Yemen’in 21 Eylül Devrimi: ABD ve Müstekbirlere Karşı Bir Halk Şahlanışı

Yemen’in 21 Eylül Devrimi; bağımlılığa, ABD ve Suudi Arabistan tahakkümüne karşı gelişen bir halk hareketiydi. Ensarullah’ın başat rol oynadığı bu devrim, Yemen’in bağımsızlık ve direniş çizgisini kökten değiştirerek bölgesel dengeleri yeniden şekillendirdi.

Devrimin Arka Planı ve Bağımsızlık Arayışı

2014 yılında Yemen halkı; Abdurrabbu Mansur Hadi hükümetinin kötü yönetimi, dış politikadaki bağımlılığı ve ülkenin zengin petrol ile doğalgaz kaynaklarından halkın mahrum bırakılması nedeniyle kitlesel protestolar başlattı. Bu gösteriler aynı yılın Eylül ayında zirveye ulaştı. Halk hareketi Ensarullah’ın başkent Sana’da kontrolü sağlamasıyla Mansur Hadi iktidardan çekildi ve ardından Suudi Arabistan’a kaçtı.

Yemen Ulusal Kurtuluş Hükümeti Başbakanı Abdülaziz bin Habtur, devrim öncesindeki tabloyu şu sözlerle özetlemektedir:

“21 Eylül Devrimi’nden önce ABD ve Suudi Arabistan büyükelçileri fiilen Yemen’in yöneticileriydi. Bu devrimin temel motivasyonu ABD hegemonyasına karşı çıkmak ve milli bağımsızlığı kazanmaktı. Eğer devrimci komitelerin askeri kurumları yeniden ayağa kaldırma kararı olmasaydı, Yemen ordusu dış müdahale başlamadan önce tamamen çökmüş olacaktı.”

Devrimden Suudi Koalisyonuna

21 Eylül Devrimi’nden yaklaşık altı ay sonra Suudi Arabistan; BAE dahil 17 ülkenin katılımıyla Yemen’e karşı askeri bir müdahale başlattı. Riyad yönetimi bu savaşı “meşruiyeti geri getirme” olarak tanımlasa da, direniş eksenine göre temel hedef; Suudi Arabistan ve ABD’ye bağımlı eski siyasi yapıyı yeniden tesis etmekti. Böylece Yemen mücadelesi, halkın iradesi ile dış güçlerin vesayeti arasında bölgesel bir hesaplaşmaya dönüştü.

Ensarullah’ın Kökleri: Mümin Gençler Birlikteliğinden Direniş Hareketi’ne

21 Eylül Devrimi’ni ve Ensarullah’ı anlamak için Kuzey ve Güney Yemen’in birleştiği 1990’lı yıllara bakmak gerekir:

  1. Mümin Gençler Forumu (Muntada al-Shabab al-Mu’min): 1990 yılında Muhammed Yahya Azzan, Abdülkerim Cedban, Ali Ahmed el-Razahi, Saleh Habra ve Abdülmelik el-Husi gibi isimler tarafından kuruldu. Muhammed Bedreddin el-Husi bu forumda “İran İslam Devrimi” dersleri verdi.
  2. Hak Partisi ve Seyyid Hüseyin el-Husi: Seyyid Hüseyin el-Husi, 1993-1997 yılları arasında Hak Partisi’nden milletvekili olarak mecliste yer aldı. Parlamentosunun ardından Mümin Gençler Hareketi’nin genel sekreterliğini üstlendi ve hareket zamanla onun liderliğiyle özdeşleşti.
  3. Slogan (Sarkha): 2001 yılında ABD’nin 11 Eylül bahanesiyle bölgeye yönelik müdahalelerine karşı Seyyid Hüseyin el-Husi meşhur sloganı ortaya attı: “Allah’u Ekber, ABD’ye Ölüm, İsrail’e Ölüm, Yahudilere Lanet, İslam’a Zafer.”

Saada Savaşı ve Seyyid Hüseyin’in Şehadeti

Eski Yemen Güvenlik Teşkilatı’ndan elde edilen belgelere göre, Ali Abdullah Salih’in Washington’da George W. Bush, Dick Cheney ve Colin Powell ile yaptığı görüşmelerin ardından 2004 yılında Saada’da Ensarullah hareketine karşı askeri operasyonlar başlatıldı.

88 gün süren çetin kuşatma ve çatışmaların ardından Seyyid Hüseyin el-Husi, 10 Eylül 2004’te Saada’nın Marran bölgesindeki Salman Mağarası’nda kuşatılarak şehit edildi.

  • Allame Bedreddin el-Husi: Zeydi düşüncesinin önemli alimlerinden olan Bedreddin el-Husi, Kum’da bir süre kalmış ve İmam Humeyni’nin fikirlerinden etkilenmiştir. Oğlunun şehadetinden sonra 80 yaşında Saada dağlarına çıkarak harekete liderlik etmiş, 2010 yılında 86 yaşında vefat etmiştir.
  • Seyyid Abdülmelik el-Husi: Liderliği devralmasıyla birlikte hareketi yerel bir yapıdan; askeri, siyasi ve bölgesel düzeyde aktör olan kurumsal bir güce dönüştürdü.

21 Eylül Devrimi, Yemen’in dış müdahalelere açık edilgen bir devlet konumundan, bölgesel direniş ekseninin ana merkezlerinden biri haline geldiği tarihi bir dönüm noktası olarak değerlendirilmektedir.

 

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın