Türkiye ABD’ye F-16’lar Konusunda Ne Gibi Güvenceler Verdi?

rasthaber
Rasthaber –  ABD Senatosu’nun kilit ismi olan Chris Van Hollen,
Türkiye’ye F-16 tedariki konusunda Başkan Biden’dan Ankara’nın davranışlarına
yönelik bazı güvenceler aldığını söyledi. Senatör, Biden yönetiminin,
‘Türkiye’nin koşulları ihlal etmesi halinde bunun sonuçları olacağı’ mesajını
vermesini istedi.

ABD Dışişleri Bakanlığının Türkiye’ye 40 adet F-16 Blok 70
savaş uçağı ile 79 adet modernizasyon kiti ve çok sayıda mühimmatın satışıyla
ilgili Kongre’ye yaptığı resmi bildirim, ABD Senatosu’nda ele alındı.

Satış onayını verecek Dış İlişkiler Komitesi’nin de üyesi
olan Senatör Chris Van Hollen, konuyla ilgili dikkat çeken açıklamalar yaptı.

Van Hollen, yaklaşık 23 milyar dolarlık söz konusu satışa
onay vermek için Biden yönetiminden bazı güvenceler aldığını söyledi.

Türk Hava Kuvvetlerinin Ege’deki uçuşlarından Suriye’nin
kuzeyindeki harekâtlara, hatta Azerbaycan’ın Ermenistan’a karşı tutumuna kadar
bir dizi hassas konuya değinen Van Hollen, “Önümüzdeki haftalarda Türkiye’yi
yakından izlememiz gerektiği açıktır.” ifadelerini kullandı.

ABD’li Senatör’ün açıklaması şöyle oldu:

 “Türkiye’nin İsveç’in
NATO üyeliğine onay vermesi uzun bir gecikmeyle gerçekleşmiş olsa da, bu
memnuniyet verici bir adımdır ve NATO camiasına önemli bir sinyaldir. Bununla
birlikte, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Suriyeli Kürt müttefiklerimize yönelik devam
eden saldırıları, Doğu Akdeniz’deki saldırgan eylemleri ve Azerbaycan’ın Dağlık
Karabağ’a yönelik askeri saldırılarını desteklemede oynadığı rol konusunda
ciddi endişelerim var. Biden yönetiminin bu konularda beni bilgilendirmek ve
endişelerime yanıt vermek üzere zaman ayırmasını takdirle karşılıyorum.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın askeri uçakların Yunan hava
sahasına yönelik saldırılarını durdurduğunu görmekten memnuniyet duymakla
birlikte, yönetim bana, Yunanistan ve Türkiye arasında devam eden diyaloğu
teşvik etmek amacıyla bu konuyu yakından izlemeye devam ettiklerini bildirdi.
Ayrıca yönetimden, Azerbaycan’ı Ermenistan’a karşı daha fazla askeri eylemde
bulunmaması konusunda uyarmaya devam edeceklerine ve bu çatışmanın daha fazla
tırmanmasını önlemek için Türkiye ile birlikte çalışacaklarına dair güvence
aldım.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Kuzeydoğu Suriye’de Suriye
Demokratik Güçleri’ne (SDG) yönelik saldırılarından derin rahatsızlık duymaya
devam ediyorum; ancak yönetim bana, SDG ile birlikte çalışan ABD güçlerine
yönelik tehdit de dâhil olmak üzere bu saldırılara yönelik güçlü itirazlarını
dile getirmeye devam edecekleri konusunda güvence verdi ve İslam Devleti’ni
yenilgiye uğratma kampanyamızda mızrağın ucu olarak görev yapan bu önemli
ortağı destekleme konusundaki kararlılıklarını bir kez daha teyit etti. Ayrıca
yönetim, ortaklığımıza yönelik Amerikan taahhüdünün azaldığı yönünde dile
getirilen endişeleri gidermek için de SDG’ye bu taahhüdü daha açık bir şekilde
ileteceklerini söyledi.

Brifing sırasında yönetimden aldığım bu güvenceler ve ek
bilgiler ışığında, ortak bir onaylamama önergesi sunarak F-16’ların Türkiye’ye
satışını engellemeyeceğim. Bununla birlikte, bu ve diğer kilit konulardaki
güvencelerine ilişkin olarak idare ile düzenli iletişim halinde kalmaya devam
edeceğim. Önümüzdeki haftalarda ve aylarda Türkiye’yi yakından izlememiz
gerektiği açıktır – eylemler sözlerden daha yüksek sesle konuşur.”

ABD’li Senatör’ün açıklamasının ardından Dışişleri Bakanlığı
Yaptırımlar Koordinasyon Ofisi Başkanı James O’Brien’ın, “Avrupa ve Avrasya
İşlerinden Sorumlu Dışişleri Bakan Yardımcılığı Adaylığı”yla ilgili farklı bir
oturuma geçildi. Bu oturumda da söz alan Van Hollen, O’Brien’a şu soruyu
yöneltti:

“Bana öyle geliyor ki onlara (F-16) ulaşmanın sadece iki
yolu var. Birincisi, ABD Hükûmeti’nin Türkiye’den bu F-16’ları Yunanistan’ın ya
da başka bir NATO müttefikinin hava sahasını ihlal etmek için kullanmayacağına
ve Suriyeli Kürt ortaklarımıza saldırmak için kullanmayacağına dair güvence
almasıdır. Bunların makul talepler olduğuna katılıyor musunuz?”

O’Brien ise verdiği yanıtta, “Bence Senatör, Türk
müttefiklerimizle bu konuları ele alırken Kongre’den gelen görüşlerin netliği
çok yardımcı oldu. Dolayısıyla bu konudaki iletişimimizi sürdürebilirsek, bu
noktaların gündeme getirildiğinden emin olabiliriz.” dedi.

Van Hollen da “ikinci yolun” Biden yönetiminin Kongre
üyelerine “Türkiye’nin bu koşulları ihlal etmesi halinde bunun sonuçları
olacağı” mesajını vermesi olduğunu söyledi.

 “Kongre Araştırma
Servisi” tarafından hazırlanan 31 Mart 2023 tarihli rapora göre, Türkiye’ye
F-16 teslimatının 3 yıldan önce başlaması beklenmiyor. Lockheed Martin’in Güney
Carolina’daki fabrikasında ayda 4 adet F-16 üretebildiği kaydedilen raporda,
“F-16V’leri teslim alan ya da alması muhtemel diğer ülkeler arasında
Yunanistan, Tayvan, Singapur, Güney Kore, Fas, Bahreyn, Ürdün, Bulgaristan,
Filipinler ve Slovakya bulunmaktadır. Tarafların Ürdün ve Bulgaristan için
sözleşmeleri tamamladıkları varsayıldığında, Lockheed, 148 uçaklık bir birikime
sahip olmayı öngörmektedir. Mevcut üretim oranlarına göre Türkiye’nin yeni
F-16V’leri teslim almaya başlaması üç yıl ya da daha fazla sürebilir.”
ifadeleri deniliyor.

Bu sürede Türkiye’nin “ABD çıkarlarına karşı fiiller
işlemesi” durumunda tedarik sürecinin durdurulabileceği de kaydedilen raporda,
şu ifadeler yer alıyor: “Satışın onaylanması, gelecekte Kongre veya Yönetim’in,
Türkiye’nin ABD çıkarlarına karşı eylemlerine karşılık olarak satışı
durdurmasını veya değiştirmesini engellemeyecektir.”

Türkiye’den ise Suriye’de yeni bir kara harekâtına
girişmemesi, Ege Denizi’ndeki “aşırı” uçuşlarını durdurması, Rusya ile askeri
ilişkilerini sonlandırması ve HDP’nin kapatılmaması isteniyor.

Geçen günlerde Yunan medyasında çıkan bazı haberlerde,
ABD’nin Türkiye’ye F-16 satışını şartlara bağladığı iddia edilmişti.
Kathimerini gazetesi, diplomatik kaynaklara dayandırdığı haberinde, Türkiye’den
bu F-16’ları, Yunan adaları üzerinde uçurmamasının istendiğini yazmıştı. Habere
göre ABD Dışişleri Bakanlığı, söz konusu şartı, Temsilciler Meclisi ve
Senato’nun ilgili dört komitesine içeriği gizli tutulacak bir mektupla
bildirmişti. Mektupta, bu koşulun ihlal edilmesi durumunda F-16 programının
sonlandırılacağı belirtilirken, Türkiye’nin üretim ortağı olduğu F-35
programından da benzer şekilde çıkarıldığı hatırlatılmıştı.

Milli Savunma Bakanlığı (MSB) kaynakları ise bu iddiaları
yalanlayarak, “Bazı Yunanistan kaynaklı haber sitelerinde iddia edildiğinin
aksine F-16 tedariki ve modernizasyonu konusu herhangi bir şarta bağlı
değildir.” açıklaması yapmıştı/aydınlık

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın