Amerika’nın Lübnan’da fitne çıkardığını vurgulayarak şunları söyledi: ‘İran
İslam Cumhuriyeti verdiği sözleri yerine getirdi ama Amerika ülkemizde sadece
fitne çıkarmanın peşindedir.
Parlamento seçimlerinin ilk gününden beri bir an önce
hükümetin kurulmasını talep ediyoruz. Çünkü hükümetin varlığı, yokluğundan çok
daha iyidir. Çözümler kısmi de olsa birçok sorunu çözer.
Hizbullah az konuşuyor ve çok faaliyette bulunuyor.
Hizbullah bir şey söylediğinde düşmanlar dostlardan önce onun boyutlarını
anlıyor ve bu sözleri tekrarlamaya gerek yok.’
Şeyh Naim Kasım, Lübnan ve işgal altındaki Filistin’in deniz
sınırlarının çizilmesi konusuna değindi ve şunları söyledi: ‘Amerikan
temsilcisinin bu konuda önerilen anlaşmayla ilgili taslak belgeyi Lübnan
hükümetine ve cumhurbaşkanına teslim etmesini bekliyoruz. Lübnan hükümeti bu
belgenin Lübnan’ın tüm haklarının geri verilmesiyle uyumlu olduğunu
söylediğinde, biz de bunu Lübnan’ın haklarını geri aldığını şeklinde
değerlendireceğiz. Ancak bu konuda medyanın söylentilerinden etkilenmeyeceğiz.
Sınır belirleme meselesinin bizim için çözümü, taslak
anlaşmanın yazılı metninin hazır olması ve Lübnan hükümeti ile cumhurbaşkanının
nihai pozisyonlarını açıklamasıdır ve biz de ondan sonra bu konudaki
düşüncemizi ve pozisyonumuzu açıklayacağız. Hükümet ve Lübnanlı yetkililerin ve
direnişin pozisyonundaki bu koordinasyon ve tutarlılık olmadan, sınır
davasındaki dolaylı müzakerelerin bu aşamasına ulaşamayacağımız herkes için
netleşti.
İran İslam Cumhuriyeti Lübnan’a 600 bin ton yakıt gönderme
sözünü yerine getirecek ve şimdi Lübnan hükümetinin bunun gerçekleşmesi için
uygulaması gereken eylemler kaldı.
İran söz veriyor ve sözünü yerine getiriyor ama ABD, bir yıl
ve birkaç ay önce İran’dan gelen yakıtın ardından Mısır ve Ürdün üzerinden
Lübnan’a elektrik tedarikini kolaylaştırma sözü verdi. Ama ABD sadece yalan
söylemekle kalmıyor, aynı zamanda baskı ve yaptırımların bir parçası olarak ve
Lübnanlılar arasında fitne yaratma çabasının bir parçası olarak Mısır ve
Ürdün’ün Lübnan’a elektrik vermesini engellemeye çalışıyor. Sadece İsrail
rejiminin menfaatlerini düşünen Amerika’yı takip edip onun peşinden gidenlerin
Amerika’nın gerçek yüzünü anlamalarını umut ediyorum.’
Geçtiğimiz günlerde Lübnan’ın el-Menar Kanalı, bilgili
kaynaklardan naklen şu ifadelerde bulundu: ‘İran Enerji ve Petrol
Bakanlığı’ndaki yetkililerle görüşmek üzere Tahran’a gönderilen Lübnan heyeti,
İran hükümetinin Lübnan’ın 5 ay boyunca 600 bin ton ve ayda ortalama 120 bin
ton yakıt tedarik etme talebini kabul ettiğini açıkladı.’
El-Manar kanalı daha önce de Beyrut’taki İran
Büyükelçiliği’nden naklen şu açıklamalarda bulunmuştu: ‘İran, Lübnan’ın enerji
santralleri kurmasına ve elektrik üretmesine yardımcı olmak için önümüzdeki bir
iki hafta içinde Lübnan’a yakıt taşıyan petrol tankerlerini göndermeye hazır.’
Bu anlaşmanın açıklanmasından bu yana birçok Lübnanlı,
“Teşekkürler İran” hashtagini kullanarak İran İslam Cumhuriyeti’ne
teşekkür ve şükranlarını ifade etti.
İran İslam Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Nasır
Kenani basın toplantısında yaptığı açıklamada şunları söyledi: ‘Lübnan
hükümetinin talebi üzerine İran, Lübnan’a ekonomik yardım çözümlerini gözden
geçirmeye hazır olduğunu açıkladı ve bu kapsamda görüşmeler devam ediyor.
Karşılıklı çıkarlar çerçevesinde bu ülkeye yardım etmeye ve Lübnan’ın sorunlarını
çözmeye kesinlikle hazırız. Enerji tedariği ile ilgili görüşmelerimiz paket
şeklinde olup, bedelsiz akaryakıt dağıtımı söz konusu değildir.’
Hizbullah Genel Sekreteri Seyyid Hasan Nasrallah geçtiğimiz
günlerde el Meyadin kalanlına verdiği röportajda şu ifadelerde bulundu: ‘Petrol
konusunda sorun bizimle ilgili değildir, asıl sorun Lübnan hükümetidir. Lübnan
hükümetinin bu konuyu kabul etmesi şartıyla İran’dan akaryakıt ithal etmeye
hazırım ama Lübnan’da hiç kimse Amerika’nın baskısından korktuğu için bunu
yapmaya cesaret edemiyor. Çünkü Amerika’nın ailesine yaptırım uygulamasından
korkuyor. Bugün, Rus ve İran şirketleri Lübnan ile işbirliğine hazır olabilir,
ancak hükümet hala bu cesaretten yoksundur.’
