Yemen’in Suudi Arabistan’ın Yeni İttifakına Yanıtı Değişmedi

Yemen Yüksek Siyasi Konseyi Üyesi, Suudi Arabistan öncülüğündeki deniz ittifakını “savaşın ve Yemen’e uygulanan ablukanın devamı için bir kılıf” olarak niteledi. Yetkili; “Bu ittifak ve Babülmendep’in askerileştirilmesi Suudi Arabistan’ın deniz taşımacılığı sorununu çözmez; krizin tek çözümü ülkemize uygulanan ablukanın kaldırılmasıdır” vurgusunda bulundu.

Suudi rejimi on yıldan fazla bir süre önce, Ensarullah’ı hızla mağlup etme iddiasıyla şamatalı bir ittifak kurarak Yemen’e karşı kapsamlı bir savaş başlatmıştı. Birkaç hafta içinde bitmesi planlanan bu savaş, Riyad’ın ilan ettiği hedeflere ulaşamadığı gibi; yıllar süren bombalamaların, ablukanın ve ağır siyasi-askeri maliyetlerin ardından bugün Yemen’i Kızıldeniz ve bölgedeki güvenlik denklemlerinin en etkili aktörlerinden biri haline getirdi. Yemen, caydırıcılık dengesini değiştirerek deniz güvenliği ve deniz taşımacılığı denklemlerini etkilemeyi başardı.

Şimdi ise Riyad, Kızıldeniz’in güvenliği için yeni bir ittifak kurulmasından bahsederken; Suudi tankerlerinin seyrüseferini kontrol altında tutan Yemenli yetkililer bu adımı geçmişteki başarısız politikanın bir tekrarı olarak görüyor. Sana yönetimi, Al-i Suud’un kurduğu askeri ittifakların krizin çözümü olmak bir yana, gerilimin dozunu daha da artıracağına inanıyor.

Fark Etmez

Suudi Arabistan’ın çok uluslu bir deniz ittifakı kurma çabalarına yanıt veren Yemen Yüksek Siyasi Konseyi Üyesi Abdulaziz bin Habtur, bu adımı Suudi Arabistan açısından faydasız, Yemen halkına yönelik askeri saldırganlığın ve ekonomik ablukanın devamı için bir kılıf olarak nitelendirdi. Riyad’ın Kızıldeniz ve Babülmendep Boğazı’nı askerileştirme çabalarına dikkat çeken Bin Habtur, bu girişimlerin ne Suudi gemilerinin güvenliğini sağlayacağını ne de mevcut denklemleri Suudi Arabistan lehine değiştireceğini vurguladı. Yemenli yetkili, geçmiş yıllardaki deneyimlerin askeri araçların ve ittifak arayışlarının krizi çözmediğini ve Yemen halkının iradesini kıramadığını gösterdiğini; bugün aynı politikanın tekrarlanmasının bölgedeki güvensizlik ve istikrarsızlığı tırmandırmaktan başka bir sonuç vermeyeceğini belirtti.

Sana’nın Çözüm Önerisi

Bin Habtur, Babülmendep Boğazı’nın uluslararası seyrüsefere açık kalmaya devam ettiğini ve medyadaki spekülasyonların aksine Yemen’in bu stratejik geçidi asla kapatmadığını vurguladı. Yemen güçlerinin eylemlerinin yalnızca Suudi Arabistan ile bağlantılı gemileri hedef aldığını belirten Bin Habtur, bunun yıllardır milyonlarca Yemenliyi insani krizle karşı karşıya bırakan geniş çaplı ablukaya verilmiş mütekabil (karşılıklı) bir yanıt olduğunu ifade etti. Bin Habtur’a göre bu durumu sona erdirmenin tek yolu, savaş gemileri göndermek ve yeni ittifaklar kurmak değil; ablukanın kaldırılması ve Yemen’e yönelik saldırıların durdurulmasıdır.

