Suudi Arabistan, Yemen’de Çaresiz

rasthaber
Rasthaber –  Yemen’de yaşanan son gelişmeler, Al-ı Suud’un bu gelişmeler
karşısında çaresiz kaldığını gösteriyor.

Al-i Suud’un Yemen’deki çaresizliğini gösteren bir çok
belirti mevcuttur. Bu çaresizlikler bir yandan Ensarullah ve müttefikleri
tarafından kurulan ulusal kurtuluş hükümeti ile ilgiliyken diğer yandan  ise Yemen’in güneyinde koalisyon içindeki
gelişmeler ve en önemlisi ise Yemen’e karşı saldırgan tutumunda görünüyor.

Mevcut durum Suudi Arabistan’ın önemli bir sonuca vararak,
Yemen halk komiteleri ve ordu güçlerinin savunma ve saldırı gücünü Arabistan’a
ağır darbe indirecek güce ulaştığını fark ettiğini gösteriyor.

Arabistan’a özelikle 2019 yaz aylarında Bukayk ve Hureys’te
Aramco petrol tesislerine yapılan saldırıda Arabistan petrol üretim miktarının
%50 azaltması gibi sürekli indirilen darbeler, Riyad haysiyetini hem askeri ve
hem siyasi açıdan sorguladı.

Bu yüzden Al-i Suud bir yandan Yemen bataklığından kurtulmak
isterken BM genel sekreterinin ateşkes önerisini olumlu karşılıyor ve diğer
yanda hiçbir sonuç elde etmeden Yemen’den çıkmanın kendisi için bir yenilgi olarak
görüyor fakat ateşkesi kabul etmesine rağmen yine de Yemen’e karşı
saldırılarına devam ediyor.

Bu bağlamda Sana’da bulunan Yemen ulusal kurtuluş hükümetin
müzakereci heyet başkanı Muhammed Abdusselam paylaştığı bir tweet mesajında
şöyle yazdı: tek yanlı ateşkes asla gerçekleşmezken hatta saldırganlar hava
saldırılarını daha da arttırmış oldular.

Suudi Arabistan’ın Yemen’e karşı kurduğu savaş koalisyonun
içindeki gelişmeler de Al-i Suud’un şaşkınlığı ve çaresizliğini gözler önüne
seriyor. Riyad ve Abu Dabi arasındaki ihtilaflar 2019 yaz aylarından itibaren
Yemen’in güneyinde ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin askerlerini geri çekmesini
ilan etmesi ile baş gösterdi.

Arabistan Kasım 2019’da Riyad anlaşması ile yaşanan
ihtilafları yönetmeye ve azaltmaya çalıştı, fakat mevcut ihtilaflar azalmazken
üstelik daha da şiddetlenerek yoğunlaştı ve Birleşik Arap Emirlikleri’ne bağlı
olan Güney Geçiş Konseyi kendi gücünü pekiştirmeye başladı.

Bu bağlamda Yemen haber kaynakları müstafi Mansur Hadi’ye
bağlı bir tugayın, Sukteri adasında tamamen Güney Geçiş Konseyine
katıldıklarını duyurdu.

Bu hareketlilikler ve gelişmelerin tümü, Yemen’in güneyinde
ayrılıkçı grupların güçlendiğini ayrıca Suudi Arabistan ile Birleşik Arap
Emirlikleri arasındaki ihtilaf ve çatışmaların arttığının göstergesidir. Siyasi
yazar ve yorumcu Es’ad Beşare şöyle diyor:

Yemen’in güneyinde nüfuz planının çizilmesinde Suudi
Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri arasında çelişkiler göze çarpıyor ve
sonuçları da el-Muhre ve Suktari’de görülüyor.

Bu arada Arabistan’ın Yemen’e saldırı siyasetinde de
birliktelik ve vahdetten her hangi bir eser yok.

Yemen’e karşı 5 yılı aşkın süren savaş, Arabistan’da büyük
bütçe açığı ve 2015-2019 yılları arasında askeri harcamaların %130 artmasına
sebep olmuştur. Al-i Suud, bütçe eksikliğinin tırmanış sürecinin önünü keserek
durdurmak için askeri harcamalar ve savaş yanlısı politikalarına son vermeleri
gerektiği sonucuna varmıştır. Fakat bir yandan veliaht Muhammed bin Salman’ın
boş gururu ve diğer yandan Arabistan’ın Yemen savaşında amaçladığı
hedeflerinden hiç birine ulaşamamak, Riyad’ın savaşa devam etmek veya
sonlandırmak için şaşkınlık yaşamasına sebep olmuştur.

Ayrıca unutmamak gerekir ki Al-i Suud’un Yemen’e karşı
savaşta her ne kadar şaşkınlık ve acziyete düşmüşse bir o kadar Yemen  halk komiteleri ve ordu güçleri savunma
güçlerini kuvvetlendirmede vahdet ve birlikteliklerini pekiştirmeyi
başarmışlardır./

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın