Yemen hükümeti, Suudi Arabistan’ın El-Cevf pazarındaki cinayetini şiddetle kınayarak bu saldırganlığa kararlı bir yanıt verileceğini duyurdu.
Yemenliler Suudi Arabistan’a yönelik saldırılarında bu ülkenin hayati merkezlerine, petrol altyapılarına ve havalimanlarına odaklanmaya devam ederken, Suudiler Yemenli sivilleri, kadınları ve çocukları hedef almayı sürdürüyor.
Bu doğrultuda dün gece Yemen Silahlı Kuvvetleri Sözcüsü Tuğgeneral Yahya Seri, Suudi Arabistan liderliğindeki saldırgan koalisyona ait savaş uçaklarının son 24 saat içinde 101 hava saldırısı gerçekleştirdiğini duyurdu. Bu saldırıların başkent Sana ile El-Cevf, Taiz, Amran, Hacce, Saada, Ed-Dali, El-Mahvit ve Lahic vilayetlerindeki sivil alanları hedef aldığı bildirildi.
Yahya Seri, Suudi düşmanın bu hava saldırılarının Hamis Muşeyt ve Taif hava üslerinden kalkan F-15 ve Typhoon savaş uçaklarıyla gerçekleştirildiğini, Suudi düşmanın füze saldırılarının ise Necran’dan düzenlendiğini vurguladı.
Buna göre, Suudi rejimin Yemen’e yönelik son 24 saatteki saldırılarında aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu onlarca sivil şehit oldu ve yaralandı. Gerilimin tırmanmasından bu yana saldırgan koalisyonun Yemen’e düzenlediği toplam hava ve füze saldırısı sayısı da 3 bin 480’e ulaştı.
Yemen Silahlı Kuvvetleri Suudi Arabistan’ın Suçlarına Kararlı Bir Yanıt Verecek
Yemenli sivillere yönelik bu vahşi saldırılara tepki gösteren Yemen Hükümet Sözcüsü Ömer El-Buhayti, Suudi düşmanın suçlarının cezasız kalmayacağını, Yemen’in ve silahlı kuvvetlerinin yanıt vermeye hazır olduğunu açıkladı.
Yemenli yetkili sözlerinin devamında; uluslararası toplumun, Birleşmiş Milletler’in ve dünya ülkelerinin Suudi Arabistan’ın Yemen halkına karşı işlediği savaş suçları karşısındaki sessizliğini şiddetle kınadı. Bu suçların en son örneği, El-Cevf’teki El-Hazm pazarında yaşanan ve üçü kadın olmak üzere 14 sivilin şehit olmasına, 15 kişinin de yaralanmasına yol açan kanlı katliamdı.
Yemen Hükümet Sözcüsü ayrıca, Suudilerin Yemen halkına yönelik yalanlarını destekleyen ülkelerin tutumlarını da kınayarak, bunun saldırganlığı meşrulaştırmak ve suçların devamını teşvik etmek anlamına geldiğini belirtti.
Al-i Suud ile Siyonistlerin Suçları Arasında Hiçbir Fark Yoktur
Sözcü, Al-i Suud rejiminin masum Müslümanların kanının dökülmesini umursamamasının bu rejimin İslam’la hiçbir bağının olmadığını kanıtladığını ifade ederek, cani Siyonist rejimin Gazze halkına karşı işlediği suçlar ile Suudi rejimin Yemen halkına karşı işlediği suçlar arasında hiçbir fark bulunmadığını ekledi.
Yemenli yetkili, umuma açık bir pazarın hedef alınmasının açık bir savaş suçu olduğunu, cani Suudi rejimin tüm Yemenlilere yönelik kininin düzeyini ve onlara mümkün olan en büyük zararı verme yönündeki kasti niyetini gösterdiğini belirtti.
Sivillerle Dolu Pazarın Hedef Alınması Savaş Suçudur
Yemen Parlamentosu da yayımladığı bildiride, Suudi düşmanın El-Cevf vilayetindeki El-Hazm pazarını alışverişin en yoğun olduğu saatlerde hedef alarak 14 vatandaşın şehit olmasına ve üçü kadın 16 kişinin yaralanmasına yol açan cinayetini şiddetle kınadı.
Yemen Parlamentosu, pazarın hedef alınmasının tam anlamıyla bir savaş suçu olduğunu ve siviller ile sivil hedeflere yönelik saldırıları suç sayan uluslararası sözleşmeler ile yasaların açık bir ihlali olduğunu vurguladı. Bu cinayet aynı zamanda düşmanın Yemen halkını hedef alma yönündeki süregelen politikasını da göstermektedir.
Parlamento sözlerinin devamında, Aden Havalimanı’nın ve işgal altındaki diğer vilayetlerdeki havalimanlarının askerileştirilmesinden, kışlalara ve savaş alanlarına dönüştürülmesinden tamamen Suudi rejimini ve paralı askerlerini sorumlu tuttu; bunun uluslararası hukuk ve normların açık bir ihlali olduğunu kaydetti.
Bildiride Aden ve işgal altındaki diğer vilayetlerin sakinlerine hitaben şu ifadelere yer verildi: Yemen Silahlı Kuvvetleri operasyonlarında yalnızca Suudi düşman unsurlarının toplanma alanlarına ve silah depolarına odaklanmaktadır; bu vilayetlerin halkını ve altyapısını asla hedef almamaktadır.
Bildirinin devamında, genel olarak Yemenlilerin ve özel olarak işgal altındaki vilayetlerin halkının, düşmanın körüklemeye çalıştığı hiçbir çatışmaya ilgi duymadığı belirtilerek herkesten evlatlarını korumaları ve saldırgan düşmanın onları yalnızca din ve İslam ümmeti düşmanlarının yararına olan faydasız ve anlamsız savaşlara sürüklemesini engellemeleri istendi.
Yemen Parlamentosu ayrıca Aden’den El-Mahra’ya kadar güney ve doğu vilayetleri halkının bilincini; kendi bölgelerinin hesaplaşma alanlarına dönüştürülmesine, kişisel hırsların gerçekleştirilmesine ve Yemenlilerin kanı pahasına Amerikan ile Siyonist planlara hizmet edilmesine karşı sergiledikleri kesin reddi takdirle karşıladı.
Bildiride, ister kuzeyde ister güneyde olsun Yemen halkının, 12 yıl süren saldırganlık ve ablukanın ardından Suudi düşmanın gerçek mahiyetini, amaçlarını, Yemen’i işgal etme, kaynaklarını yağmalama ve ülkemiz üzerindeki tahakkümü kolaylaştırmak için iç çatışmaları körükleme yönündeki hırslarını çok daha iyi kavradığı vurgulandı.
Yemen Parlamentosu son olarak, Suudi düşmanın son 12 yılda katliam ve yıkımdan, vatandaşların çilelerini artırmaktan, hizmet eksikliğinden, kaosun yayılmasından ve güney vilayetlerindeki yaşam koşullarının kötüleşmesine yol açan fiyat artışlarından başka bir şey sunmadığını net bir şekilde ifade etti.
