WSJ: Ayetullah Hamanei Obama’yı tahkir etti

rasthaber

RASTHABER-Amerikan’ın önde gelen gazetelerinden Wall Street Journal, Ayetullah Hamanei ABD’nin oyununun farkına vardı,  İran cumhurbaşkanına yazdığı son  mektup ve  füze denemesi yaparak  bu oyunu bozdu ve Amerika’yı  küçümsedi, diye kaydetti.WSJ şu hususlara dikkat çekti:İran’ın yeni bir balistik füze denemesi yapması BMGK 2231 nolu kararını çiğnemek anlamına  gelir. Çünkü bu karar İran’ı en az sekiz yıl boyunca balistik füzelerle ilgili faaliyetlerden  menetmiştir. Bazı muhabirlere göre Ayetullah Hamanei’nin Cumhurbaşkanı Ruhani’ye yazdığı mektup nükleer anlaşmayı “ihtiyatlı bir biçimde onaylama” anlamı taşımaktadır, ama bu doğru değildir. İran liderinin  sözlerinden “nükleer anlaşmayı  reddettiği” sonucu anlaşılır. Çünkü açıkca ABD ve diğerlerinin ileri sürdüğü şartları  kabul etmesini  istemektedir.Ayetullah Hamanei’nin iki  isteği vardır; birincisi ABD ve AB’nin İran aleyhindeki ekonomik yaptırımları –geçici olarak askıya almalarını değil – tamamen kaldırmaları ve İran’ın anlaşmaya uymadığı bahanesiyle yaptırımları yeniden başlatma imkanını ortadan kaldırmalarını istemektedir. İkincisi ise  terörizmi desteklediği ve insan  haklarını çiğnediği bahanesiyle İran’ aleyhinde yaptırımlara son verilmelidir.Ayetullah Hamanei bu arada zenginleştirilmiş uranyumun  yurt  dışına çıkarılması, Erak ağır su reaktörünün değiştirilmesi  ve UAEK’nun bunu onaylaması konularındaki zaman cetvelini de değiştirmek istemektedir.WSJ gazetesinin kaydettiği  üzere ve İran içindeki şiddetli tartışmalar dikkate alındığında  İmam Hamanei,  Ruhani hükümetinin aksine nükleer görüşmelere hiç bir zaman iyimser yaklaşmamış ve nükleer görüşmelerde  verilen tavizler ve ABD’ye tanınan fırsatları onaylamamıştır. Varılan anlaşma konusundaki çekincelerini açıkça ifade etmiş ve anlaşmayı şartlı olarak onayladığını belirtmiştir.Ve yine Ruhani hükümetinin Batı ile ilişkileri iyileştirme  siyasetine asla  iyimser yaklaşmamış ve defalarca  nükleer görüşmeler dışında ABD ile başka herhangi bir konuda görüşme yapılmasını yasaklamıştır. Batı ise İran’ı yeniden kendi sultası altına çekmek için Ruhani hükümetine büyük bir fırsat olarak bakmaktadır. Başta ABD Dışişleri bakanı Kerry olmak üzere üst düzey Amerikan makamları ve düşünce kuruluşları İran’da  gelecek Şubat ayında yapılacak meclis seçimleri ve iki yıl sonra yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Ruhani-Refsancani cenahının kazanması için desteklenmeleri gerektiğini  sık sık dile getirmeleri dikkatlerden kaçmamaktadır.Ruhani hükümeti ve özellikle de Dışişleri Bakanı M.C. Zarif’in izlediği dış siyaset İran’da çeşitli çevrelerde şiddetle eleştirilmektedir.Suriye konusunda Viyana’da yapılan görüşmeler sonunda yayınlanan ortak bildiriyi İran’ın da kabul etmesi düşmana fırsatlar tanıyan ikinci bir nükleer anlaşma olarak değerlendirilmektedir. Bazı siyasi gözlemciler Zarif’in kazan-kazan temelli ilkesiz siyasetinin Suriye’de de direniş cephesini galip durumdayken ABD ve bölgedeki müttefikleri ve teröristlere yeni fırsat tanıyacğı olarak görmektedirler.Özellikle de teröristlerin baş destekleyicisi Suudi Krallığının baskılarıyla ortak bildiriye Suriye’de muteber bir rejimin kurulması doğrultusunda teröristler de dahil tarafların görüşme masasına oturmaları, yeni bir anayasa ve yeni seçimler düzenlenmesi maddesinin eklenmesi mevcut rejimi ve meydandaki savaşçıları tazyif olarak değerlendirilmektedir. Bu ise beş yıldan beri sürdürülen direnişe karşı bir başarı elde edemeyen ABD ve müttefiklerinin savaş meydanında elde edemediğini görüşme masasında elde etmesi demektir.

Bu Haberi Paylaş