ABD borsalarında son aylarda yaşanan sert düşüşler, Başkan
Donald Trump’ın ikinci kez göreve gelmesiyle birlikte piyasalarda oluşan
belirsizlik ortamını daha görünür hale getirdi. Edinilen bilgiye göre, Trump’ın
başkanlık görevini yeniden devraldığı 20 Ocak 2025 tarihinden bu yana ABD hisse
senedi piyasalarından 9 trilyon dolardan fazla değer silindi.
Bu tarihi kaybın arkasında, Trump’ın başlattığı agresif
ticaret politikaları, küresel gümrük tarifeleri ve siyasi belirsizliklerin
etkili olduğu değerlendiriliyor.
2025 yılı başından bu yana, başlıca endekslerde kaydedilen
düşüşler dikkat çekici seviyelere ulaştı:
S&P 500, yılın ilk çeyreğinde yaklaşık %10 değer
kaybetti.
Nasdaq 100 endeksi, özellikle büyük teknoloji
şirketlerindeki satışlarla birlikte %12’ye yakın düştü.
Dow Jones ise %8 civarında değer kaybıyla düzeltme bölgesine
girdi.
Yatırımcılar, Trump’ın göreve başlamasından hemen sonra
duyurduğu geniş kapsamlı gümrük tarifeleri ve “korumacı ekonomi” sinyallerine
sert tepki verdi. Özellikle Çin, AB ve diğer büyük ticaret ortaklarına karşı
alınan vergi kararlarının, şirket bilançolarını ve küresel ticaret dengesini
tehdit ettiği yorumları yapıldı.
Finans çevreleri, yaşanan kaybın büyüklüğünü "pandemi
dönemindeki çöküşle yarışır" seviyede değerlendiriyor. Özellikle teknoloji
hisseleri, 2023 ve 2024'te yaşanan yükselişin ardından sert bir düzeltmeye
sahne oldu. Sadece “Magnificent (Muhteşem) 7” olarak adlandırılan yedi büyük
teknoloji şirketi, Mart ayında tek bir günde 1 trilyon doların üzerinde piyasa
değeri kaybı yaşadı.
Uzmanlara göre 2025’in ilk aylarındaki düşüşlerin temel
nedeni ekonomik veriler değil, Trump yönetiminin öngörülemeyen politikaları.
The Spectator Index’in verisi, bu nedenle yalnızca sayısal bir uyarı değil,
aynı zamanda piyasa psikolojisinin ve güvenin nasıl şekillendiğini gösteren
önemli bir işaret.
ABD Merkez Bankası’nın faiz politikasını sabit tutmasına
rağmen, yatırımcıların tahvil piyasalarına yönelmesi ve risk iştahının düşmesi,
bu dönemde siyasi gelişmelerin ekonomik parametrelerin önüne geçtiğini
gösteriyor.
Trump’ın, “piyasa yakında toparlanacak” yönündeki
açıklamaları ise henüz borsalarda olumlu bir etki yaratabilmiş değil. Aksine,
piyasalarda hâkim olan görüş, somut adımlar atılmadıkça güven ortamının yeniden
sağlanamayacağı yönünde.
Bloomberg’in analizine göre, Trump’ın 20 Ocak’ta göreve
başladığı günden bu yana S&P 500’de yaşanan düşüş, son 20 yılın en kötü
başkanlık dönem açılışlarından biri olarak kayıtlara geçti. Bu durum, ABD
tarihinde ilk kez bir başkanın ikinci dönemine borsalarda böylesine ağır bir
ekonomik tabloyla başladığına işaret ediyor/karar