Suudi Arabistan Yönetiminin Dış Baskıları Azaltma Girişimleri

rasthaber
Rasthaber –  Suudi hükümeti 70 yılın ardından yabancı işçiler ve iş
verenler arasında var olan kefalet sistemini iptal etti.

Suudi Arabistan’ın dünyanın en büyük göçmen alan Arap
ülkesidir.  Suudi Arabistan’ın 34
milyonluk nüfusunun yaklaşık 13 milyonu yabancı işçilerden oluşmaktadır. Başka
bir ifade ile Suudi Arabistan’ın nüfusunun yüzde 37’sinden fazlası diğer
ülkelerin vatandaşlarından oluşmaktadır. Bu kişilerin bazıları ise on yıllar
öncesinden beri bu zengin Arap ülkesine yerleşmişlerdir.

Genel olarak Suudi Arabistan’da çalışan iş gücünün yüzde
80’i yabancı işçilerden oluşmaktadır. Suudi Arabistan hükümeti ise göçmen
işçileri, üst ve ast sınıf olarak ikiye ayırmıştır.

Amerika, Fransa ve Britanya vatandaşları da Suudi
Arabistan’da görülmektedir. Ancak bunların büyük bir bölümü petrol sektöründe
çalışmakta ve bu ülkede bulunan diğer vatandaşlar gibi muamele görmekte ve tam
hukuka sahiptirler.

Buna rağmen Asya ülkelerinden gelen göçmenler çoğunlukla alt
sınıf olarak sayılmakta ve daha çok hizmet sektöründe çalışmaktadır. Filipinli işçiler ise daha çok teknik işler,
hemşirelik ve ev hizmetleri alanlarında çalışmaktadırlar. Pakistanlı işçiler ise daha çok inşaat
sektöründe ve tamir ve onarım alanında çalışıyorlar.  Hindistanlı işçiler ise İngilizce bildikleri
için daha çok sağlık merkezlerinde veya çarşı pazarlarda çalışıyorlar.

 Buna ilaveten,  maaşın düzeyi ve alınma şekli ve de yan
imkanlar açısından Suudi Arabistan’da bulunan Avrupalı ve Amerikalı işçiler ve
çalışanlar ile Asyalı göçmenler ve çalışanlar arasında büyük bir fark
vardır.  Asyalı ülkelerin uyruklarından
olan göçmenler genellikle Suudi Arabistan vatandaşlarının çekindiği ve yapmak
istemediği işleri yapmaktadırlar.

 Asyalı ülkelerden
gelenler daha çok akaryakıt istasyonlarında, tamirhaneler ve tamir dükkanlarında,  berberlerde, terzilerde ve hatta tarım alanlarında
çalışıyorlar. Ancak çoğu Suudi vatandaşı devlet memuru, güvenlik memuru ve
askeri elemanı olarak, akademik üye, petrol mühendisi veya banka memuru olarak
çalışıyor.  Suudi Arabistan hükümeti
tarafından yabancı işçilerin medeni haklarının bir başka ihlali ise onların
kimlik belgelerinin özellikle de pasaportlarına el koyulmasıdır. Bunu ise Suudi
Arabistan’daki Kefil sistem yapıyor.

Gerçekte kefalet sistemi, yabancı işçilerin kimlik
belgelerine el koyulmasını yasalaştırıyor. 
Suudi işverenler, yabancı işçilerin pasaportları ve kimlik belgelerine el
koymaktadırlar. Bu durum ise işçiler için belli başlı sorunlar yaratmıştır.  Bu bağlamda işçiler işverenlerini her hangi
bir durumdan dolayı şikayet edemezler. 

Kefalet sistemine göre Suudi Arabistan hükümeti,  yabancı işçilerin ülkeden çıkışını işverenlerin
iznine bağlı ve şartlı hale getirmiştir. Bu işçiler, İşverenlerinin izni ve
rızası olmadan işlerini veya ülkeyi terk edemezler. Bunu yaparlarsa hapse bile
atılabilirler. Tehditler ve sınır dışı edilmekle karşı karşıya kalabilirler.

Suudi hükümeti şimdi de 70 yılın ardından yabancı işçiler
için kefalet sistemini kaldırdı.  Suudi
Arabistan 23 Kasım 2018’de kuralları ihlal eden yabancı işçilere karşı
yürütülen süreçte 2.1 milyon kişinin tutuklandığını bu bağlamda 1.6 milyon
kişinin yerleşme ve çalışma ile ilgili kuralları ihlal ettiklerini belirtti.

 Donald Trump’ın
Amerika başkanlık seçimlerinde aldığı yenilgi sürecinde hayal kırıklığına
uğrayanlardan sayılan Suudi Arabistan son iki ayda Biden hükümetinin Cemal
Kaşıkçı dosyası ile ilgili kararından ve açıklamalarından dolayı baskı
altındadır. Bu bağlamda özellikle de Muhammed bin Selman hedef alınmıştır.

Suudi hükümeti bundan önce de kadın hakları aktivisti Lecin
El Hazlul’u üç yılın ardından hapse attı.

Bu medyatik isim, 29 Aralıkta terörizm ile mücadele yasası
bağlamında 5 yıl 8 aylık hapis cezasına çarptırılmıştı.  Bu aktivist, bundan önce de iki yıl tutuklu
olarak hapis yatmıştı.

Görünen o ki Suudi hükümetinin kefalet yasasını
kaldırmasının en önemli nedeni kimi insani haklar vererek dış baskılardan
kurtulmasıdır.

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın