Filistin İslami Direniş Hareketi Hamas’ın siyasi ofisi başkanı
İsmail Haniye Perşembe gecesi el-Alam TV kanalına verdiği röportajda, bu
hareketin Tahran'a ziyarette bulunan üst düzey heyeti hakkında şunları söyledi:
‘Bölgesel ve uluslararası değişimlerin gölgesinde Tahran ziyaretimin önemli
boyutları var ve İran İslam Cumhuriyeti'ndeki kardeşlerimizle güçlü
ilişkilerimiz var ve bu ziyaretin Filistin düzeyinde de önemli etkileri oldu.’
Batı Şeria direnişinin işgalcilere karşı verdiği mücadeleye
değinen Haniye, şunları söyledi: ‘Tahran'da, işgalci Siyonistlere karşı Batı
Şeria ve Gazze Şeridi'ndeki direnişin rolünü görüştük. Üst düzey İranlı yetkililerle
yapılan görüşmede direniş, Mescid-i Aksa ve Kudüs meselesi gündeme getirildi ve
bölgedeki gelişmeler, özellikle şahit olduğumuz anlaşmalar ve özellikle İran
İslam Cumhuriyeti ile Suudi Arabistan arasında imzalanan son anlaşma ve bölge
ülkeleriyle daha fazla uzlaşıya yönelik üst düzey bölge yetkilileriyle
yaptığımız görüşmeler ele alındı.’
İsmail Haniye, el-Alam TV kanalına verdiği röportajda, Tahran'da
Hamas ile İslami Cihad arasındaki görüşmeyle ilgili olarak şunları söyledi: ‘İslami
Cihad Hareketindeki kardeşlerimizle yapılan toplantı, Hamas ve İslami Cihad
hareketleri arasındaki kardeşçe bir toplantıdır. Batı Şeria ve Gazze Şeridi'nde
devam eden toplantılarımız var ve yakın zamanda Mısır'a yaptığımız bir ziyarette
iki hareketin liderleri arasında bir toplantı yapıldı.
İki heyet eş zamanlı olarak Tahran'a gitti ve General Kani’nin
ev sahipliğinde ağırlandı. Bu toplantılar Filistin milletinin direnişini
güçlendiriyor.’
Haniye, İran ile Suudi Arabistan arasındaki anlaşma hakkında
şunları söyledi: ‘Bugün görüyorum ki, İran İslam Cumhuriyeti ile Suudi
Arabistan arasındaki anlaşmanın bölgeye ve önemli konulara ve Filistin
meselesine yansıması var. Bu da bölgenin zayıflamasını ve yıpranmasını isteyen
Siyonist rejimin yaklaşımlarına aykırıdır. Bu nedenle iki büyük Müslüman ülke
arasındaki bu anlaşmaya büyük bir memnuniyetle bakıyoruz ve Mısır ile
ilişkilerin yeniden başlatılması ve Türkiye ile ilişkilerin geliştirilmesi
olasılığını görüyoruz ve bölgede, bölgenin durumunu düzenlemek için iyi bir
fırsatla karşı karşıyayız.’
Batı Şeria'da artan direniş yaklaşımına değinen İsmail
Haniye şunları söyledi: ‘Batı Şeria her zaman sahanın merkezinde yer aldı ve
Batı Şeria'daki direniş artıyor ve savaşın Cenin'de nasıl yapıldığını, Şehit İzzeddin
Kassam Tugaylarının birkaç gün önce Siyonist yerleşim birimlerinde Siyonistlere
karşı nasıl operasyonlar yürüttüğü gördük. Batı Şeria, Siyonist rejime karşı
tam teşekküllü bir cephedir.’
İsmail Haniye, Batı Şeria ve Gazze Şeridi'ndeki direnişin
koordinasyonu hakkında şunları söyledi: ‘Gazze Şeridi'nde koordinasyon ve
işbirliği çok yüksek ve direniş, ortak operasyon odası aracılığıyla yapılıyor
ve bu, ortak saha operasyonlarının zirvesi sayılmaktadır.
“Özgürlerin İntikamı” savaşı bu ortak operasyon odasında
gerçekleşti ve İzzeddin Kassam, İslami Cihad Hareketindeki kardeşlerini
destekledi ve işgalcilerle ön cephelerde savaştı. Batı Şeria'da Gazze'deki gibi
ortak operasyon odası yok. Ancak Kassam Tugayları ile Saraya el-Kudüs arasında
koordinasyon sağlanıyor ama “Arinu’l Esved’e” (Aslanların Yuvası) birçok
gruptan katılımı var.
Batı Şeria'daki koordinasyona ilişkin değerlendirmem, Gazze
Şeridi'ndeki koordinasyonun arttığı ve muhtemelen işbirliği düzeyine ulaşacağı
yönündedir. Bütün Filistin tek bir sahadır, Filistin milleti tek ve birleşmiş
bir millettir ve birbiriyle dayanışama içinde olduğunu ve birbirlerini desteklediğini
ispatlamıştır. Eğer milletin bir kısmı bir eziyete uğrarsa, bu milletin geri
kalanı o kısmı destekler.
Biz, “Kudüs’ün Kılıcı” savaşını gördük ve bu savaşta Gazze
Şeridi'ndeki, Batı Şeria'daki ve 1948 bölgesindeki tüm Filistin halkı harekete geçti.’
İsmail Haniye, Filistinli mahkûmlar ve Siyonist rejimle esir
değişimi anlaşması hakkında şunları söyledi: ‘Şu ana kadar işgalcilerin tutumundan
dolayı bir anlaşma yok çünkü taleplerimizi kabul etmediler, ancak taleplerimizi
kabul ederlerse bir anlaşma olacak ve biz arabulucu olarak taleplerimizi
Mısır'a ilettik ve eğer İsrail bu talepleri kabul ederse, anlaşma yapılacaktır.’
Hamas Hareketinin Genel Sekreteri, direnişin işgalcilerin
suç ve cinayetlerine verdiği yanıt hakkında şunları söyledi: ‘İşgalcilerin
saldırabileceklerini ama bunun bedelini ödemeyeceklerini düşündükleri zaman
geçti. Onlar, bugün eğer saldırırlarsa cevap alacaklarını biliyorlar. Kısa bir
süre önce Cenin'e girdiler ve daha 24 saat geçmeden İzzeddin Kassam
Tugaylarının buna karşılık verip Siyonistleri öldürdüğünü gördük. İşgalcilerin
suç ve cinayet işleyip bunun bedelini ödemediği dönemler geçti.’
İsmail Haniye, Filistinlilerin iç anlaşmazlıkları sona
erdirmek için attığı adımlara hakkında şunları söyledi: ‘İhtilafların son
bulması, birlik ve beraberliğin gerçekleşmesi şarttır ve bunun için elimizi
uzatıyoruz ve buna hazırız ama maalesef Filistin Yönetimi'ndeki kardeşlerimiz
bu çabalara ciddi bir yanıt vermediler. Bunlardan sonuncusu, tam bir uzlaşma
beyannamesi olan Cezayir Deklarasyonu idi. Ben, Filistin'in iç birliğini ve
teşkilatını tesis etmek ve işgalcilere karşı bir savunma stratejisi oluşturmak
için bu anlaşmayı tam olarak uygulamaya hazır olduğumuzu açıklıyorum.
İşgalciler Batı Şeria topraklarını ilhak etmeye çalışıyorlar
ve bu, bununla birleşik bir şekilde mücadele etmeleri için Filistinliler
arasında iç uzlaşma sağlanmasını gerekli kılıyor. Filistin Yönetimindeki kardeşler,
Hamas ve diğer Filistinli gruplarla ortak olmaya ikna olmuş durumda değiller. Dediğim
gibi, bu durumdan çıkmaya ve işgalcilerle birleşik bir şekilde mücadeleye
tamamen hazırız. Eğer Filistinlilerin karar alma mekanizması yabancı iradeden
çıkarılırsa uzlaşma gerçekleşebilir.
Filistin ulusuna zarar verecek herhangi bir karar dikkate
alınmaz. Filistin'in resmi karar alma mekanizması üzerindeki herhangi bir dış
baskı, Filistin'in iç durumu üzerinde olumsuz bir etkiye sahip olacaktır. Artık
Filistinlilerin resmi karar verme mekanizmasının dış baskılardan
arındırılmasının zamanı geldi.’