ortak basın toplantısı düzenledi. Basın toplantısının ardından gazetecilerin
sorularını yanıtlayan Erdoğan, İsveç ve Finlandiya’nın NATO üyeliği konusunda
Türkiye’nin vetosunu yineledi, “NATO bir güvenlik teşkilatıdır, teröre
çanak tutan bir örgüt değildir” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Venezüella Devlet Başkanı Nicolas
Maduro, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ndeki baş başa ve heyetler arası görüşmeler
ile anlaşmaların imza töreninin ardından ortak basın toplantısı düzenledi.
Venezüella Devlet Başkanı Maduro ve heyetini Ankara’da
misafir etmekten duyduğu memnuniyeti ifade eden Erdoğan, Venezuela’nın,
Türkiye’nin, Latin Amerika ve Karayipler bölgesindeki en önemli ortaklarından
olduğunu söyledi.
Erdoğan, “Değerli dostumun şahsında, Venezüella
halkının 15 Temmuz’da milletimizle sergilediği güçlü dayanışmayı asla unutamayız.”
diye konuştu.
Venezüella’nın 15 Temmuz hain darbe girişiminin ardından
hükümetlerine ilk destek veren ülkelerden biri olduğunu anımsatan Erdoğan,
kendilerinin de en zor ve sıkıntılı dönemlerinde Venezuela halkının yanında
olduklarını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye ile Venezüella
arasındaki dostluğun, gerçek anlamda bir ‘kara gün’ dostluğu olduğunu, böyle
bir dostluğun tezahürü olduğunu tüm dünyaya gösterdik.” dedi.
Venezüella’nın maruz kaldığı çok yönlü kuşatmanın
aşılmasında Maduro’nun güçlü ve cesur liderliğinin önemli payı bulunduğuna
işaret eden Erdoğan, “Değerli dostum, tıpkı Simon Bolivar ve Hugo Chavez
gibi ülkesinin bağımsızlık mücadelesine adını altın harflerle yazdırmıştır.
Sayın Maduro’nun, Filistin meselesindeki duruşu da takdire şayandır. Bu
vesileyle kendisini bir kez daha tebrik ediyorum.” ifadelerini kullandı.
‘Birçok alanda geniş iş birliği potansiyeli bulunuyor’
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun, nisan ayında
Karakas’ı ziyareti vesilesiyle Ortak İşbirliği Komisyonunun Üçüncü
Toplantısı’nın icra edildiğini ve hemen ardından Maduro’nun bu ziyaretinin de
iş birliğine büyük ivme kazandırdığını belirten Erdoğan, şöyle devam etti:
“Bugün gerçekleştirdiğimiz görüşmelerde, ikili
ilişkilerimizi tüm veçheleriyle ele aldık. İş birliğimizi daha ileri taşıma
irademizin karşılıklı olduğunu memnuniyetle müşahede ettik. Venezüella ile
ülkemiz arasında ticaret, enerji, madencilik, müteahhitlik, sağlık, tarım ve
turizm başta olmak üzere birçok alanda geniş iş birliği potansiyeli bulunuyor.
Ekonomilerimizin birbirini tamamlayıcı niteliği, yeni iş birliği imkanları ve
karşılıklı yatırımlar için çeşitli fırsatlar barındırıyor. 2019 senesinde 150
milyon dolar düzeyinde olan ticaret hacmimizi 2020’de 2 kat, geçtiğimiz yıl ise
neredeyse 3 kat artırarak, 850 milyon dolar seviyesine çıkardık. Mevcut
rakamlar, bu sene 1 milyar dolara rahatlıkla ulaşabileceğimize işaret ediyor.
Hedefimiz, inşallah bu rakamı en kısa sürede 3 milyar dolara çıkarmaktır.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaptıkları görüşmelerde bu çerçevede
atılabilecek adımlar üzerinde durduklarına işaret ederek, “Bugün imzalanan
mutabakat zabıtlarıyla ilişkilerimizin hukuki altyapısını daha da
güçlendirdik.” dedi.