Riyad’ın Müttefiklerine Uyarı

Yemen Yüksek Siyasi Konseyi Üyesi, deniz ittifakı kurma amacıyla Riyad’daki toplantıya katılan ülkelere de uyarıda bulunarak, “Trump’ın sağmal ineğinin” askeri projelerine katılmak yerine bu ülkeyi Yemen’e uyguladığı ablukayı kaldırmaya zorlamaları gerektiğini söyledi. Bin Habtur: “Kendilerini Suudi Arabistan, ABD ve siyonist rejimin hedeflerine alet eden ülkeler, kendi gerçek çıkarlarıyla hiç ilgisi olmayan bir savaşa girmişlerdir. Çatışmaların genişlemesi halinde ilk kaybedenler bugün bu ittifaka katılan hükümetler olacaktır” dedi. Bin Habtur, gerilimin her türlü tırmandırılmasının bölge güvenliğini ve hatta küresel ekonomiyi olumsuz etkileyeceği konusunda uyarıda bulundu.

Riyad’ın İddiaları

Bu açıklamalar, Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı’nın 14 ülkenin genelkurmay başkanları ve temsilcileriyle gerçekleştirdiği toplantının ardından çok uluslu bir deniz savunma ittifakı kurma planını duyurması üzerine geldi. Riyad; bu girişimin uluslararası geçitleri korumak, deniz güvenliğini sağlamak ve küresel ticarete yönelik tehditlerle mücadele etmek amacıyla başlatıldığını iddia ediyor.

Yayımlanan bildiriye göre Suudi Arabistan, Kuveyt, Bahreyn, Katar, Pakistan, Türkiye, Mısır, Ürdün, (Yemen’deki) Müstefi/İstifa Etmiş Hükümet, Bangladeş, Nijerya, Sudan, Cibuti ve Somali bu savunma çerçövesinin oluşturulmasını destekledi ve komuta, operasyon ile ortak iş birliği mekanizmaları konusunda ön anlaşmaya vardı.

Yemen’in Yanıtı

Bu gelişmelerle eş zamanlı olarak Yemen Silahlı Kuvvetler Sözcüsü Yahya Seri de şu açıklamada bulundu:

“8 Suudi tankeri rotasını Ümit Burnu’na çevirmek zorunda kaldı. Suudi Arabistan’a yönelik deniz ablukası operasyonları sürecek ve Yemen güçleri imkân dahilindeki her yerde bu ülkeyle bağlantılı gemileri hedef almaya devam edecektir.”

Yemen halkına teminat veren Seri, silahlı kuvvetlerin abluka tamamen kaldırılana ve Yemen halkının hakları geri alınana kadar hiçbir çabayı esirgemeyeceğini bildirdi. Bu tutum, Sana’nın ilan ettiği “ablukaya karşı abluka” ilkesinin ve Sana Havalimanı ile Yemen limanlarına uygulanan kısıtlamalara verilen misilleme politikasının bir devamı olarak değerlendiriliyor.

Geçiş Ücreti Almıyoruz

Öte yandan Yemen Müzakere Heyeti Başkanı Muhammed Abdulsalam, Suudi Arabistan için güvenliği sağlamanın en kestirme yolunun saldırıları durdurmak ve Yemen ablukasını tamamen kaldırmak olduğunu vurgulayarak Riyad’ı bu politikanın sonuçlarıyla yüzleşmeye çağırdı.

Aynı zamanda Sana’daki İnsani Operasyonlar Koordinasyon Merkezi de Babülmendep’ten geçen gemilerden geçiş ücreti alındığına dair çıkan haberleri yalanlayarak bu boğazdan geçişlerin tamamen ücretsiz kalmaya devam ettiğini duyurdu. Yemenli yetkililer, eylemlerinin amacının küresel ticareti aksatmak değil; yıllardır milyonlarca Yemenliyi insani krizle baş başa bırakan ablukayı bitirmesi için Suudi Arabistan’a baskı kurmak olduğunu yineledi.

 

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın