Rasthaber – Ankara’da Dünya Kudüs Günü Münasebetiyle
Basın Açıklaması Düzenlendi
Ankara’da Dünya Kudüs Günü münasebetiyle
14 Nisan Cuma günü Ulus Meydanı’nda kitlesel basın açıklaması düzenlendi.
Ellerinde Şeyh Ahmet Yasin, Fethi Şekaki, Abbas Musevi, İmad Muğniye ve Kasım
Süleymani gibi Kudüs şehitlerinin fotoğraflarını taşıyan Müslümanlar; ‘Kudüs
Günü İslam’ın Günü’, ‘Kahrolsun İsrail Kahrolsun Amerika’, ‘Direne Direne Özgür
Kudüs’e, Kudüs’e Selam Direnişe Devam, Şehitlerin Yolunu Sürdüreceğiz, Hepimiz
Ahmet Yasin’iz Kasım Süleymani’yiz, Avrupa Değil İslam Birliği, Filistin Emanet
Anlaşma İhanet, Hizbullah’a Hamas’a Direnişe Bin Selam, Nato’dan Çıkılsın Üsler
Kapatılsın, Kürecik İncirlik Kapatılsın, İsrail’le Anlaşma Büyük Vebaldir
sloganlarını attı.
‘Her Müslüman Bir Kova Su Dökse İsrail’i Sel Alır’,
‘Kahrolsun Amerika Kahrolsun İsrail’, ‘Özgür Kudüs İsrail’siz Ortadoğu’
pankartlarının açıldığı eylemde, basın açıklamasını Kudüs Günü sitesi yayın
yönetmeni Kemal Kemahlı okudu. Programın sonunda üstad Ersan Baydemir dua
etti. Okunan basın açıklamasının tam
metni şu şekildedir:
Bismillahirrahmanirrahim Değerli basın mensupları ve Aziz
Vatandaşlarımız! Ankara Dünya Kudüs Günü İnisiyatifi tarafından tertiplenen
basın açıklamasına hoş geldiniz. Ramazanı şerifiniz ve Kadir geceniz mübarek
olsun. Bilindiği gibi Dünya Kudüs Günü, 1979’dan bu yana tüm dünyada
Müslümanlar ve özgür ruhlu insanlar tarafından yürüyüşler, basın açıklamaları
ve salon toplantılarıyla ihya edilmektedir. Biz de bugün burada Ankara Dünya
Kudüs Günü İnisiyatifi adına rahmetli İmam Humeyni’nin İslam Ümmetine hediye
ettiği bu aziz günü ihya etmek üzere toplanmış bulunuyoruz.
Basın açıklamamıza
verdiğiniz destekten dolayı hepinize çok teşekkür ederiz. Bu etkinlikler
Kudüs’ümüzün kurtuluşu yolunda birer kilometre taşı olur inşallah. Bu sene
Dünya Kudüs Günü’nü, bazı İslam ve Arap ülkelerinin gasıp İsrail ile
normalleşme ve uzlaşma çabalarına girdiği ve aynı zamanda Kudüs ve Batı Şeria
başta olmak üzere tüm Filistin topraklarında İntifada ateşinin yakıldığı bir
dönemde ihya ediyoruz. Ayrıca korsan İsrail’in Mescidi Aksa’yı zaman ve mekân
olarak bölme ve hatta yıkma planları da işlemeye devam etmektedir. Mescid-i
Aksa’ya yönelik tehlikenin her geçen gün arttığı bir dönemden geçiyoruz.
Mübarek Ramazan ayı içerisinde siyonistlerin Pesah Bayramını bahane ederek
Mescid-i Aksa’ya nasıl saldırdığını, orada ibadet eden Müslümanları nasıl
acımasızca dövdüklerini ve esir aldıklarını ve Gazze’yi nasıl vahşice
bombaladıklarını televizyonlardan yüreğimiz kan ağlayarak seyrettik. Hiç
şüphesiz Dünya Kudüs Günü, İslam’ın Günü’dür. Dünya Kudüs Günü, İslam’ın
diriliş ve direniş günüdür! Kudüs Günü, Filistin davasının unutturulmasını
önlemek için ilan edilmiştir.