Eğitim ve kültürün iki ülke arasındaki iş birliğinin önemli
başlıkları arasında yer aldığını dile getiren Erdoğan, Türkiye Maarif Vakfının,
Karakas’taki üçüncü okulunun açılışının Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu’nun ziyareti
sırasında gerçekleştirildiğini anımsattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugüne kadar 76 Venezuelalı
gence Türkiye Bursları kapsamında ülkemizde ev sahipliği yaptık. Bu sayıyı
inşallah önümüzdeki senelerde daha da artıracağız. Yakında Yunus Emre
Enstitümüzün de Karakas’ta bir kültür merkezi açmasıyla bu alandaki
faaliyetlerimiz yoğunlaşacaktır.” dedi.
Venezüella ile kalkınma alanında iş birliğine de önem
verdiklerini söyleyen Erdoğan, “TİKA bugüne kadar Venezuela’da eğitim,
tarım, sağlık gibi alanlar başta olmak üzere 20’ye yakın proje
gerçekleştirmiştir. Aynı şekilde o da Karakas’ta Yunus Emre Enstitüsü ile
birlikte merkezini oluşturacaktır. Türk Hava Yolları, İstanbul-Karakas hattında
haftada 7 sefer düzenleyerek aramızda adeta bir köprü vazifesi
görmektedir.” ifadelerini kullandı.
‘Uluslararası alanda birçok hususta benzer görüşlere
sahibiz’
Maduro ile temaslarında ikili ilişkilerin yanı sıra güncel
bölgesel ve küresel gelişmeler hakkında da fikir alışverişi yapma imkanı
bulduklarını dile getiren Erdoğan, “Uluslararası alanda birçok hususta
benzer görüşlere sahibiz. Bu kapsamda Venezuela’ya yönelik tek taraflı
yaptırımlara karşı olduğumuzu Sayın Cumhurbaşkanı ile bir kez daha paylaştım.
Tek taraflı yaptırımlara yönelik ilkesel tutumumuzu özellikle vurguladım. Bu
vesileyle Türkiye olarak bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da dost
Venezuela halkının yanında olacağımızı tekrar ifade etmek istiyorum.” diye
konuştu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, temmuz ayı içinde
Venezüella’ya iadeiziyaret yapacaklarını belirterek, bakanların da
muhataplarıyla irtibatlarını kurarak ilişkileri geliştireceklerini ifade etti.
Maduro’ya teşekkürlerini ileten Erdoğan, ziyaretin hayırlara vesile olmasını
diledi.
‘Bunların kendi parlamentoları içerisinde bile
teröristler var’
Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Cumhurbaşkanı
Erdoğan, “NATO üyelik başvurusunda bulunan ve Türkiye’nin desteğine
ihtiyaç duyan İsveç ve Finlandiya liderlerinin sizinle bir görüşme talebi oldu
mu? Henüz olmadıysa da olduğu takdirde sizin yanıtınız ne olur?” sorusunu,
şöyle yanıtladı:
“Aslında bu konuyla ilgili yanıtlarımı çok verdim.
İsveç ve Finlandiya ile ilgili heyetler geldiler, buradaki bizim heyetlerle
görüşmeler yaptılar. Arkadaşlar şunu bir defa çok iyi bilmemiz lazım, NATO bir
güvenlik teşkilatıdır. NATO, teröre çanak tutan bir örgüt değildir. Şu anda
İsveç bildiğiniz gibi PKK, PYD/YPG gibi tüm terör örgütlerinin cirit attığı bir
ülke konumunda. Hatta bunların kendi parlamentoları içerisinde bile teröristler
var ve bu teröristler bunların parlamentoları içerisinde yer aldığı sürece ve
caddelerinde Stockholm’ün sürekli bu terör örgütleri, terör örgütü liderlerinin
posterleriyle gösteriler yaptıkları sürece ve bunu da İsveç polisinin
güvencesinde yaptıkları sürece, İsveç devlet televizyonunda teröristlerin
liderlerinin özellikle söyleşileri yayınlandığı sürece biz bunlara, ‘Buyurun
devam edin.’ diyemeyiz. ‘Buyurun NATO’ya girin diyemeyiz.’ Aynı şey Finlandiya
için de geçerli. Maalesef Finlandiya da şu anda bunun benzeri birçok
yapılanmanın içerisindedir.”
