Feridun Sinirlioğlu, işgalci İsrail’in Filistin’e yönelik saldırganlığını ve
hava saldırılarını kınadı, hayarını kaybedenler için Filistin halkına
taziyelerini iletti.
Yaşanan son gelişmelerden Benyamin Netanyahu liderliğindeki işgalci
İsrail hükümetini sorumlu tutan Sinirlioğlu, işgalci İsrail’in Ramazan ayında
Filistinlileri Doğu Küdüs ve Batı Şeria’daki evlerinden zorla çıkarmaya
çalıştığını ve yine Mescid-i Aksa’da ibadet eden Filistinlilere saldırı
düzenlediğini hatırlattı.
Siyonist İsrail’in Filistinli sivillere yönelik ölümcül
askeri saldırıları karşısında BM Güvenlik Konseyinin sessiz kalmasının
“kabul edilemez” olduğunu vurgulayan Sinirlioğlu, “İsrail’in
saldırılarının başlamasından bu yana Gazze’de 40’tan fazla çocuk öldü.
Çocukların olduğu bir sınıf, başka bir yerde havaya uçurulsa Konseyin açık
oturumda toplanması kaç gün alırdı? Televizyonda canlı yayımlanan böylesine bir
insan kıyımı karşısında Konseyin şu anki eylemsizliğini ne haklı
çıkabilir?” diye sordu.
Konseyin işgalci İsrail’in Filistinlilere yönelik
saldırılarını ve ‘etnik temizlik’ kampanyasını, iki hafta önce kınaması
gerekirken sessiz kalmayı sürdürerek sadece Netanyahu yönetimini 2014’ten bu yana
en büyük askeri operasyonu düzenlemeye teşvik ettiğine dikkati çeken
Sinirlioğlu, BMGK’ya işgalci İsrail’in saldırılarına derhal son vermesi çağrısı
yaptı.
Siyonist İsrail’in Gazze’de yerinden edilen Filistinlilere
insani yardımların ulaştırılmasına izin vermesi çağrısı da yapan Sinirlioğlu,
“Bu Konsey, Filistin halkına karşı sorumluluklarından artık daha fazla
kaçamaz” ifadesini kullandı.
Türkiye’nin sahadaki durumun daha da kötüye gitmemesi için
uluslararası toplumu harekete geçirme konusunda çok taraflı çabalarını aktif
olarak sürdürdüğünü belirten Sinirlioğlu, Türkiye’nin ilerleyen günlerde BM
Genel Kurulundaki girişimlere tam destek vermeye de hazır olduğunu kaydetti.
Sinirlioğlu, işgalci İsrail’in saldırganlığını caydırmak ve
Filistinli sivil nüfusun korunması için uluslararası koruma mekanizması
oluşturulması gerektiğini belirterek, uluslararası bu mekanizmasının
kurulmasına yönelik çabalara BM Genel Kurulunun öncülük etmesi gerektiğini
ifade etti.
