri (ARES) kurumunda teknik silah analisti olan Trevor Ball, Reuters’ın talebi üzerine olaya ait görsel ve videoları inceleyen uzmanlardan biriydi.

Ball, “Görülen hasar, bir mühimmatın çatıya çarptığı anda veya hemen çatının üzerinde patladığını gösteriyor” dedi ve ekledi: “Görünen o ki bu durum, doğrudan bir isabetin sonucudur.”

Ball ayrıca, “Görülen patlama izleri, olay yerinin yakınındaki bir komünikasyon kulesine düzenlenen saldırıdan sıçrayan şarapnel parçalarından kaynaklanmış olamaz” ifadelerini kullandı. Uzmana göre bu, muhtemelen ABD menşeli bir silahtı.

Gareth Collett de Ball’un analiziyle aynı fikirde olarak şunları söyledi: “Kanıtların bütünü, olayın sorumlusunun İran hava savunma füzesi değil, 500 pound ağırlığında bir ABD hava mühimmatı olduğu varsayımını desteklemektedir.”

Oslo Barış Araştırmaları Enstitüsü’nden Araştırmacı Profesör Sebastian Schutte de görsel kanıtları inceledi ve mevcut delillere dayanarak, binanın çatısında oluşan deliğin bir mühimmatın haberleşme kulesine çarptıktan sonra sekmesi veya sapması sonucu meydana gelmiş olamayacağı sonucuna vardı.

Bu üç uzman, kontrolden çıkan bir İran füzesinin evi yıkmış olma olasılığının düşük olduğunu ifade etti.

Schutte, çarpma açısının bir hava savunma füzesinin isabet özellikleri ile uyuşmadığını söylerken; Collett de hava savunma füzelerinin harp başlıklarında genellikle görülen şarapnel dağılım tipine dair hiçbir iz bulunmadığını belirtti.

İran medyası da mühimmat kalıntılarına ait görseller yayımladı.

Trevor Ball, “bu parçalardan bazılarının” ABD ordusu tarafından yaygın olarak kullanılan bir tür mühimmat olan Müşterek Mühimmat Müzahareti Mühimmatı’na (JDAM) ait olduğunu söyledi.

Kurbanların Cenaze Merasimi

Perşembe günü Kuhastak sakinleri, saldırının kurbanları için cenaze merasimi düzenledi.

Cenazelerin taşındığı sırada törene büyük bir kalabalık katıldı; katılanlar pankartlar taşırken arka planda dini merasim sesleri yükseliyordu.

Siyah çador giyen ve İran’ın güney kıyı bölgelerine özgü geleneksel kırmızı, parlak nikaplar takan kadınlar, 4 yaşındaki küçük çocuk Emir Muhammed Kerimi’nin tabutu geçerken üzerine çiçekler attılar.

Görgü tanıklarından biri, “Sirik’teki durum hüzünlü ve yas dolu, insanlar hâlâ şokta” dedi.

 

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın