saldırıya uğrarken, bakanlığın tüm verilerini ele geçirenlerin fidye istediği
öne sürülmüştü.
Barış Pehlivan, geçen hafta gündeme getirdiği Tarım ve Orman
Bakanlığı’nın bilgi sisteminin ele geçirilmesine dair yeni gelişmeleri yazdı.
Pehlivan’ın ‘Sizin hiç örtülü ödeneğiniz yok mu?’ başlığıyla
kaleme aldığı yazısının ilgili bölümü şöyle:
‘’Tarım ve Orman Bakanlığı’na ait bilişim sistemleri siber
saldırıya uğradı. Ve maalesef Türkiye’nin tüm tarım ve hayvancılık verisi
hackerların eline geçti.
İşte o skandalda yeni perde açacak notlarım var:
– Saldırının üzerinden neredeyse 10 gün geçti. Ancak bu
satırlar yazılırken sorun halen çözülmemişti.
– Kullandıkları ilaç takip sisteminde ciddi açıklar olduğunu
veterinerler uzun zamandır dile getiriyordu. Öyle ki hayvan sahiplerinin T.C.
kimlik numaraları ile adresleri ilgisiz insanlar tarafından kolayca görülebilir
haldeydi. Meğer bu konuda meslek odaları bakanlığa birçok dava açmış.
– Bilişim altyapısında uygulama, veri tabanı ve yedeklerin
ayrı sunucularda olması gerekti. Ancak Tarım ve Orman Bakanlığı hepsini aynı
sunucuya, yani tüm yumurtaları aynı sepete koymuş. Böylece sızmak da tüm
sistemi ele geçirmek de kolay olmuş.
– Kadrolaşmak için yapılan mobbing öyle bir hale gelmiş ki
liyakat sahibi birçok yetenekli isim bakanlıktan ayrılmak zorunda kalmış.
Yerlerine ise vasıfsız isimler bilişim departmanına alınmış.
– 6 bin liraya çalıştırıldığı için bakanlıktan ayrılıp
Microsoft’a geçen yetenekli bir Türk mühendis varmış. Gün gelmiş, bakanlık bir
sorununu çözmesi için o eski çalışanından hizmet almış. Ve bir günlük hizmet
için Microsoft’a 10 bin lira ödeme yapılmış.
– Bakanlığın Yazılım ve Uygulama Geliştirme Dairesi Başkanı
olan eski bakan Mehdi Eker’in bir köylüsünün yaşanan skandalda payı
konuşuluyormuş.
Şimdi…
CHP milletvekili Gamze Taşcıer, bakanlığın tüm verilerini
ele geçiren saldırganlara istedikleri fidyenin ödendiğini ileri sürdü.
Bir iddiayı da ben soruyla yazayım:
Tarım ve Orman Bakanlığı’nın Bilgi İşlem Dairesi Başkanı
Recep Gülnar, Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi’ne “sizin bir örtülü
ödeneğiniz yok mu, şu fidyeyi versek de kurtulsak” dedi mi?’’
