Merkez Bankası Kendisine Ait Olmayan Dövizleri Satmaya Devam Ediyor

rasthaber
Rasthaber –  CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK), Genel Başkan Kemal
Kılıçdaroğlu başkanlığında toplandı.

Toplantıya ilişkin açıklamada bulunan Parti Sözcüsü Öztrak,
Türkiye’nin görülmemiş bir güven krizi ve çok ağır bir ekonomik buhran
yaşadığını belirtti.

Milli paranın dünyanın tüm para birimleri karşısında pul
olduğunu ifade eden Öztrak, milletin yıllarca çalışıp, biriktirdiği alın
terinin heba edildiğini ve milli varlıklarının değerinin “beş
paralık” olduğunu savundu.

‘Neden Türk lirası, euro karşısında son bir yılda yüzde
54 değer kaybetti?’

Öztrak, “Dünya bizden kötüyse, Amerika battıysa neden
paramız Amerikan doları karşısında yılbaşından bu yana yüzde 58 değer kaybetti?
Almanya, Fransa, Avrupa perişan ise neden Türk lirası, euro karşısında son bir
yılda yüzde 54 değer kaybetti? Dünya bizden kötüyse dolar, euro bizim paramız
karşısında değer kaybetmeliydi. Tam tersi oldu” diye konuştu.

‘Ülke tarihinde görülmemiş bir devalüasyonla karşı karşıya
kaldı’

Türk lirasının değer kaybettiğini ifade eden Öztrak, sorunun
dışarıda değil, içeride olduğunu savundu. Öztrak, şöyle devam etti:

“İktisat okuyanlar gayet iyi bilir. Sermaye
hareketlerine açık bir ekonomide, hem döviz kurlarını hem de faizleri aynı anda
kontrol etmek için döviz satmak dibi delik kovaya su boşaltmaktan başka bir şey
değildir. İktisat teorisinde buna ‘imkansız üçlü’ denir. İşte ekonomi
konusundaki katmerli cehalet, Merkez Bankası’nın bir kolunu bağladı, sonra
diğerini de kesip attı. Ülke tarihinde görülmemiş bir devalüasyonla karşı
karşıya kaldı. Ülke toprakları yabancıların talanına açıldı. Erdoğan kendisine
ekonomist diyor da bu rahmetli Erbakan’ın dediği gibi olsa olsa IMF ekonomisti
olur.”

Merkez Bankası’nın kasasında kendine ait tek sent olmadığını
savunan Öztrak, 10 Aralık itibarıyla Merkez Bankası’nın döviz kasasında 38
milyar 781 milyon dolar açık bulunduğunu ileri sürdü.

Öztrak, “Merkez Bankası kendisine ait olmayan dövizleri
satmaya devam ediyor. Son iki haftada piyasaya 10 milyar dolar satılmış. Ama
Türk lirası kar gibi erimeye devam etmiş. Dibi delik kovaya su boşaltmış. Hata
bir kez yapılırsa hatadır. Hata tekrarlanırsa bu bir tercihtir veya yapılan
alenen birileri için tezgahtır. Böyle büyük bir yıkımı, bu şiddetle
gerçekleştirmek ancak özel bir gayretle mümkündür” ifadesini kullandı.

Merkez Bankası’nın faizinin 5 puan indirildiğini ama
hazinenin borçlanma faizinin aynı dönemde 5 puan arttığını aktaran Öztrak,
“Merkez Bankası’nın tabela faizinin 19’dan 14’e inmesinin gerekçesi Nas.
Peki hazinenin borçlanma faizini yüzde 17’lerden 22’lere çıkarmanın gerekçesi
ne oluyor?” dedi.

Devlete borcunu geç ödeyen vatandaşa aylık yüzde 1.6, yıllık
yüzde 19.2 gecikme faizi uygulandığını belirten Öztrak, gecikme faizini
sıfırlamanın piyasanın değil, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yetkisinde olduğunu
savundu.

