aralarında İran’ın da bulunduğu bölge ülkelerinin katılımıyla Ürdün’de başladı.
Bu konferansa Ürdün, Suudi Arabistan, BAE, Kuveyt, Katar,
Mısır, Umman ve Bahreyn gibi Arap ülkeleri ile İran, Fransa ve Türkiye gibi
diğer ülkelerin yetkilileri katıldı.
Bu konferansta, bölgesel sorunların çözümü amacıyla yapıcı
diyalog sürecini güçlendirmeye yönelik çözümler ve Irak’ın katılımı ve komşu
ülkeler ve dost ülkelerle ekonomik işbirliği için uygun koşulların sağlanması
görüşülecektir.
Ürdün: 2. Bağdat Konferansının amacı Irak’ın güvenliğini
ve refahını garanti altına almaktır
Ürdün’ün ev sahipliğinde düzenlenen 2. Bağdat Konferansının
açılışını yapan Ürdün Kralı 2. Abdullah, katılımcıları selamlayarak, bu
konferansın Irak’ın Ürdün için özel konumunu gösterdiğini vurguladı.
Kral 2. Abdullah şunları söyledi: ‘Bu toplantı, geçen yıl
Bağdat’ta işbirliği ve ortaklık için yapılan görüşmelerde başlayan süreci devam
ettirmek adına bir fırsattır ve Irak’ın kalkınma ve refahı sağlama, güvenlik ve
istikrarı güçlendirme ve ülkenin toprak egemenliğine saygı duyma çabalarını
destekleme konusunu yeniden vurgulamaktadır.
Bu ülke, bölgenin istikrara, adil ve kapsamlı barışa ve
özellikle ekonomik ve kalkınma sektörlerinde bölgesel işbirliğine, yoksulluk ve
işsizlikle mücadeleye ihtiyacı olduğuna inanmaktadır ve bunların tamamı toplu
bir işbirliğini gerektirmektedir.’
Kral 2. Abdullah, özellikle Irak, Ürdün ve Mısır arasındaki
üçlü işbirliği çerçevesinde Ürdün’ün Irak ve diğer bölge ülkeleri ile enerji,
sanayi ve ulaştırma sektörleri dâhil olmak üzere işbirliği projelerinin önemine
değindi ve şunları söyledi: ‘Bölge, her geçen gün daha karmaşık hale gelen
birçok zorlukla karşı karşıyadır.
Irak’ta bölgesel istikrarın temel direği olan güvenlik,
refah ve istikrarın sağlanması ve ortak çıkarlara hizmet edilmesi amacıyla
düzenlenen bu konferansta, bu alandaki iş birliğinin artarak devam etmesini
umut ediyorum.’
El Sudani: Irak, susuzluk nedeniyle varoluşsal bir
tehditle karşı karşıyadır
Ürdün Kralı’nın ardından konuşan Irak Başbakanı El-Sudani,
şunları söyledi: ‘Bugün Amman’da toplandık ve ilişkileri güçlendirmeye ve
genişletmeye doğru ilerlemeyi umut ediyoruz. Bağdat konferansının kuruluş fikri
Irak’ın ortaklığı güçlendirme arzusunu gösteriyor.
Hükümetimiz, ortak çıkarlara dayalı bölgesel ve uluslararası
ortaklıklar kurmak amacıyla açık bir yaklaşım benimsemektedir.
Ortak sanayi bölgeleri oluşturarak tüketen ülkelerden üreten
ülkelere dönüşmek için birlikte çalışıyoruz, yolsuzlukla en üst düzeyde
mücadele için bir kampanya başlattık.
Kardeş ve dost ülkelerden Irak’ın yağmalanan mallarının
iadesi ve bu ülkelerde yaşayan aranan kişilerin teslim edilmesi konusunda bize
yardımcı olmalarını istiyoruz. Irak susuzluk nedeniyle varoluşsal bir tehditle
karşı karşıyadır. Türkiye ve İran’daki komşularımızla ciddi bir şekilde
işbirliği yapmak ve sınır ötesindeki su kaynaklarının ortak yönetiminin en iyi
yolunu bulmak istiyoruz.’
Macron: Fransa, Irak ile dengeli ilişkiler kurma konusuna
bağlıdır
Fransa Cumhurbaşkanı Macron bu konferansta şunları söyledi:
‘Irak’ın istikrarını garanti altına almak istiyorsak komşularıyla sorunlarını
çözmeliyiz. Fransa Irak’la dengeli ilişkiler konusuna bağlıdır. Bölge
ülkeleriyle enerji bağlantı projelerini destekliyoruz.
