Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın (UAEA) ülkesinin nükleer programıyla
ilgili taleplerini “aşırı” olarak değerlendirdiklerini ve yaptırımlar
nedeniyle bu taleplerin kabul edilmeyeceğini söyledi.
İran devlet radyosunda katıldığı bir programda konuşan
Kemalvendi, ülkesinin nükleer programını denetleyen UAEA ile bazı konularda
ortaya çıkan anlaşmazlığı değerlendirdi.
Tahran ile UAEA arasındaki iş birliğinin sürdüğünü ancak
yaptırımlar nedeniyle denetimin kısıtlandığını hatırlatan Kemalvendi, buna
karşın Ajansın daha fazla denetim talebinde bulunduğunu belirtti.
İran’ın UAEA ile Güvenlik Denetimi Anlaşması dışında bir
yükümlülüğü bulunmadığını ifade eden Kemalvendi, “Bu talepleri aşırı kabul
ediyoruz çünkü yaptırımlar nedeniyle bu talepler uygulanabilir değildir.
Batılılar yaptırımları kaldırıp nükleer anlaşmadaki yükümlülüklerine dönerse
İran da anlaşma kapsamında kabul ettiği taahhütlerine geri dönecektir.”
dedi.
İran ile Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin (BMGK)
daimi üyeleri ABD, Rusya, Çin, İngiltere ve Fransa ile Almanya (5+1) arasında
2015’te yaptırımların kaldırılması karşılığında Tahran’ın nükleer
faaliyetlerinin düzenlendiği ve denetim altına alındığı bir anlaşma
imzalanmıştı. Washington, eski Başkan Donald Trump döneminde, 2018’de
anlaşmadan tek taraflı çekilerek İran’a yeniden yaptırım uygulamaya başlayınca
Tahran da anlaşmadaki taahhütlerini kademeli olarak durdurmuş ve yeniden yüksek
düzeyde uranyum zenginleştirme dahil bir dizi adım atmıştı.
İran ve UAEA arasındaki anlaşmazlık
İran’da UAEA’ya bildirilmemiş 3 yerde nükleer bulguların
tespit edilmesi ve söz konusu nükleer bulgulara ilişin Tahran yönetimine
yöneltilen soruların istenilen düzeyde yanıtlanmaması taraflar arasında
gerginliğe neden olmuştu.
Ajansın, Tahran’ın bu 3 yere ilişkin yaptığı açıklamayı
teknik olarak inandırıcı bulmadığını açıklaması üzerine, 8 Haziran’da UAEA
Yönetim Kurulu, İran’a karşı karar almıştı.
Bu gelişme üzerine İran, 9 Haziran’da Kapsamlı Ortak Eylem
Planı olarak adlandırılan nükleer anlaşma kapsamında bu ülkenin nükleer
programını denetlemek amacıyla Ajansın kullandığı kamera sistemleri başta olmak
üzere çeşitli ekipmanları kaldırmaya başladığını duyurmuştu. Bu durum da
Ajansın İran’ın nükleer programına ilişkin gözlem ve doğrulama faaliyetlerini sınırlamıştı.