Mübarek Ramazan ayının son Cuma günü Dünya Kudüs
Günü’dür. Kudüs Günü, İslam ümmetinin damarlarına direniş kanının pompalandığı
ve Kudüs’ümüzün sadece direnişle kurtulabileceğinin ilan edildiği gündür.
Savaşlar, katliamlar, doğal afetler ve maneviyat erozyonuyla boğuşan
coğrafyamızın hiç şüphesiz en sancılı ve kırılgan noktası, Filistin coğrafyası
ve tabi ki Kudüs’ümüzdür! Sözde ‘Arap Baharı’ ile Müslümanların ve dünyadaki
tüm özgürlük taraftarı insanların gündeminde geri sıralara düşürülen Filistin
ve Kudüs meselesi, bugün geldiğimiz noktada yeniden insanlığın ilk ve en önemli
gündem maddesi haline gelmek üzeredir ve gelmek zorundadır. Bu sene Dünya Kudüs
Günü’nünde zillet dolu Abraham Anlaşması’nın tarihin çöplüğüne atıldığını ve
Kudüs’ü kurtarmanın tek yolunun direnişten geçtiğini ilan ediyoruz.
Bu vesileyle direnişçi Filistin ve Kudüs
halkına ve Mescid-i Aksa’yı savunanlara selam olsun. Batı Şeria’da
başlattıkları direniş ile siyonistleri korkuya sevk eden mücahitlere selam
olsun. Başta Şehit Şeyh Ahmet Yasin, Şehit Seyyid Abbas Musevi, Şehit Fethi
Şekaki, Şehit İmad Mugniye, Şehit Abdulaziz er-Rantisi, Şehit Ebu Mehdi
el-Mühendis ve direniş şehitlerinin seçkin yüzü
Şehit Kasım Süleymani olmak uzere tüm direniş şehitlerine ve Kudüs
yolunda canını feda eden tüm mücahitlere selam olsun. Ey Kudüs sevdalısı
kardeşlerimiz!
54. Hükümetin Başbakanı ve Milli Görüş
Lideri Rahmetli Prof. Dr. Necmeddin Erbakan’ın defalarca söylediği gibi,
bölgemizde Siyonizm’in uğursuz
planlarına kayıtsız kalmak, Kudüs’ün ve Filistin’in
kurtarılması davasını diğer davaların önüne geçirmek ve İslam Birliğinin
oluşması için çaba sarf etmemek sadece
işgalci siyonistleri sevindirecektir. Türkiye’nin içinde bulunduğu coğrafyanın
en temel sorununun, Büyük Orta Doğu Projesi adı altında yürütülen Büyük İsrail
Projesi olduğu bir gerçektir.
İslam
âlemi ve mazlum coğrafyamız her gün ağır bedeller ödemeye ve acılar çekmeye
devam ediyor. Haremimiz olan Mescidi Aksa her gün terörist İsrailliler tarafından
basılıyor, Müslümanların izzetleri çiğnenmeye devam ediyor. Terörist İsrail’in
işgalleri sebebiyle Müslüman yurdu her gün kan ağlıyor. Siyonist İsrail bir gün
Gazze’ye, bir gün Batı Şeria’ya, bir gün Mescidi Aksa’ya saldırıyor. Tüm bu
gelişmeleri görmezden gelen İslam ülkelerinin liderleri de birer birer siyonist
İsrail ile normalleşme adımları atıyor. İşte! Daha geçtiğimiz günlerde
Azerbaycan yönetimi Tel Aviv’de büyükelçilik açarak, işgalci İsrail ile her
alanda işbirliğini artırarak ve ülkesindeki direnişçi alimleri ve Müslümanları
zindanlara atarak Filistin davasını bir kez daha sırtından hançerledi. Aliyev
yönetimini bir an önce bu yanlıştan dönmeye ve kendi halkına zulmetmekten
vazgeçmeye davet ediyoruz.
Kardeşlerim, Ey Filistin davasının dostları; Kudüs
hepimizin önünde bir imtihandır ve Kudüs’ü özgürleştirmek ancak Siyonizm’e,
küresel kapitalizme ve emperyalizme karşı küresel İntifada’yı başlatmakla
mümkündür. Unutmayalım ki Dünya Kudüs Günü, sadece bir anma günü değildir.
