ABD, İsrail, ÖSO, YPG Şam Surlarına Dayandı

GİRİŞ: 02.04.2025 08:30      GÜNCELLEME: 02.04.2025 08:30
Rasthaber -  Erdoğan hükümeti destek verdiği Şara rejimi ile askeri işbirliği ve yeni “Suriye ordusunu” eğitme hususlarında bir mutabakata varmış. Bu mutabakatın muhtevası henüz kamuoyu ile paylaşılmadı. Türkiye’nin Suriye’de kalıcı, geçici veya eğitim amaçlı askeri üslere sahip olmak istediği sır değil. Suriye’nin mevcut parçalanmışlığında hükümetin ciddi yanlış siyasetlerin de sebep olduğunu onlarca yazımızda anlattık. Buna mukabil Suriye tablosuna baktığımızda sahil bölgesinde askeri üsleriyle şimdilik gelişmeleri sessizce takip eden Rusya dışında İsrail ve ABD gayet aktif ve hareket halinde olan kuvvetler olarak Suriye’yi stratejik amaçlarına uygun tanzim etmek niyetindedir. Bu projede, Türkiye’nin kendileriyle çalışması dışında, Ankara’nın Suriye’de atacağı adımları İsrail için kabul edilemez olarak telakki ediyorlar.

DÜZENLİ OLARAK BOMBALIYORLAR

TSK adına açıklama yapan subayımızın, Şam dışında bir yetki kullanamayan Şara-HTŞ rejimi ile askeri eğitim, işbirliği ve olursa üs inşa etme veya mevcut üsleri kullanabilme imkânları hakkında açıklama yaptığı saatlerde sanki Erdoğan hükümetine mesaj ve cevap niteliğinde bir gelişme yaşandı. İsrail’in Suriye’deki tüm askeri üsleri sürekli bombaladığını biliyoruz. Türkiye’nin muhtemelen kullanabileceği askeri üs ve bölgeleri de bombalıyor. Suriye’nin Güneyine tamamen hakim durumda. Golan bölgesinin tümünü işgal etti. Suriye, Lübnan, Filistin ve Doğu Akdeniz’i kartal bakışı gören stratejik Şeyh Dağlarının zirvelerini (Hermon) işgal etti. Şam şehrine 20 kilometre mesafede askeri üsler inşa etti. Şam’ı Güney ve Batıdan kuşatıyor. Suriye sahil bölgesindeki deniz üslerini ve limanlarını düzenli olarak bombalıyor.

İsrail bunları yaparken, Gazze’yi yeniden yıkarken ve Beyrut’u Güney Lübnan’ı, Hizbullah’ı yeni bir savaşa provoke etmek için yeniden bombalarken, ABD daha önce DEAŞ’ı bahane ederek işgal ettiği El-Tanef askeri üssünden hareketle (Suriye-Ürdün sınırı ve Irak’a uzanan güzergahı kontrol eden üs) kontrolü ve yönlendirmesinde kara gücü olarak kullandığı ÖSO ve YPG militanları ile birlikte “DEAŞ bölgede yeniden hareket halinde, uyuyan hücreleri uyandı, DEAŞ artık direkt Şam’ı hedef alan terör eylemleri için yeni üslere yığınak yapıyor” gerekçelerini temcit pilavı gibi yeniden ısıttı ve Şam’a 40 kilometre mesafede olan Dmeyr askeri üssü ile Dmeyr kasabasına girdi.

ŞAM’I DOĞU VE KUZEYDEN KUŞATTILAR

Şam, Humus, Hama, Halep M5 merkezi karayolunu kontrol eden, Humus vilayetinin doğusu, Suriye-Ürdün sınırı boyunca Irak'a kadar uzanan İsrail’in inşa etmek istediği Davut Koridoru güzergâhına tehdit oluşturan, tarihi eserleriyle maruf Tedmor (Palmyria) şehrinin güvenliğini savunacak olan Dmeyr askeri üssünü ve kasabasını işgal ederek bu sefer Şam’ı doğu ve kuzeyden de kuşattılar. Saha kaynaklarından gelen haberlere ve Dmeyr sakinlerinin paylaştığı bilgilere istinaden büyük kısmı ABD denetimindeki ÖSO ve daha az sayıda “Kased”-YPG militanlarından oluşan 3 bin 700’e yakın gücün cumartesi gününden itibaren Humus vilayetine bağlı Tedmur antik şehri ve kent merkezini işgal eden bu gücün güzergah üzerindeki köyleri ve en nihayetinde Dmeyr askeri üssünü hiçbir mukavemet olmadan ele geçirmişler. Bu saldırılarda ABD ve Ürdün’den katılan İngiliz hava kuvvetlerinin hava desteği ve koruması sağlamış.

ŞARA-HTŞ REJİMİ DİLSİZ

Bu işgallere karşı Şara-HTŞ rejimi dilsiz ahraz olmuş. Filistin Gazze’de bir günde yüzlerce sivil katledilmiş Şara-HTŞ’den tek bir eleştiri dahi yok. Şara-HTŞ yeni bir hükümet kurmuş. Tüm devlet Şara’ya “kanunen ve şeriata uygun olarak” tevdi edilirken, HTŞ ve bileşenleri devletin en önemli mafsallarına sahip oldu. Ayıp olmasın diye de Esad’ın eski Ulaştırma Bakanı “Alevi” Yaroub Bedir’i yeniden Ulaştırma Bakanı yapmışlar. Hükümete bir “Dürzi”, iki “Kürt” ve bir Kanada vatandaşı adı Hz. Hamza’nın kalbini çiğneyen Muaviye’nin annesi Hind ile müsemma Hristiyan Katolik bir kadını da sosyal ve çalışma bakanı tayin etmişler. Suriye’nin yüzde 9-10’u Antakya Patrikhanesine bağlı Doğu Ortodoks kiliseleri mensubu iken bir Katolik mensubunun seçilmesi Papaya selam olarak nitelendiriliyor. Ve bu hükümeti Suriye’nin yeni umudu, teknokrat hükümet, kucaklayıcı ve kapsayıcı olarak pazarlıyorlar.

Peki tüm bu fena gelişmeler hasıl olurken, “Müslüman” alemi, Türkiye, Erdoğan hükümeti, muhalefet partileri ve medya olarak ne yapılıyor? 

yazının devamı için linki tıklayınız...

https://rasthaber.com/tr/haber/yazar-haberleri/abd-israil-oso-ypg-sam-surlarina-dayandi-144406

YORUMLAR

Yezid Geberten 17 saat önce
Erdoğan Israile destek verme için var!

REKLAM

İLGİLİ BAŞLIKLAR

REKLAM