güçlü olduğunu iddia ediyor, diğer yandan da ciddi siber saldırılara maruz
kalarak diğer alanlarda olduğu gibi bu alanda da ne denli kırılgan olduğunu
gözler önüne seriyor.
İngiltere merkezli Middle East Eye internet sitesi,
yayımladığı yeni raporunda siyonist rejim ‘İsrail’ istihbarat teşkilatını Kerem Ebusalim gümrük noktasından Gazze
Şeridi’ne giren sabit veya mobil
telefonların içine dinleme cihazı yerleştirdiğini bu telefonlar ile konuşan
herkesin konuşmalarının dinlenebildiğini ifşa etti. Bu haber sitesi siyonist rejim
istihbarat kaynağından naklen yüzlerce siyonist rejim askeri gücün gece gündüz
Filistinlilerin konuşmalarını gizlice dinlediklerini ileri sürdü.
Daha önce de farklı medya mecraları siyonist rejimin siber
casusluk olaylarını ve girişimlerini ifşa etmişti. Esasında siyonist rejim siber
casusluğu bir güç kaynağı, istihbarat kaynağı özellikle de siyasi şantaj
kaynağı ve aracı olarak kullanmaktadır.
Aslında siber casusluk ‘İsrail’ için bir güç kaynağıdır.
Çünkü bu araca başvurarak istihbari ve teknik gücünü göstermeye çalışıyor. Siyonist rejim casusluk araçları ve
yazılımlarını kullanarak özellikle Arap rejimleri başta olmak üzere diktatör
yöneticiler ile yakın ilişkiler kurmaya çalışıyor. Bu doğrultuda siyonist rejim gazetelerinden Marker şöyle
bir iddiada bulunmuştur:
” ‘İsrail’ iki
PEGASUS casusluk yazılımını BAE’ye verdi.
İlk yazılım Abu Dabi veliahdı Muhammed bin Zayid Nahyan ikinci yazılım
da Dubai Emiri ve başbakan Muhammed bin Raşid Maktum’a satıldı.
Siber casusluk tabii ki bir yandan da ‘İsrail’ için önemli
bir istihbari kaynaktır. Çünkü siyonistler
bu araçtan yararlanarak düşmanları hakkında bilgi topluyorlar. Bu araç özellikle de Direniş Gruplarına karşı
kullanılmaktadır. Siyonist Rejim İsrail
istihbarat teşkilatının Filistinlilerin konuşmalarını dinlemek de bu bağlamda
değerlendirilmelidir. İngiliz merkezli internet haber sitesi Middle East Eye’nin
raporuna göre siyonist rejim ‘İsrail’ için güvenlik tehdidi sayılan siyasi
aktivistler ayrıca kamuoyunun konuşmaları dinleniyor. Bundan güdülen amaç ise
Filistin toplumundaki fayları ve zayıf noktaları bulmaktır.
Siber casusluk ‘İsrail’in diğer ülkelerin şahsiyetleri ve
makamlarına karşı şantaj yapma aracı da sayılır. Son dönemde siyonist rejim ‘İsrail’in Pegasus
casusluk yazılımını kullanarak Batı ülkeleri makamlarına karşı bile şantaj
amaçlı kullandığına dair raporlar yayımlanmıştır. Bu tür girişimler gerekli zamanlarda siyaset
arenasında şantajların yapılması ve tavizlerin verdirilmesi doğrultusunda
olmuştur.
Bu alanda önemli olan bir başka husus da, ‘İsrail’in
casusluk kabiliyeti hususunda büyük iddialarda bulunsa da son günlerde siber
saldırılar karşısında kırılganlık yaşamasıdır.
Siyonist rejim ‘İsrail’e karşı siber saldırılar gerçekleştiren
gruplardan biri de Musa’nın Asası bilgisayar korsanlık grubudur. Musa’nın Asa’sı hacker grubu son dönemde
siyonist rejimin üç boyutlu haritaları, görüntüleri ve dosyalarına erişim
sağlayabildiğini ve gizli bilgileri de ele geçirdiğini duyurmuştur. Bu olayın ardından, siyonist rejim ‘İsrail’ gazetelerinden Yediot Aharonot siyonist rejim
makamlarından naklen ‘İsrail’in siber
saldırılara karşı hazırlıklı olmadığını belirtti. Siyonist rejim ‘İsrail’ genel
kurmay başkanı Avio Kuchavi de ‘İsrail’in
bu aşamadaki en önemli tehdidinin ekonomik ve medeni tesisler ve müesseselere
karşı siber saldırılar olduğunu itiraf etti.
Bu koşullardan yola çıkarak, siyonist rejim başbakanı
Neftali Bennet de bu rejimin siber
teknolojileri alanındaki son bir yıl özel sermaye miktarının 6 milyar dolara ulaşacağını ve bu rakamın
2020 yılın üç katı olacağını belirtti.
ParsToday