Bugün, Kudüs’teki direnişe destek olma, Filistin davasına, Gazze’ye, Hamas’a,
Hizbullah’a ve İslami Cihad’a sahip
çıkma günüdür. Kudüs’ün kurtuluşu ümmetin kurtuluşudur ve Kudüs, yeryüzünün tüm
büyük ve küçük şeytanlarına karşı mazlumların direniş kardeşliğinde
buluşmasıyla kurtulacaktır.
Bizler, Siyonist işgal bitmeden, sürgündeki tüm
Filistinliler evlerine dönmeden, küresel emperyalizm bölgemizden kovulmadan,
bölge halklarını birbirine kırdırmaya çalışan batıl düzenler
yıkılmadan, NATO ittifakları dağıtılmadan, Korsan İsrail’in güvenliğini
sağlayan Kürecik NATO Radar Üssü sökülmeden, Amerikan üsleri kapatılmadan Kudüs’ü özgürleşmiş saymayacağız. İslam Ümmetinin
birlik, kurtuluş ve esenliği ancak ve ancak etnik, ulusal ve
mezhebi çekişmelerden uzak durmakla ve Kudüs gibi temel ve merkezi bir davada
buluşmakla mümkündür. Kudüs, bize izzetin teslimiyette değil, direnişte
olduğunu ispatlamıştır. O halde Kudüs’e
sahip çıkmak, böyle bir direniş bilincini diri tutmaktır. Bizler, tüm İslam
ülkelerinden ve ülkemizin yöneticilerinden Korsan İsrail ile olan ilişkilerini
kesmelerini talep ediyoruz. Hükümetten bu konuda acil adım bekliyoruz. Ayrıca
seçim atmosferine girdiğimiz bu günlerde tüm siyasi partilerden seçim
beyannamelerine siyonist İsrail ile tüm ilişkileri kesme ve NATO’dan çıkma
taahhüdünü koymalarını talep ediyoruz.
Terör devleti İsrail ile Türkiye arasında yapılan anlaşmalarda
kazan-kazan esası kesinlikle söz konusu değildir. Bu anlaşmalar terörü
meşrulaştırmaktır. Katil İsrail’le normalleşme, toprakları gasp edilen ve
evleri yağmalanan mazlum Filistin halkı özelinde bütün Müslümanlara ihanettir.
Filistinli çocukları katlederken gözünü kırpmayan, binlerce Müslümanı
zindanlarda işkenceyle çürüten ve kendi menfaatleri için bölgeyi kan gölüne
çeviren İsrail ile normalleşmek asla kabul edilemez. İsrail bir terör
devletidir ve coğrafyamız için en büyük tehdittir. Bu yüzden hükümetten Mavi
Marmara konusunda Katil İsrail’le yapılan zillet anlaşmasını ve Siyonist İsrail
devletiyle yapılan gizli –açık tüm anlaşmaları iptal etmesini ve terör devleti
İsrail ile başta siyasi, iktisadi, askeri ve istihbari olmak üzere tüm
ilişkileri kesmesini istiyoruz. Hem İsrail hem de Türkiye vatandaşı olan
Yahudilerin İsrail’de askerlik yapmasına izin veren kanunun iptal edilmesini,
Siyonist elçiliğin kapatılmasını, Siyonist İsrail’in güvenliğini sağlayan
Malatya Kürecik NATO Üssü’ndeki radarın sökülmesini, Korsan İsrail’in Gazze’den
çaldığı doğalgazın Türkiye üzerinden satılmasını öngören mutabakat zaptlarının
ve anlaşmaların lağvedilmesini ve NATO’dan hemen çıkılmasını talep ediyoruz.
Devlet yetkililerimizin de defalarca söylediği gibi Kudüs’ün tapusu bizim
arşivlerimizde olduğuna göre hükümetten bunları talep etmek aziz milletimizin
en doğal hakkıdır. Rabbimiz! Tüm Müslümanları,
dünyadaki tüm mazlum ve mustazaf halkları arzına varis kıl,
müstekbirlerin saltanatlarını bizim ellerimizle devir, zalimlerden intikamını
bizlerin eliyle al. Hepimizi en kısa zamanda özgür Kudüs’te ve Mescid-i Aksa’da buluştur.
Yaşasın özgür Kudüs! Yaşasın
Filistin! KAHROLSUN AMERİKA KAHROLSUN İSRAİL! ANKARA KUDÜS GÜNÜ İNİSİYATİFİ/kudüsgünü
