Yürüyüşü’, işgal altındaki topraklarda bazı çatlakların var olduğunu daha net
bir şekilde gözler önüne serdi.
Siyonist işgalci yerleşimciler işgal edilen Kudüs’te bayrak
yürüyüşünü düzenlediler. Naftali Bennett’in yeni kurulan kabinesi yürüyüşe izin
vermişti. Yapılan yürüyüş sadece Filistinliler ile İsrail rejimi arasındaki
gerginliği yükseltmekle kalmadı, aynı zamanda siyonist yerleşimciler toplumu
içinde de hiçbir uyum olmadığını ve birçok çatlak olduğunu gösterdi. Bayrak
yürüyüşüne katılanlardan Likud Partisi taraftarları, yeni başbakan Naftali
Bennett’e karşı “Bennett haindir” ve “Bennett yalancıdır” gibi sloganlar
attılar.
Bu yüzden ‘Bayrak Yürüyüşü’, İsrail’in yeni koalisyon
kabinesinin kırılganlığının yanı sıra, toplum içinde ve İsrail rejimi iktidarı
yapısında siyasi ayrışmanın yoğunlaştığını gösterdi. Aslında bu ayrışma uzun
zaman önce, Naftali Bennett ve Gideon Saer gibi kişilerin Likud partisinden
ayrılıp yeni partiler kurmasıyla başladı.
Korsan rejimde yeni kabine kurma süreci, bu siyasi
bölünmenin doruk noktası oldu zira Lieberman, Bennett ve Saer gibi sağcılar,
sağa karşı çıkarak yeni bir kabine kurmak için sol ile ittifak kurdular. Sahte
rejim İsrail’in yeni Başbakanı Naftali Bennett’e karşı atılan sloganlar,
aradaki uçurumun büyüdüğünü ve işgal altındaki topraklarda siyasi bütünlüğün
yok olduğunu kanıtladı.
Tüm bunlara ilaveten Salı günü yapılan ‘Bayrak Yürüyüşü’,
işgal altındaki topraklarda Arap ve Yahudi sakinleri arasındaki uçurumu da
gözler önüne serdi. İşgal altındaki Doğu Kudüs’ün eski kapılarından Bab al-Amud
bölgesinde siyonist yerleşimciler bayrak yürüyüşü sırasında “Araplara
ölüm” sloganları attı.
Buna karşılık, “ İşgal Altındaki Topraklarda Arap Değişim
Hareketi”nin başkanı Ahmed el-Taybi, bayrak yürüyüşünü eleştirdi ve Kudüs’te ve
meydanlarındaki tek yasal bayrağın Filistin bayrağı olduğunu vurguladı.
“Ram” olarak bilinen Birleşik Arap listesi, yeni
siyonist rejim İsrail kabinesinin kurulması lehine oy kullanmışken, bayrak
yürüyüşünde “Araplara ölüm” sloganları atıldı. Dolayısıyla Araplara
ölüm sloganının İsrail toplumunda sadece etnik bir bölünme değil, aynı zamanda
siyasi bir çatlak olduğu da
söylenebilir. Zira İsrailli Arapların güvenoyu, Benjamin Netanyahu ve
Likud partisinin devrilmesine yol açtı.
Üçüncü konu, bayrak yürüyüşünün çakma İsrail rejimin
ırkçılığını göstermesidir. Bayrak yürüyüşü düzenleme fikri, Kudüs ve Batı
Şeria’daki yerleşimleri destekleyen aşırılık yanlısı bir Yahudi olan
“Yehuda Hazani” tarafından ortaya atıldı. Hazani, Amerika’da faaliyet
gösteren Siyonist hareket ” Gush Emunim”in kurucularından biridir. Bu
Parti bazı dinci Siyonist generalin işbirliğiyle, Siyonist gençleri işgalci
rejimin ordusunda hizmet etmeleri için topladı. 1992’de Hazani’nin ölümünden
sonra, yürüyüş onun her yıl anılması,
işgal yerleşim çalışmaları ve dini siyonizme destek hareketi haline
geldi. Dolayısıyla bayrak yürüyüşünün tasarlayanları ve organizatörleri siyonist
ırkçılardır.
İşgal Altındaki Topraklarda Arap Değişim Hareketi’nin lideri
Ahmed el-Taybi, konu hakkında yaptığı açıklamada, “Bayrak yürüyüşü bir işgal ve
Yahudi ırkçılığının bir işaretidir.” dedi.
Bu ırkçılık, sahte İsrail rejimin cinayetlerinin ana
nedenlerinden ve temellerinden biri olduğu kadar, aynı zamanda işgal altındaki
topraklarda siyasi ve sosyal bölünme sürecinin güçlenmesine de sebep oluyor.
Parstoday
