toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Ekonomiye ilişkin “Milletin geliri eriyor; Diğer yanda, bir
avuç havuz müteahhidinin milletin hazinesinden alacağı katlanarak artıyor”
değerlendirmesini yapan Öztrak şunları söyledi:
‘Dolar karşısında geliri erimeyen, aksine katlanan imtiyazlı
bir kesim var’
“Erdoğan seçimlerden önce ne diyordu, ’24 Haziran’da bu
kardeşinize yetkiyi verin, ondan sonra şunla bunla nasıl uğraşılır görün.’
Gerçekten gördük. Erdoğan’ın damadını Hazine ve Maliye Bakanı yaptığı 10 Temmuz
2018’de 1 dolar, 4 lira 53 kuruştu. Dün itibariyle 7 lira 27 kuruşu gördük.
Damat iş başına getirildiğinde, en büyük banknot olan 200 lira ile 44 dolar
alabiliyorduk. Şimdi aynı banknot ancak 28 dolar ediyor. Maşallah iyi
uğraştınız paramızı pul ettiniz. Yine damat iş başına geldiğinde asgari ücret
354 dolardı. şimdi 322 dolara düştü. Milletin hem geliri hem de parasının satın
alma gücü dolar karşısında gün görmüş kar gibi eriyor. Ama dolar karşısında
geliri erimeyen, aksine geliri katlanan imtiyazlı bir kesim var. Gelirleri
döviz ile garanti edilmiş, araba geçsin geçmesin, uçak insin inmesin, hasta yatsın
yatmasın, dolarları, euroları milletin kesesinden tıkır tıkır ödenen bir avuç
havuz müteahhidi. Bir yanda, milletin geliri eriyor; Diğer yanda, bir avuç
havuz müteahhidinin milletin hazinesinden alacağı katlanarak artıyor. Bu
mübarek Ramazan ayında milletimize soruyoruz: Adalet bunun neresinde? Vicdan
bunun neresinde? İnsaf bunun neresinde?
Biz bunları sorunca cevap hazır: Eyy ce ha pe! Vatanı
böldürmeyeceğiz, ezanı susturmayacağız, bayrağımızı indirmeyeceğiz. Şimdi de
tutturdular, Londra merkezli finansal kuruluşlar Türk lirasına saldırıyormuş.
İyi de Türk lirası sadece dolar, euro, sterlin karşısında değer kaybetmiyor ki.
Türk lirası, son iki haftadır, Güney Afrika Randına, Endonezya Rupisine,
Meksika Pezosuna, Malezya Ringitine, Rus Rublesine karşı da değer kaybediyor.”
‘TFF devlet içinde ayrı bir devlet mi?’
Öztrak, hükümetin salgından çıkışta ikinci bir dalgaya neden
olmamak için ‘sorumlu bir çıkış stratejisi’ izlemek zorunda olduğunu söyledi.
Öztrak, liglerin başlamasını ve AVM’lerin açılmasını eleştirerek şunları
kaydetti:
“Bunun için ‘bilimsel gerçeklere riayet’ ve ‘karar sürecinde
şeffaflık’ gerekmektedir. Biz, Bilim Kurulu’nun yeni uzmanlık ve yetkinliklerle
takviye edilmesi gerektiğini söyledik. Bilim Kurulu, çıkış stratejisini sektör
bazında belirlemelidir. Ancak son açıklamalara göre, bu konuda bir başıbozukluk
var. Sağlık Bakanı, Türkiye Futbol Federasyonu’nun 12 Haziran’da ligleri
yeniden başlatmasında, bakanlığının ya da Bilim Kurulu’nun herhangi bir öneri
veya katkısının olmadığını ifade etti. Türkiye Futbol Federasyonu kendi özgür
iradesiyle ligleri başlatma kararı alıyormuş.”
Öztrak şöyle devam etti:
“Türkiye Futbol Federasyonu devlet içinde ayrı bir devlet de
bizim mi haberimiz yok? Eğer salgından çıkış böyle yönetilecekse, isteyen
istediği gibi kendi özgür iradesine göre hareket edecekse bilim kurulu neden
var, siz neden varsınız? Yarın restoran, eğlence mekânları ve kafe sahipleri
‘kendi özgür iradeleriyle’ işe başlamak isterse ne diyeceksiniz? Diğer bir
garabet de saray hükümetinin salgında çıkış stratejileri kapsamında, AVM’lerin
11 mayıs tarihinde açılacağını açıklaması oldu. Bu kararın ardından çok sayıda
Bilim Kurulu üyesi AVM’lerin çok erken açıldığını ifade ettiler. Sağlık
Bakanı’nın ‘bunları biz kapatmadık ki, biz açalım’ gibi muğlak ifadelerinden,
kararın Bilim Kurulu’nun saray hükümetine yaptığı tavsiyeler arasında olmadığı
ortaya çıktı.”
Salgının ilk evresinde işe giderken ya da zaruri
ihtiyaçlarını karşılamak için sokağa çıkmak zorunda kalan vatandaşlara verilen
para cezalarının affedilmesini, iş yapamayan şoför esnafından da Motorlu
Taşıtlar Vergisi’nin alınmamasını isteyen Öztrak, bütçenin imkanlarının
toplumun kırılgan kesimlerini ayakta tutacak şekilde kullanılması gerektiğini
anlattı.
Öztrak, Yükseköğrenim Kurumları Sınavı’nın (YKS) tarihinin
25-26 Temmuz olarak kalması gerektiğini belirterek, zaten zor bir dönemden
geçen gençlerde yeni travmalara neden olunmamasını istedi.
‘Rüşvet skandalının üstü örtülecek mi?’
CHP Sözcüsü, Serik Belediyesi’nde yaşanan ‘rüşvet’ olayına
ilişkin olarak da konuştu. Öztrak, “Kültür ve Turizm ile Dışişleri bakanlarının
huzurunda bir rüşvet skandalı patladı. Savcılar ve İçişleri Bakanlığı bu konuda
devreye girecek mi? Yoksa bu skandalın da üstü örtülecek mi?” diye sordu.
Öztrak daha önce sorduklarının soruların cevabını da
alamadıklarını hatırlatarak bunları tekrar etti:
1- Bu yılın başından beri topladığınız, borç aldığınız,
bastığınız toplam 537 milyar lira ve İşsizlik Sigortası Fonu’ndaki 132 milyar
lirayı nerelere kullandınız?
2- S-400 füzelerini ne zaman aktive edeceksiniz?
3- Katarlılara peşkeş çektiğiniz, Sakarya Tank Palet
Fabrikası’na yapılacak dediğiniz 50 milyon dolarlık yatırım yapıldı mı,
yapılmadı mı?
4- Nisan ayında Osmangazi ve Yavuz Sultan Selim köprüleri
için bütçeden 2 milyar 720 milyon liralık garanti ödemesi yapılması gerekiyordu.
Bu ödemeler yapıldı mı, yapılmadı mı?