Türkiye’nin, Yunanistan ve Fransa’nın NATO üyeliği konusunda
yaşadıklarını İsveç ve Finlandiya ile tekrar yaşamak istemediğini belirten
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:
“Yunanistan, NATO’dan çıktı, girişine bizden öncekiler
yol verdi. NATO’ya tekrar girdi. Fransa tekrar girdi. Ne oldu? İşte şu anda
5+4, 9 Amerikan üssü nerede? Yunanistan’da kuruldu. Peki bu üsler kime karşı
kuruluyor? Verdikleri cevap şu, ‘Rusya’ya karşı.’ Bunu yemezler, kusura
bakmasınlar. Şu anda elimizdeki rakamlar 400 milyar avro Yunanistan’ın
Avrupa’ya borcu var. Buna rağmen Avrupa ülkeleri, isimlerini vermeyeceğim,
ciddi manada Yunanistan’a silah desteği, uçaklar, ve helikopterler veriyorlar.
Aynı şekilde Amerika’nın bu noktada desteği var, bunları veriyor. Kime karşı?
Geçenlerde benimle yaptığı çalışma yemeği görüşmesinde, ‘Artık aramıza
başkalarını sokmayalım, ikimiz bütün görüşmelerimizi yapalım, üçüncü ülkeler
aramızda olmasın.’ demesine rağmen görüşmemizden 2-3 hafta sonra Amerika’da
gidip senatoda yaptığı açıklamalarla sanki biz bu görüşmeleri yapmamışız gibi orada
maalesef Türkiye aleyhinde, Türkiye’nin menfaatleri aleyhinde konuşmalar yaptı.
Ondan sonra geldi Davos’ta yine benzer şeyleri yaptı. Kusura bakmasınlar, biz
şahsiyetli siyasetten yanayız, şahsiyet yoksunu siyasete Türkiye olarak evet
demiyoruz.”
Türkiye’nin büyük bir politik etkisi olduğunu dile getiren
Maduro, şunları söyledi:
“Biz böyle görüyoruz, biz bunu böyle düşünüyoruz değil,
bunun ötesinde bu bir gerçek. Türkiye çok önemli bir potansiyele sahip. Yeniden
doğan dünya için büyük bir potansiyel. Bir dünya ki biz buna çok kutuplu dünya
diyoruz. Çok merkezli bir dünya diyoruz. Biz bu dünya için barışın tesis
edilmesini, uluslararası hukukun tesisini istiyoruz. Bu dünya eş güdüm, iş
birliği dünyası olmalı. Birlikte var olabilmenin dünyası. Yine medeniyetler
arasındaki diyaloğun, dinlerin, kültürlerin dünyası olmalı. Bu anlamda Türkiye
bizim için bir örnek teşkil ediyor. Dünyayı jeopolitik olarak
değerlendirdiğinizde Türkiye çok önemli bir rol oynuyor.”
Maduro, Venezuela’nın da bölgesinde güçlü bir sesi olduğunu
kaydederek, “Venezüella artık kendini toparlamaya başlıyor. Bizim bütün
ülkemizin vücudu bir işkenceye maruz kaldı. Bütün tehditlere, yaptırımlara,
blokajlara maruz kaldı ama artık bu vücut şaha kalkıyor, yola çıkıyor. Bizim
için bu artık kendini toparlama süreci. Biz mütevazı bir ülkeyiz ama önemli bir
özelliğimiz var. Biz (dünyada) petrolde ilk sıradayız.” dedi.
‘Türkiye ile yaptığımız iş birliği, barış ve dostluk iş
birliğidir’
Türkiye ile Venezüella arasındaki iş birliğine değinen
Maduro, “Türkiye ile yaptığımız iş birliği, barış iş birliğidir, dostluk
iş birliğidir, aynı zamanda eş güdüm iş birliğidir. İşler iyiye gidiyor, iyi
sonuçlar alıyoruz. Bu bağlamda yeni bir dünya doğuyor. Hiç kimse buna mani
olamayacak. Hegemonyalar artık olmayacak. Hegemonlar olmayacak. Bunları geride
bırakacağız. Burada yine uluslararası hakların, diplomasinin, insanlığın barış
içerisinde yaşama sözü geçerli olacak.” ifadelerini kullandı.
Biz bu dünya için artık barışın tesis edilmesini,
uluslararası hukukun tesisini istiyoruz. Eşgüdüm ve işbirliği dünyası olmalı.
Bizim ülkenin vücudu işkenceye maruz kaldı. Tehdit, yaptırım, blokajlara maruz
kaldı. Ama artık bu vücut şaha kalkıyor.”