“Madem faizi indirmek Nas gereği, bu faizi de
sıfırlasanız, milletin yüzünü güldürseniz” diyen Öztrak, milletin borç
faiz yükünün giderek arttığını söyledi.

Öztrak, enflasyonun 30’a ve 40’a çıktığında hazinenin
borçlanma faizinin ve bankaların kredi faizinin de bu seviyeleri geçeceğini
kaydetti.

‘Çözüm, iktisat bilimi içinde aranmalıdır’

Aklı başında hiç kimsenin yüksek faizden hoşlanmayacağını
ama enflasyon alıp başını giderken faizleri emirle indirmeyi kimsenin
düşünmeyeceğini dile getiren Öztrak, “Dünya üzerinde resmi enflasyon hızla
yüzde 30 ve üzerine yükselirken, faizleri indirmeye devam edeceğini ilan eden
tek ülke biziz. Bunu ne zaman yapıyoruz? ABD Merkez Bankasının, parasal
sıkılaştırma takvimini açıkladığı zamanda” dedi.

Dünyada faizlerin artırılacağını vurgulayan Öztrak,
İngiltere Merkez Bankasının faizleri artırmaya başladığını, ucuz para döneminin
biteceğini söyledi. Öztrak, Türkiye’ye benzer ekonomilerin hepsinin faizlerini
artırdığını ya da artırmaya hazırlandığını belirtti.

Herkesin faizlerin düşmesini istediğini aktaran Öztrak,
şunları kaydetti:

“Ekonomik dengeleri bozmadan, iktisat bilimi içinde
kalarak faizleri düşürmenin yolları ve yöntemi bellidir. Çözüm, iktisat bilimi
içinde aranmalıdır. Faizleri düşürmek için enflasyon beklentilerini ve risk
primini düşürmek gerekir.

Ama eylül başında ülkemizin kredi risk primi 359 iken şimdi
522’ye sıçradı. Neden? Çünkü saray faizleri indirin emri verdi de ondan. Kaş
yapayım derken, göz çıkarıldı. Hem enflasyon beklentileri hem de risk primi
sıçradı. Türk lirasının para olma fonksiyonları gitti. Faizi düşürmek mi
istiyorsunuz? Önce şu parmaklarınızı bir tuşlardan çekeceksiniz.”

Öztrak, Türkiye’nin ekonomisi için en önemlisinin döviz
kurunda aşırı oynaklığı ve ekonomide istikrarsızlığı gidermek olduğunu dile
getirdi.

Vatandaşların, paralarının satın alma gücünü korumak için
dövize koştuğunu, bankalardaki mevduatın yüzde 64’ünün yabancı para mevduatına
döndüğünü aktaran Öztrak, böyle bir dolarizasyonunun 1994 ve 2001 krizlerinde
görülmediğini söyledi.

Öztrak, döviz piyasasında büyük oynaklık yaratıldığını,
kimsenin fiyat belirleyemediğini belirtti.

‘İkramiyelerin önemli bir bölümü vergiye gidecek’

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı’nın “Tüm işçilerin
ücret gelirlerinin, asgari ücrete kadar olan kısmından, gelir ve damga
vergileri kaldırıldı” ifadesini kullandığını hatırlatan Öztrak, sözlerini
şöyle sürdürdü:

“Ama Meclise yeni gelen teklifte baktık düzenleme böyle
değil. Sadece brüt asgari ücreti geçmeyen ücretten gelir ve damga vergisinden
istisna ediliyor. Ücreti, brüt asgari ücretin üzerinde olanlarda asgari ücrete
kadar olan kısma istisna getirilmiyor. Gelir ve damga vergisi eskisi gibi
tahsil ediliyor hem de tamamından. Sadece vergiden sonraki ücret, net asgari
ücretin altına düşerse aradaki fark net asgari ücrete tamamlanacak.

