Dışişleri Bakanı Blinken ve ABD’li Senatörlerle görüşmesi, Dışişleri Bakan
Yardımcısı Büyükelçi Burak Akçapar’ın da Türkiye-ABD Stratejik Mekanizma
Toplantısı marjında ABD Bakan Yardımcısı Kurt Campbell’la görüşmesinin ardından
iki ülke bir açıklama yayımladı.
Türkiye ve ABD’nin ulusal güvenliklerini tehdit eden terörizme karşı
işbirliğini artırmak amacıyla Terörle Mücadele İstişarelerini yeniden başlatma
kararı aldığının belirtildiği ortak açıklamada, “Taraflar iki ülkenin savunma
sanayi işbirliğini ilerletme fırsatlarını değerlendireceğini duyurmuştur”
ifadesi kullanıldı.
Taraflar Gazze’de çatışmanın sona erdirilmesine yönelik bir
yol bulunması ve insani krizin derhal üstesinden gelinmesinin önemini
vurgularken, iki ülke ekonomik işbirliğini genişletmek ve derinleştirmek üzere
mevcut ikili forumları geliştirmenin önemini bir kez daha teyit ettiğini
bildirdi.
Türkiye ve ABD tarafından ortak metni şu şekilde:
“Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve ABD Dışişleri
Bakanı Antony J. Blinken Türkiye-ABD Stratejik Mekanizmasının 7-8 Mart 2024
tarihlerinde Washington’da düzenlenen yedinci toplantısına başkanlık
etmişlerdir. Stratejik Mekanizma kapsamında 7 Mart’ta, Türk ve ABD Dışişleri
Bakanlıklarından üst düzey yetkililerin katılımıyla açık, işbirliğine dayalı,
stratejik görüşmeler gerçekleştirilmiş, ardından 8 Mart’ta Bakan Fidan ve Bakan
Blinken bir araya gelmişlerdir.
Bakan Fidan ve Bakan Blinken, ortak hedeflerin
ilerletilmesi ve ortaya çıkan küresel sınamaların ele alınmasına imkan veren,
sonuç odaklı, ileriye dönük, ikili pozitif gündeme bağlılıklarını
yinelemişlerdir.
İki Bakan Türkiye-ABD ilişkilerinin bölgesel öncelikler,
terörle mücadele, savunma işbirliği, ekonomik büyüme, ticaret, enerji güvenliği
ve iklim değişikliği ile insanlar arası bağlar dahil olmak üzere çeşitli
alanlarda güçlendirilmesini ele almıştır.
Bakan Fidan ve Bakan Blinken, Rusya’nın kabul edilemez
savaşı karşısında Ukrayna’nın egemenliği ve toprak bütünlüğüne ilişkin Türkiye
ve ABD’nin desteğini yinelemişlerdir. Amerika Birleşik Devletleri, kısa süre
önce duyurulan Mayın Karşı Tedbirleri Görev Grubu ile tahıl sevkiyatı ve diğer
uluslararası ticaret için hayati önem taşıyan güvenli rotaların
kolaylaştırılması da dâhil olmak üzere Türkiye’nin Karadeniz’deki çabalarını
memnuniyetle karşılamaktadır.
Bakan Fidan ve Bakan Blinken Gazze’de devam eden krizi
ele almış ve diplomatik faaliyetlerini değerlendirmişlerdir. Taraflar,
çatışmanın sona erdirilmesine yönelik bir yol bulunması ve insani krizin derhal
üstesinden gelinmesinin önemini vurgulamış, ayrıca iki devletli kalıcı bir
çözüme olan bağlılıklarını bir kez daha teyit etmiştir.
Bakan Fidan ve Bakan Blinken terörizmin her türü ve
tezahürüyle mücadele edilmesi gerektiğini yinelemişlerdir. Türkiye ve ABD,
Stratejik Mekanizma kapsamında, ulusal güvenliklerine tehdit teşkil eden
terörizme karşı işbirliğini artırmak, organize suç ve uyuşturucu kaçakçılığına
karışan şebekeleri ele almak amacıyla Türkiye-ABD Terörle Mücadele
İstişarelerini yeniden başlatmıştır.
Bakan Blinken, ABD’nin Türkiye’yi ve Türk çıkarlarını
hedef alan terör örgütü PKK, DHKP-C ve DEAŞ’ı kınadığını yinelemiştir. Türkiye
ve ABD, DEAŞ’ın Suriye ve Irak’ta kalıcı olarak yenilgiye uğratılması yönündeki
ortak kararlılıklarını yinelemiş ve Afrika ve Orta Asya’da bulunan DAEŞ ve El
Kaide bağlantılı örgütlerin oluşturdukları tehdide karşı işbirliğini ele
almışlardır.
Bakan Fidan ve Bakan Blinken, Suriye krizini tüm
yönleriyle ele almışlar ve Türkiye ile ABD’nin BM Güvenlik Konseyi’nin 2254
sayılı kararı çerçevesinde Suriyelilerin önderliğinde, Suriyelilerin
sahiplendiği bir siyasi sürece olan bağlılıklarını tekrarlamışlardır. Türkiye
ve ABD, DEAŞ bağlantılı tutukluların ve Suriye’nin kuzeydoğusunda yerlerinden
edilmiş kişilerin, rehabilite edilebilecekleri ve kendi toplumlarına yeniden
entegre edilebilecekleri, gerektiği şekilde adalete teslim edilebilecekleri
menşe ülkelerine geri gönderilmelerinin önemini yinelemiştir.
İki taraf ayrıca, artan ekonomik ve güvenlik işbirliği
yoluyla bölgesel istikrar ve bağlantılar kurulması ihtiyacı da dâhil olmak
üzere Orta Doğu ve Afrika’ya ilişkin daha geniş kapsamlı konuları ele almıştır.
Bakan Fidan ve Bakan Blinken Doğu Akdeniz’deki durumu ele
almış ve istikrarın ve iletişim kanallarının korunmasının önemini
vurgulamıştır. Bakan Blinken, 2023 Aralık ayında Atina’da düzenlenen Beşinci
Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi ve Türkiye-Yunanistan Dostane İlişkiler ve İyi
Komşuluk Bildirgesi’nin imzalanması da dâhil olmak üzere Türkiye ve Yunanistan
arasında süregelen temasları memnuniyetle karşılamıştır.
Güney Kafkasya konusunda Bakan Fidan ve Bakan Blinken,
Azerbaycan ve Ermenistan arasında dengeli ve kalıcı bir barış anlaşmasının
teşvik edilmesi için birlikte çalışma taahhüdünde bulunarak, böyle bir
anlaşmanın bölgesel istikrar, işbirliği ve refahı teşvik edeceği konusunda
mutabık kalmışlardır.
Bakan Fidan ve Bakan Blinken, Washington’da yapılacak 75.
NATO Zirvesi öncesinde, mevcut tehditler ve zorluklar karşısında NATO içindeki
koordinasyon ve dayanışmayı güçlendirmenin yollarını ele almışlardır. İki
Bakan, Müttefikler olarak kolektif savunmaya ve NATO’nun Açık Kapı Politikasına
olan köklü bağlılıklarını bir kez daha teyit etmiştir. NATO’nun en büyük iki
silahlı kuvveti olarak her iki taraf da taahhütlerin yanı sıra kabiliyetleri
geliştirmek, birlikte çalışabilirliği sağlamak ve kolektif güvenliğin gücünü
arttırmak için yeniden tesis edilen iki yönlü savunma ticareti ilişkisinin
önemini yinelemiştir. İki Bakan, İsveç’in 32.NATO müttefiki olarak teşkilata
katılımını ve bu katılımın İttifakı ve Avrupa-Atlantik güvenliğini
güçlendirecek olmasını memnuniyetle karşılamıştır.
Bakan Fidan ve Bakan Blinken, ileriye dönük olarak,
Türkiye-ABD güvenlik ilişkisini, stratejik zorluklar ve fırsatlarla başa çıkmak
için iki ülkenin önemli yeteneklerini ve teknolojik yeniliklerini geliştirecek
şekilde dönüştürme fırsatlarını ele almışlardır. Bu kapsamda iki Bakan, 2024
yılında Türkiye- ABD Savunma Ticareti Diyaloğu toplantısının yapılacağını ve
iki ülkenin savunma sanayi işbirliğini ilerletme fırsatlarını
değerlendireceğini duyurmuştur.
Bakan Fidan ve Bakan Blinken, Türkiye-ABD ikili
ticaretinin devamlı büyüme göstererek 30 milyar Doların üzerinde gerçeklemiş
olmasından memnuniyet duymuşlardır. İki Bakan, ekonomik işbirliğini genişletmek
ve derinleştirmek üzere, 4 Mart’ta Türkiye’de düzenlenen Dijital Diyalog gibi,
mevcut ikili forumları geliştirmenin önemini bir kez daha teyit etmiştir.
İki taraf, gelişmekte olan ülkelerdeki altyapı için
yüksek standartlar oluşturmak üzere Küresel Altyapı ve Yatırım Ortaklığı
kapsamındaki finansman fırsatlarından yararlanılmasını ele almıştır. Taraflar,
Türkiye Cumhuriyeti Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ve ABD Enerji
Bakanlığı’nın eşbaşkanlığında, Türkiye ve ABD Dışişleri Bakanlıklarının
katılımıyla başlatılacak Enerji ve İklim Diyaloğu’nu desteklediklerini beyan
etmişlerdir. Enerji ve İklim Diyaloğu, her iki ülkede enerji güvenliği ve
enerji dönüşümü ile iklim değişikliği alanında işbirliğini geliştirecektir.
Taraflar, özellikle net sıfır hedefleri ışığında, en yüksek emniyet, güvenlik
ve nükleer silahların yayılmasını önleme standartlarına uygun olarak
geliştirilen konvansiyonel ve Küçük Modüler Reaktörler gibi sivil nükleer
enerjinin artan önemini kabul etmişler ve Türk ve ABD kamu ve özel sektörlerini
bu alanda işbirliği fırsatlarını araştırmaya ve somut öneriler geliştirmeye
teşvik etmişlerdir.
Bakan Fidan ve Bakan Blinken, ayrıca insanlar arası
ilişkileri ikili ilişkilerin temel direklerinden biri olarak kabul etmişlerdir.
Bu yıl, 75. Yıldönümü olan ABD-Türkiye Fulbright programı bu bağın bir
göstergesidir.
Taraflar, 2020 Kültür Varlıkları Anlaşması’nın yürürlüğe
girmesinden bu yana 72 Türk kültürel ve tarihi eserinin Türkiye’ye iade edilmiş
olmasını, ortaklığımızın gücü açısından bir referans noktası olarak kabul
etmişlerdir.
Bakan Fidan ve Bakan Blinken ortak hedefleri ilerletmek
üzere olumlu, ileriye dönük, stratejik bir vizyon oluşturmak için Stratejik
Mekanizmayı kullanma fırsatını memnuniyetle karşılamışlardır.
Taraflar Türkiye-ABD stratejik ilişkilerinin ilerlemeye
devam etmesini dilemekte ve ikili temasların artmasından memnuniyet
duymaktadırlar.”
