Rasthaber – İmam Hamanei bugün; Dışişleri Bakanı, Bakanlık yetkilileri, büyükelçiler ve maslahatgüzarlarını kabul ettiği görüşmede, ulusal çıkarın korunması ve karşılanmasını dış politikanın esas hedefi olarak niteledi. Gerçek devrimci ruh, akıl ve hedefli diplomasi ile dış ilişkileri geliştirmenin ve nizamın güç unsurlarını diplomasi ve politika kazanımları için bir dayanak haline getirmenin mümkün olduğunu kaydetti.
İslam İnkılabı Rehberi konuşmasında, İslam ve İran'a karşı oluşan büyük cephe ve mevcut duruma temasla; “İran milletinin hakkaniyetini diplomatik çaba ile savunmak; ulusal ve tarihi iftihar içermektedir” dedi.
Cumhurbaşkanı'nın Avrupa'ya son ziyareti sırasında yaptığı "İran petrolü ihraç edilmezse bölgede hiçbir ülkenin petrolü ihraç edilmeyecek" açıklamasının önemli bir söz olduğunu ve nizamın politika ve yaklaşımını gösterdiğini ifade eden İslam İnkılabı Rehberi; Dışişleri Bakanlığı'nın görevinin cumhurbaşkanının bu tür pozisyonunu ciddiyetle takip etmek olduğunu beyan etti. Bazılarının yanlış yere diplomasinin ideolojiden ayrılması gerektiğinden söz ettiklerini, oysa ideolojik diplomasinin hiçbir sorunu olmadığını ve ideoloji ile ulusal çıkarların birbirine ters düşüğü telkinin doğru ve mantıklı olmadığını vurguladı.
İmam Hamanei; Batılı devletlerin tavır ve politikalarındaki ideolojiye işaretle, Amerikalılar'ın açıklamalarında defalarca onların ideolojisinin ta kendisi olan "Amerikan değerleri" ibaresini kullandıklarını, Avrupalı ülkelerde de ideolojik düşüncelerin onların siyasi faaliyet ve hareketlerine hakim olduğunu, dünya ile akıllı, hedefli ve mantıklı irtibatın nizamın İslami bakışından kaynaklandığını ve ideolojik diplomasi ile bire bir örtüştüğünü kaydetti. beyan etti.
Düşmanların durmadan sürdürdüğü psikolojik savaş konusuna işaretle, yabancıların suçlamalarına mantıklı ve kati şekilde yanıt verilmesi gerektiğini,düşmanların psikolojik savaşının gündeminde sürekli İran'ın bir olumsuz meseleyle güçlendiğine temas eden İmam Hamanei, "Bu hedefin gerçekleşmesi için İran korkusu, İran düşmanlığı, İran'dan uzak durulması, demokrasi ihlali, özgürlük olmaması ve insan hakları ihlali" sürekli şekilde yabancıların propagandasında tekrarlanıyor" ifadelerini kullandı.
Avrupalılar ve Batılılar'ın sömürgecilik dönemlerinde işledikleri cinayetlerini, Batı'da demokrasinin belli merkezlerin görüşü veya kurallarıyla sınırlı olması, ABD'de ve bazı Avrupalı ülkelerde parti diktatörlüğü ve de Batılılar'ın Yemen halkının katliamında Suudiler'le işbirliği dahil şimdiki cinayetlerine işaretle, Batılar'ın insan hakları ihlalinde örnek ve simge oldukları halde, utanmadan sıkılmadan bazen İran'ı hakaret edercesine suçladıklarını kaydetti.
Ülke sorunlarının ABD ile müzakere ve ilişki yoluyla çözümleneceği tasavvurunu "açık bir hata" olarak niteleyip, ABD'nin sorununun İslam nizamının bizzat kendisiyle olduğunu, ayrıca Afrika, Asya ve Latin Amerika'da ABD ile ilişkisi olan ancak birçok sorunla karşı karşıya kalan ülkelerin sayısının da fazla olduğunu hatırlattı.
ABD'nin İran'a karşı derin düşmanlığına temasla, Amerikalıların İran'da İnkılap öncesindeki konum ve yerlerine geri dönmek istediklerini ve bundan azına da razı olmadıklarını kaydetti.
ABD'nin İran'ın nükleer ve zenginleştirme gücüne ve de bölgesel varlığına karşı çıkmasının da onların İslami nizamın iktidar unsurlarıyla derin düşmanlığından kaynaklandığını hatırlatarak, bölgesel varlığın İran'ın kudret ve güvenlik unsurlarından ve ülkenin stratejik gerisi sayıldığını kaydetti.
Ülke yetkililerinin sıklıkla ABD'nin güvenilmez olduğuna dair açıklamalarına da dikkat çeken İslam İnkılabı Rehberi, Amerikalılar'ın sözü şöyle dursun attıkları imzalarına bile güvenmemek gerektiğini, bu nedenle ABD ile müzakerenin hiçbir faydası olmadığını ifade etti.
Amerikalı yetkililerin İran milletinin yeteneği ile ilgili son sıralarda bulundukları itiraflarına temas eden İmam Hamanei; İranlılar'ın yeteneğinin dünya ortalamasından yüksek olduğuna yıllar önce vurgu yaptığını hatırlatarak, bu gerçeğin önemli bir yerli kapasite olduğunu, nitekim iman, cesaret, fedakarlık ve değerlerle milletin onur duyması, İran'ın önemli kabiliyetinden sayıldığını belirtti.