Bu hükümet, ülkemizde çalışanların yüzde 60’ını zaten asgari
ücretli yapmıştı. Şimdi anlaşılan tamamını, asgari ücrete mahkum etmek. Bu
düzenlemeyle, asgari ücrete yakın ücret alanlarla ilgili ayda asgari ücret
dışında fazla mesai ve sosyal ödenek alanlar ciddi bir kayba uğrayacaktır.
Fazla mesainin, sosyal ödeneklerin, ikramiyelerin önemli bir bölümü vergiye
gidecektir. Mevcut ücretler aşağıya çekilecektir. Asgari ücret tek tip ücrete
dönüşecektir. İşçilerin çok ciddi kıdem ve emeklilik aylığı kayıpları
olacaktır. Bu haliyle bu düzenleme, ülkemizde iş barışını bozar, ücret
adaletini ortadan kaldırır. Ekonomide kayıt dışılığı artırır. Elden, açıktan
maaş ödemeleri artırır.”

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Hazine ve Maliye
Bakanlığı arasında da koordinasyon sıkıntısı olduğunu savunan Öztrak, vergi
sorunun ciddi olduğunu, söz konusu düzenlemenin Mecliste ivedilikle düzeltilmesi
gerektiğini kaydetti.

TOBB, TÜSİAD, İstanbul Sanayi Odası başkanlarının,
ekonomideki “akıl dışı” gidişi eleştirmeye başladığını söyleyen
Öztrak, ülkeyi yönetenlere düşen görevin, bu eleştirilere ön yargısız kulak
vermesi olduğunu kaydetti.

Öztrak, “Çünkü Türkiye ekonomisi, üzerinde kumar
oynanacak, ‘Ya tutarsa’ denilerek, üzerine elbise biçilecek bir ekonomi
değildir. Söz konusu olan 84 milyonun kaderidir, 800 milyar dolarlık bir
ekonomiden bahsediyoruz. Böyle giderse Türkiye gelecek yıl, 800 milyar dolarlık
bir ekonomi de olamayacaktır. Dolayısıyla milletin, emekçinin, emeklinin,
çiftçinin, esnafın, iş dünyasının kaygılarına kulak verilmelidir.” diye
konuştu.

‘Getirirler sandığı, görürler adayımızı’

Öztrak, açıklamasının ardından basın mensuplarının sorularını
yanıtladı.

“CHP’den yapılan açıklamalarda belediye başkanlarının
Cumhurbaşkanlığı adaylığına sıcak bakılmadığı ifade edilmişti. Ama belediye
başkanlarının yeniden Cumhurbaşkanlığı adaylığı konusu yeniden gündeme geldi.
Bu konuda görüşleriniz nedir?” sorusuna Öztrak, bu konudaki görüşleri
birçok kez ilettiklerini ve tekrarlamaya gerek olmadığını belirtti.

Öztrak, “Ama Cumhurbaşkanı adayımızı karşımızdakiler
merak ediyorlarsa getirirler sandığı, görürler adayımızı” dedi.

“Bir süredir iktidar cephesinden ‘sıkıntıların
farkındayız’ açıklamaları geliyor ve enflasyonu düşürme sözleri de veriliyor.
Siz bu açıklamaları nasıl değerlendiriyorsunuz?” sorusuna Öztrak,
“Son 20 yıldır bu ülkede tek zenginleşen saray ve şürekası. Millet ise
ezim ezim ezildi. Erdoğan enflasyonu nasıl düşürecekmiş? Beşli çetesine
dolarlı, euro’lu ihaleleri veren kendisi. Saray beslemelerine 3-5 ayrı yerden
3-5 maaş veren kendisi. Tefecileri ihya eden Erdoğan’ın kendisi. Bunları
yaptıkları için ülkede israf, talan ve enflasyon aldı başını gitti”
yanıtını verdi.

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın