Rasthaber – Afganistan hükümeti, üst düzey cihat komutanlarından olan
İsmail Han’ın Herat ilinde Taliban’a karşı bir halk direniş cephesi kurma
önerisini memnuniyetle karşıladı. Buna binaen Afganistan cumhurbaşkanı ikinci
yardımcısı, tüm siyasi şahsiyetler ve güçlerden bu hareketi örnek alarak
Taliban saldırılarına karşı direnmelerini istedi.
Son günlerde Taliban güçlerinin saldırılarının artması
ardından Herat’taki cihatçı hareket liderlerinden İsmail Han, Taliban’a karşı
halk direniş hareketi liderliğini üstlendi. Afganistan cumhurbaşkanı ikinci
yardımcısı Server Daneş ise facebook sayfasında, Taliban’ın savaşmak ve
güvenlik güçlerini desteklemek bağlamında ülke çapında geniş halk hareketlerin
şekillendiğini yazdı.
Bilindiği üzere son haftalarda Taliban güçlerinin
Afganistan’ın bazı bölgelerindeki saldırılarının artması sonucu, siyasi
şahsiyetler ve yerel komutanların desteği ile halk ayaklanma hareketlerinden
yüzlercesi Taliban güçleri ile savaşmak için silahlandılar.
Bu arada Afganistan hükümetinin, eski cihatçı liderlerden
İsmail Han’ın Herat’ta Taliban güçlerine karşı direniş cephesi oluşturmak
çağrısına olumlu karşılık vermesi, ülke yetkililerinin ülkedeki güvensizliklere
karşı mücadelede halkın ortaklık rolünün farkında olduğunu gösteriyor.
Kâbil yönetiminin silahlı güçlerin sayısını arttırma
bağlamında yaşadığı kısıtlamalar ayrıca bütçenin sağlanmasındaki sorunları
nedeni ile bu ülke halkının Taliban’a
karşı mücadeleye katılması, aslında Afgan ordusunun aşırıcılıkla mücadele
gücüne yardım etme konusunda paha biçilmez bir kapasitedir.
Tabi ki Afganistan tarihi de krizlerin çözülmesinde halkın
varlığının belirleyici rolü olduğunu gösteriyor; yaklaşık 10 yıllık Afganistan
işgalinin ardından 1989 yılında Sovyetler Birliği Kızıl Ordusu’nun Afganistan
topraklarını terk etmesi, halkın yabancıların müdahalesi ve işgalciliğine karşı
ayaklanmasının sonucuydu.
Afganistan siyasi meseleler uzmanı Salih Muhammed
Rigestani’ye göre, halkın Taliban grubuna karşı ayaklanması, Afganistan’da
güvensizliklere karşı mücadelede en etkili eylemdir ve bu ayaklanmalar tamamen
halkçıdır. Eğer bu ayaklanmalar Taliban’ın nüfuz ettiği illerde de genel
şekilde yayılırsa, bu gurubun kökünün kazılmasında çok etkili olacaktır.
Afganistan halkı açısından bu ülkede her hangi bir bahane
ileri sürerek savaş ve şiddet borazanlığına devam edecek olan her hangi bir
grup veya ülke, Afganistan ulusal güvenlik ve çıkarlarına karşı durmuştur ve bu
yüzden kamuoyu tarafından nefretle karşılaşıyor.
Tüm bu sebeplerden dolayı Taliban’ın bu ülkede kendisinden
işgalciliğe karşı bir profil çizmeye çalışmasına rağmen Afgan halkı böyle bir
iddiayı kabul etmeyerek tüm bu iddiaların bu grubun kendi şiddet ve saldırı
eylemlerini haklı çıkartmak için siyasi bir propaganda olduğunun farkındadır.
Son aylarda Taliban’ın artan şiddeti ve ülkeyi kent kent ele
geçirme siyasetleri, Taliban’ın Afgan halkı zihninde totaliter ve şiddet
yanlısı bir akım olarak kazınmasına her zamankinden daha fazla sebep olmuştur.
Taliban Doha’da Amerika ile yaptığı barış görüşmelerde
şiddet eylemlerini azaltacağı taahhüdünde bulunmasına rağmen Afgan halkının bir
an önce savaş ve saldırı olaylarına son verme talebine kayıtsız kalarak
önemsemiyor.
Taliban Afganistan’da şiddet ve saldırı olaylarını
azaltmazken üstelik yabancı askerlerin bu ülkeden ayrılmasına dair tüm
kanıtlara rağmen savaş alanını daha da genişleterek, ülkede daha fazla bölgeleri
ele geçirmeye çalışıyor. bu yüzden eğer Afganistan’da Taliban’a karşı yaygın
bir halk ayaklanması oluşursa, Taliban son 20 yılda asla karşı karşıya
gelmediği büyük bir sorunu tecrübe edecektir.
Parstoday