Zirveye katılan ülkelerin hepsi Irak’ta ve bölgede güvenlik
ve istikrarı sağlamaya çalışıyor, bu bölgenin ilerleme potansiyeli yüksek,
bizim güvenlik ve istikrarımız sizin güvenlik ve istikrarınızla bağlantılıdır.
Rusya-Ukrayna savaşı sonrası güvenlik alt üst oldu, umarım
bu zirve pratik planlara vesile olur.’
Emir Abdullahiyan: Irak ve Suriye’nin yanında durduk
İran Dışişleri Bakanı Emir Abdullahiyan, Bağdat
konferansında şunları söyledi: ‘Ülkemizin güvenlik ve istikrarını bölgenin
güvenlik ve istikrarına bağlı olarak görüyor, Irak ve Suriye’nin yanında yer
alıyoruz.
İran, Irak’ın istikrarını ve birliğini her zaman
desteklemektedir. Şehit General Kasım Süleymani ve Ebu Mehdi el-Mühendis’in
cihadı ve mücadelesi bölge halklarının hafızasında kalacaktır. İran, tüm bölge
ülkeleriyle işbirliğine hazırdır.’
Kuveyt: Arap ülkeleri Irak’ın bölgedeki etkin rolünü
canlandırmak istiyor
Kuveyt Başbakanı Ahmed Nevaf el-Ahmed es-Sabah bu
konferansta şunları söyledi: ‘Uluslararası toplum Irak’ın istikrarını
önemsiyor.
Arap ülkeleri, Irak’ın konumunun ve öneminin farkında ve bu
ülkenin bölgedeki etkin rolünü yeniden canlandırmak istiyor.
Irak ile elektrik şebekesi bağlama anlaşması, Irak’ın rolünü
ve önemini canlandırma çabalarına bir örnektir.
Irak ve Bahreyn’in güvenliği ayrılmaz bir bütündür. Irak’a
her alanda destek olmak için çalışıyoruz.
Irak Başbakanı Muhammed Şiya el-Sudani’nin Kuveyt’i
ziyareti, iki ülke arasındaki ilişkileri geliştirme çabasının açık bir
göstergesidir.’
Bahreyn: Irak’ın iç işleri konusunda herhangi bir dış
müdahaleye karşıyız
Bahreyn Dışişleri Bakanı Abdullatif bin Rashid el Zayani bu
konferansta şunları söyledi: ‘Irak’ı destekleyecek bir anlaşmaya varmayı
umuyoruz.
Irak’ta istikrar ve güvenliğin sağlanmasına yönelik tüm
çabaları destekliyoruz. Biz her zaman, Irak ile işbirliğini güçlendirmek ve
Irak’ın bölgedeki rolünü canlandırmak istiyoruz. Irak’ın güvenliği bölgesel
istikrarın temel dayanağıdır. Irak’ın iç işleri konusunda herhangi bir dış
müdahaleye karşıyız.
Elektrik bağlantısının Irak için önemli bir ekonomik
getirisi var.
Irak’ın yasa oluşturma ve terör örgütlerini ortadan kaldırma
çabalarını tam olarak destekliyoruz.’
Suudi Arabistan: Elektrik şebekesinin Irak’a bağlanmasını
destekliyoruz
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan bu
konferansta şunları söyledi: ‘Suudi Arabistan, Irak Başbakanı Sudani’nin
zorluklarla mücadele çabalarını destekliyor.
Suudi Arabistan, tarihi konumuna geri dönmesi için Irak’ın
yanında yer alıyor ve Irak ile özellikle ticari sektörlerde ve iki ülkenin
elektrik şebekelerini birbirine bağlamada iş birliğini sürdürmek istiyor.
Arabistan, Irak’la yeni işbirliği ufukları açmaya kararlıdır
ve Irak’ı ekonomik olarak desteklemek ve bu ülkenin kalkınması için hiçbir
çabadan kaçınmayacaktır.
Suudi Arabistan, Irak topraklarının herhangi bir yerindeki
herhangi bir saldırıyı kınamakta ve Irak’ın bölgesel ve küresel rolüne geri
dönmesini memnuniyetle karşılamaktadır.’
