vermeye başlayan okulların ne zaman açılacağı merak ediliyor. 17 Mayıs’tan
sonra sona erecek tam kapanmayla birlikte hükümet kanadından normalleşme
sinyalleri verilirken, öğrenci ve veliler okulların açılması için dört gözle
bekliyor.
Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Uzmanı ve
Bilim Kurulu üyesi Prof. Dr. Akın, yüz yüze eğitim için dikkat çeken
açıklamalarda bulundu.
Okulların kapatılmasının doğru olmadığını belirten Akın,
“Genellikle küçük yaş gruplarının bulunduğu 5-6-7-8 yaş grupları gibi ya da
1’inci ve 2’nci sınıflar gibi bunlarda çok büyük sıkıntı yok. Okullardaki en
büyük sorun, toplumda hastalık artmaya başladığı zaman öğrencilere doğru
gidiyor, öğrenciler de daha sonra evlerine götürmeye başlıyor. O yüzden
toplumdaki vaka sayısı yüksek olduğu taktirde öğrenciler tehdit altına giriyor.
Dolayısıyla enfekte olmaya başlıyorlar” dedi.
Prof. Dr. Akın, okulların açılmasının, mayıs ayının
sonlarına doğru mümkün olabileceğini belirterek, “Gidiş o şekilde oluyor; ama
tüm okullar, sınıflar değil; okulların küçük sınıfları 1’inci ve 2’nci sınıflar
gibi sınıfların açılması ki özellikle öğrencilerin okul disiplini kazanması
açısından çok önemli bu. Bunu yaparken de okullarda yeni vaka tespiti ile
ilgili hızlı testler kullanılabilir. Hızlı antijen testleri var. Bunlardan
güzel olanlar ya da yetersiz olanlar var. Özellikle seçilmiş antijen testleri
vasıtasıyla çocuklara testler yapılabilir. Bunları haftada bir hiç olmazsa
yaparak, okullardaki yeni vaka durumuna göre, okulun tehdit altında olup
olmadığını daha kolay ortaya koyabiliriz. Düzenli antijen testleri yapılarak
okulların sürdürülmesini sağlayabiliriz” diye konuştu.
Başta cenaze törenleri olmak üzere düğünlerde muhakkak
kalabalığın azaltılmasının sağlanması gerektiğini söyleyen Akın, “Geçen seneden
aldığımız ders, şunu gösteriyor; biz bunu bu sene de yaşadık. Cenazelerdeki
kalabalıklar, düğün ve nişanlardaki yapılan toplu o hareketler, eğlenceler
hastalığın kümeleşerek yayılmasına sebep oluyor ve o bölgeyi tehdit etmeye
başlıyor. Bir de yetmezmiş gibi düğünlerde farklı bölgelerden gelen insanlar
düğün sırasında enfekte olup, kendi bölgelerine gidiyorlar ve o bölgeyi tekrar
enfekte etmeye başlıyorlar. O yüzden düğün ve cenazelerdeki katılımın sınırlı
tutulması, kısıtlamanın sürdürülmesi gerekiyor” dedi.
Prof. Dr. Akın, toplumun yüzde 65-70’i aşılarla bağışık hale
getirilebilirse bazı kurallara dikkat etmek kaydıyla günlük tüm faaliyetlerin
yapılabileceğini kaydetti. Şu anda elde olan aşıların bir kısmının 16, bir
kısmının 18 yaşından küçüklere yapılmadığını söyleyen Akın, şöyle konuştu:
Bunların sayısı kabaca 20 milyon, diyelim. 20 milyon
düştüğünüz takdirde geri kalan yaklaşık olarak 65 milyon kişi var. Bunu, 65
milyonu erişkin kişi olarak düşünün.
Tüm toplumun yüzde 70’i, diye bakarsak bu da yaklaşık olarak
55-60 milyon yapıyor. 65-70 milyon insanı biz 2 doz aşıladıktan sonra Türkiye,
çok rahata erer.
Bunun zamanı aşı stokları, tedariki, uygulamalarıyla ve
toplumunda kurallara uyumu ile ilgilidir. Şu anda yaz döneminde biraz daha açık
alanlar olduğu için hastalığın bulaşma olasılığı, günlük yaşamda düğünler ya da
toplu etkinlikleri kastetmiyorum, açık alanda yaşam biraz daha fazla olduğu
için hastalıkta gerileme olacaktır.
Bu arada aşı müdahalesi ile de biz eylül-ekim aylarına da
daha rahat girebiliriz. Yeter ki insanlar aşılarını olsunlar. Zamanı geldiğinde
vakit kaybetmesinler.
Prof. Dr. Akın, vaka sayılarının düşebileceğini; ancak
oluşacak rahatlığın ‘yalancı rahatlık’ olacağını belirterek, şunları kaydetti:
Toplumda uygulanan özellikle kısıtlamalar nedeniyle ortaya
çıkan bir rahatlıktır. Bu kısıtlamaları kaldırırsanız aynı basılmış yay gibi
hop, diye vakalar yine zıplar.
Madem aşı programımız istediğimiz ölçüde hızlı gitmiyor o
zaman kısıtlamaların sürmesi lazım. Kalabalık alanları engelleyecek
kısıtlamalardır.
Kalabalıklaşmayı, vakit geçirmeyi artıracak alanları
engelleyecek kısıtlamalardır. O yüzden açık alanlarda bir problem yok. Bayram
sonrası vaka sayıları 10 bine düşebilir. 10 bin rakamı 60 binle karşılaştırınca
‘6 katı, ne kadar güzel’ gibi geliyor.
O yüzden de vaka sayısının muhakkak hiç olmazsa 1000’in
altına düştüğünde biz bir miktar rahatlarız. Bunu düşürmenin tek yolu,
vatandaşın bir kısmı kurallara uyuyor, bir kısmı uymuyor, bir kısmı çok bıkmış
durumda.
Kaynak:DHA
