Siyonistlere Verilecek Tek Cevap Direniş ve İntifadadır

rasthaber

Rasthaber – Berlin İmam Rıza İslam Merkezi Hocası Şeyh Sabahattin Türkyılmaz son Cuma hutbesinde Filistin'de yaşanan olayları ve müslüman ülkelerin Siyonist İsrail'e karşı tutumlarını değerlendirdi.

Siyonistler 70 yıldır Filistin‘de özellikle de Gazze’de yaptığı katliamları Amerika ve batı dünyasına güvenerek yapıyor. Uluslararası kuruluşlar, BM ve Güvenlik konseyi siyonistleri koruyup kollamaktadır. Amerika ve batı dünyası siyonistlerin hamisi ve koruyucusudurlar. Siyonistlerin güvenliği onların en öncelikli meselesidir.

Siyonistleri cesaretlendiren sadece bu değildir, işgalci siyonist rejimi meşru gören, onunla diplomatik ve ekonomik ilişkileri kuran ve devam ettiren İslam ülkelerinin liderleri de siyonistlere cesaret vermektedir.

Siyonistlerin katliamları karşısında İslam ülkelerinin liderlerinin tavrıyla halkların talepleri birbiriyle örtüşmüyor.

 Devletlerin tavırı sadece siyonist rejimin hükümet politikasına eleştiri mahiyetindedir. Halkların tepkisi ise siyonist rejimin uğursuz ve gayri  meşru varlığınadır.

Halklar, Filistinin özgürlüğünü, siyonist rejimin işgaline son verilmesini istiyor.

Müslüman milletler diplomatik ilişkilerin askıya alınmasını değil, tamamen kesilmesini istiyor, ekonomik ilişkileri kısmak değil, ekonomik işbirliğinin bitirilmesini istiyor.

Halkların tepkileri yöneticilerin, hükümetlerin tepkilerini yeterli görmediklerini gösteriyor. Çünkü liderler sadece diplomatik dil kullanıyor ve siyonistleri diplomatik girişimlerle durdurabileceklerini sanıyorlar.

 Bütün uluslararası güçlerin siyonistlerin yanında olduğunu herkes biliyor. Diplomasi yolunu kullanmak halkları oyalamaktır.

İslam ülkelerine tahakküm eden rejimlerin, liderlerin takındıkları bu tavır halkları razı etmiyor, liderler sadece halklarını oyalıyorlar ve tansiyonu düşürmeye çalışıyorlar.

Bazı liderler “Kudüs kırmızı çizgimizdir“ diyorlar, Kudüs siyonistin kanlı pençesindeyken kırmızı çizgi mi kaldı?

İslam ülkelerinin liderleri, halkların siyonistlere vereceği cevabın ve tepkinin şiddetini azaltmaya çalışıyorlar. Halklar liderlerin değil, liderler halklarını isteğine boyun eğmelidirler.

Siyonist rejim aleyhine ve Kudüs’ü savunmak adına İİT‘nın (İslam İşbirliği Teşkilatının) yaptığı toplantılarda hiçbir itibarı olmayan bir takım kararlar alınıyor, uluslararası arenada kaale alınmayan bu gibi toplantılarla ülke liderleri sadece halklarını kandırıyorlar.

BM’de Güvenlik Konseyinde siyonistler aleyhine bir karar dahi alındığını gördünüz mü?

Siyonistleri kınamak adına yapılan, slogan atıp, bağırmaktan başka getirisi olmayan mitinglerde elde edilen sadece halkların yüreklerindeki siyonistlere karşı hınç ve kızgınlığı boşaltmaktır. 

Liderler halkların haklı isteklerine ve siyonist rejime karşı yükselttikleri seslerine kulak vermezlerse demek ki siyonistlerle aynı safta yer alıyorlar.

Müslüman halklar Filistin ve Kudüs sorununun tek çözüm yolunun direniş olduğunu biliyorlar.
İstikbar güçler, onların yandaşları ve müttefikleri Allah’ın iradesinin ne olduğunu bilmiyorlar. Allah’ın iradesi çok yakın zamanda gerçekleşecektir.

 Allah’ın irdesi mustazafların zaferi, emperyal güçlerin zelil olmasıdır.

Rasthaber/Berlin

Bu Haberi Paylaş