saygın gazetelerinden Efimerida ton Sintakton, Ege Denizi’nde göçmenlerin yasa
dışı şekilde Türkiye kıyılarına geri itilmesi meselesiyle ilgili yeni bilgi ve
kanıtları gündeme taşıdı.
TANINMAMAK İÇİN MASKE
Gazetenin ilgili yeni haberinde Yunanistan’ın Özel
Operasyonlar Ekibi, Denizaltı Misyon Birimi ve Özel Görev Grubu mensuplarının,
mültecilerin cep telefonlarındaki çekimlerde tanımlanmamak için maske takarak
Ege’de Yunanistan Sahil Güvenlik Kuvvetleri’nin mültecilerin Türkiye kıyılarına
geri yönlendirilmesi bilgisi öne çıkıyor.
Birçok Avrupa medya kuruluşunun aylar boyunca süren
araştırması özel kuvvetler mensuplarının Atina’dan sözlü emirler alarak Ege’de
hareket ettiklerini gösteriyor. Türkiye kıyılarına geri itilme operasyonlarının
uluslararası hukuk ile bağdaşmadığı için Atina özel kuvvetlere söz konusu
operasyonlar için yazılı emir vermekten kaçınıyor.
BALKANLAR’DA DA DURUM AYNI
Efimerida ton Sintakton gazetesinin bugün Yunanistan’da
gündeme taşıdığı mültecilere yönelik yasa dışı faaliyetlerle ilgili dosyası Der
Spiegel, Lighthouse Reports, SRF, Rundschau, ARD Monitor, ARD Studio Wien,
Libération, RTL Croatia, Novosti ve Pointer gibi ünlü Avrupa medya kuruluşlarının
aylar boyunca süren bir araştırmasının bir ürünü.
Yeni araştırma Yunanistan’ın yanı sıra Hırvatistan ve
Romanya’da da mültecilerin karşılaştığı duruma ışık tutuyor. Hırvatistan’da
toplumsal olayları önleme grubunun en az dört maskeli silahlı polis memuru bir
grup mülteciyi Bosna Hersek topraklarına geri gönderirken büyük araştırmanın
bir başlığına dönüşüyor.
Araştırma ayrıca, Romanya’da güvenlik güçlerinin mültecileri
yasa dışı bir biçimde Sırbistan’a yönlendirdiğini kayıt altına aldı.
ÖZEL KUVVETLER EGE’DE
Efimerida ton Sintakton, Ege’deki yasa dışı operasyonlarla
ilgili olarak 10 Haziran 2021 tarihinde, öğle saatlerinde Ko (İstanköy)
açıklarında, Yunanistan’ın kara sularında bir grup Afganistanlı mültecinin
Yunanistan’ın Özel Kuvvetleri’ne mensup maskeli memurlarının mültecileri
Türkiye kıyılarına geri gönderdiğini hatırlatıyor.
Gazete Atina’nın özel kuvvetler mensuplarını ‘prosedür dışı
bir şekilde, sadece sözlü emir vermek suretiyle görev alanlarının dışında,
Ege’de yasa dışı bir eylem için kullandığı’ gerçekliğine dikkat çekiyor.
MİÇOTAKİS ARKA ÇIKMIŞTI
Efimerida ton Sintakton ayrıca, geçen hafta Yunanistan
Başbakanı Kiriakos Miçotakis ile yakın mesai arkadaşlarının Ege’deki yasa dışı
faaliyetlere dolaylı yoldan savunduğu görüşünü de öne çıkarıyor. Söz konusu
gündem hakkında New York Times’a konuşan Miçotakis, “Sınırlarımızı savunduğum
için özür dilemeyeceğim” demişti.
Miçotakis’in destek sunduğu Ege’deki operasyonlar için
Avrupalı medya kuruluşlarının yeni araştırmasına konu olan, Ege’de maskeli
memurların yer aldığı 15 operasyonunun videoları, Yunanistan’da halen görevde
olan üst düzey bir Sahil Güvenlik yetkilisiyle emekli bir yetkilinin dikkatine
sunuldu. İki yetkili, Avrupalı medya kuruluşlarının Ege’deki kayıtlarında
maskeli özel kuvvetler mensuplarının yanı sıra Sahil Güvenlik’in üç elit unsurunun
da bulunduğunu kabul etti
‘SUÇ TEŞKİL EDİYOR’
Yunanistanlı yetkili, özel kuvvetler üyelerinin, sık sık cep
telefonlarından video çeken mülteciler tarafından tanınmamak için maske taktıklarını
kaydetti. Ayrıca, bu tür operasyonlara katılmak için sözlü emir aldıklarını ve
bunun da görev ve kapsamlarının tamamen dışında olan yasadışı eylemler olduğu
için rahatsızlık yarattığına işaret etti.
Kaynak ayrıca “Bu operasyonlar için emirler her zaman sözlü
şekilde verilir. Bunlar suç teşkil eden eylemler. Özel kuvvetler bu
operasyonlara katılmaktadır. Bu onların işi. Çoğu bu durumdan memnun değil”
vurgusunda bulunuyor.
YUNANİSTAN SUÇLAMAYI REDDETTİ
Atina’dan yapılan açıklamada söz konusu suçlamalar
reddedildi. AB’den yapılan soruşturma çağrısının ardından Yunanistan’ın Göç
Bakanı Notis Mitarachi, “Suçlamaları sert bir şekilde reddediyoruz. Yunan
sınırı AB sınırıdır ve biz sınırı korumak için Avrupa ve uluslararası hukuk
çerçevesinde faaliyet gösteriyoruz” ifadelerini kullandı.
Yunan Bakan, AB’ye yasa dışı yollarla girmeye çalışan suç
çetelerinin Avrupa’yı hedef aldığını söyledi ve ‘ne insan kaçakçılığına karşı
odaklanmaya devam ettikleri için, ne de Avrupa’nın sınırlarını korudukları için
özür dilemeyi düşünmediklerini’ dile getirdi.
