Peker’in AK Partilileri hedef aldığı ve ve büyük ses getiren videolara değindi.
“Sedat Peker’den inanılmaz hamle!” başlıklı yazısında Can Ataklı,
Sedat Peker’in Suriye konusundaki iddialarına ilişkin ise, “Kısaca şunu
belirteyim; Bu konu önümüzdeki günlerde çok daha şiddetli biçimde
tartışılacaktır. İktidar ve sözcüleri ile saray medyası elbette yalanlama
yarışına gireceklerdir. Burada Peker’in şu sözleri çok önem kazanıyor; Benim
söylediklerime de inanmayın, ama şüphe edin, araştırın, öğrenmeye
çalışın.” ifadelerini kullandı.
İşte, Can Ataklı’nın
“Sedat Peker’den inanılmaz hamle” başlıklı o yazısı:
Açık söyleyeyim bu kadarını ben de beklemiyordum.
Herkes nefesini tutmuş Sedat Peker’in dün sabah 07.30’da
yayınlayacağını açıkladığı 8’inci videosunu bekliyordu.
Saat tam 07.30’da yayını 100 bin kişiden fazla kişi o anda
izliyordu.
Bu yazıyı yazdığım sırada izleme sayısı 5 milyonu aşmıştı.
Peker bana göre en önemli açıklamalarını 8’inci videoda
yaptı.
Hesapta bir güvenlik örgütü görünümündeki SADAT adlı şirket
üzerinden Suriye’deki IŞİD teröristlerine silah gönderildiğini söyledi.
Yine IŞİD’le petrol ticareti yapıldığını ileri sürdü.
Bu konu ile ilgili isimler verdi.
Cumhurbaşkanlığı İdari İşler başkanı Metin Kıratlı’nın
Suriye’ye yapılacak büyük miktarlı tüm ticarete karar veren adam olduğunu iddia
etti.
Peker, Metin Kırat’tan sonra iki ismin daha etkili olduğunu
belirtti.
Bunlardan biri Murat Sancak, diğeri de Ramazan Öztürk.
Metin Sancak, tank fabrikasını Katarlılarla birlikte alan
EtHem Sancak’ın yeğeni, Ramazan Öztürk de bu kişinin ortağı.
Peker’e göre IŞİD’in temsilcisi ise Ebu Şeymal adlı biri.
Suriye’deki teröristlere silah ve mühimmat gittiği yolundaki
iddialar MİT TIR’ları ile gündeme gelmişti.
Bu konu “devlet sırrı” niteliğinde sayılmış ve bu nedenle
pek çok kişi yargılanmıştı.
CHP Milletvekili Enis Berberoğlu ve gazeteci Can Dündar da
bu haberden dolayı ağır cezalara çarptırılmışlardı.
Bu açıklamalar iktidarı çok büyük sıkıntıya sokacaktır.
Çünkü bu iddiaların doğru olması halinde Türkiye, teröre
destek veren ve işbirliği yapan ülke konumuna geliyor.
Eğer bu eylem gerçekten yapılmışsa, bunu yapanın bir özel
şirket olması hiçbir şeyi değiştirmez.
Devletin istihbaratı, polisi, ordusu gerçekten hiç haberi
yoksa bile tüm dünyaya karşı “Bizim haberimiz yok” diyemez, bu inandırıcı
olmaz.
Ayrıca yıllardır bu konuda dış basında yapılan yayınlar var,
Birleşmiş Milletler’e kadar taşınmış iddialar var, bunların Türkiye’de hiç
konuşulmamış olması durumu değiştirmiyor.
Kısaca şunu belirteyim; Bu konu önümüzdeki günlerde çok daha
şiddetli biçimde tartışılacaktır. İktidar ve sözcüleri ile saray medyası
elbette yalanlama yarışına gireceklerdir. Burada Peker’in şu sözleri çok önem
kazanıyor; “Benim söylediklerime de inanmayın, ama şüphe edin, araştırın,
öğrenmeye çalışın.”
MERAK ETTİĞİM ŞEYLER
Peker gençlere neden “sokaktan uzak durun” dedi?
Sedat Peker’in çok ilginç bir konuşma sistematiği var.
Lafı uzatıyor gibi görünüyor ama öyle bir anda geri dönüp
müthiş bir ifşaatta bulunuyor ki neye uğradığınızı şaşırıyorsunuz.
Peker dünkü konuşmasında 15 Temmuz’dan da söz etti.
Belli ki o gece ile ilgili çok şey biliyor.
“Sokağa önce biz çıktık” dedi Peker önce.
Sonra ekledi “Darbe oluyor dediler, olur mu söyle şey,
arkadaşlarıma üniformalı görmeleri halinde vurmalarını bile söyledim.”
Ancak Peker o geceden sonra çok kırılmış, üzülmüş.
Çünkü kendi ifadesiyle “O gece onlar, yani halk durdurmuş
darbeyi, ama ertesi gün başkaları kahraman olmuş.”
Buna fena içerlemiş Peker.
Üstü kapalı “O gece galiba biraz düzmeceydi” imasında
bulunarak “40 yaş altındakiler dinlesin beni. Öyle hemen sokağa çıkmayın” dedi.
Bildiği mi var, yoksa yine “böyle bir şey olur” diye mi
düşünüyor ve gençleri de bundan uzak tutmak istiyor, bunu da belki 9’uncu
videoda anlarız.
