resmi haber ajansı SANA ve Suriye TV’ye verdiği röportajda, Amerikalıların
terör yoluyla ulaşamadıkları hedeflere ulaşmak için Suriye’deki bazı
bölgeleri işgal ederek zenginliklerini yağmaladıklarını ancak Suriye halkının
direnişinin onların planlarını boşa çıkaracağını ve zaferin en nihayetinde Suriye’nin olacağını söyledi.
İran Cumhurbaşkanı röportajında, Suriye
ile İran arasında 45 yılı aşan seçkin, güçlü ve köklü ilişkilerin sonuçları ve bundan
sonraki boyutlarıyla ilgili olarak şunları söyledi: ‘İran’da İslam inkılabının
zafer kazanmasının ardından Suriye-İran ilişkilerinde yeni bir döneme şahit olduk.
Merhum Cumhurbaşkanı Hafız Esad’ın devrimin zaferinden sonraki tutumları, Filistin
davasına ve Filistin’in kurtuluşuna yönelik seçkin duruşlardı. Cumhurbaşkanı
Hafız Esad sık sık direniş eksenine desteğini açıklamıştır. Siyonist rejim
karşıtı duruş, Cumhurbaşkanı Beşşar Esad döneminde de devam etmiştir.
Siyonist rejim ve ABD liderliğindeki şer
ekseni Suriye’ye karşı çeşitli komplolar ördükçe iki ülke arasındaki ilişkiler
güçlendi ve istikrarlı bir şekilde arttı. Bu gruplar nasıl kuruldu? Nasıl desteklendi ve Suriye’ye girişlerini
kim kolaylaştırdı? Burada Amerikalıların kendi açıklamalarına dayanmak
istiyorum, ABD’de seçimler döneminde adaylardan biri “IŞİD’i biz yarattık”
dedi. Bu, Amerika’nın açık bir şekilde itirafı ve tüm dünyanın gözü önünde net
bir kabuldür. Hal böyle iken nasıl oluyor da IŞİD’e karşı savaşmak
istediklerini iddia ediyorlar? Çelişkileri ortada, onlar, IŞİD’i ve
tekfirci grupları yarattılar, Amerika ve Batı’nın Suriye’ye yönelik tehdit ve
yaptırımlarına rağmen savaşmak istediklerini söylüyorlar. Suriye’nin
pozisyonunun haklı ve doğru olduğuna inanıyoruz. Suriye adaleti sağlamak ve
barışı sağlamak için küresel şer güçlerine karşı duruyor. Bizler Suriye
halkının yanındayır ve her zaman direniş eksenini destekliyoruz.
İran Cumhurbaşkanı, direnişin kazandığı
zaferleri ve başarıları dikkate alarak yenidünya düzeni ve bu yeni dünya düzeninin
geleceği hakkında şunları söyledi: ‘İran’da yaptırım ve tehdit deneyimine şahit
olduk ama bu bizi zayıflatmayı başaramadı. Filistinliler de kuşatmaya
ve tehditlere rağmen aynı şeyi yaptı. Bu silahların işe yaramaz ve faydasız
olduğunu bilmek Amerika’nın tutumlarını değiştirmiyor ama silahlarını
değiştiriyor.
Suriye 12 yıldır fitnelere ve ABD ile
Siyonist oluşumun kendisine karşı yürüttüğü savaşa direnmiştir. Bugün, birçok
ülkede koşullar tamamen farklı hale geldi. Direniş galip geldi, meyvelerini
verdi, bölgede ve dünyadaki durumu değiştirdi. Bu değişime açık ve net bir
şekilde şahit oluyoruz. Bugün Siyonist rejim geçmişten farklı bir durumda
yaşıyor. Filistin’deki direniş gruplarının karşısına çıkamadığı için, toprak
onların toprağı değil. Onlar Gazze’deki ve Batı Şeria’daki direnişe karşı koyamadılar.
ABD ve Siyonist rejimin Temmuz savaşındaki yenilgileri, Demir Kubbe
sistemlerinin başarısızlığı ve kırılgan hale gelmesi, İsrail içinde yaşanan
kargaşa ve çatışmalar ve liderlerinin ifadeleri, bu rejimin İslam İnkılabı
Rehberinin belirlediği süreden bile daha kısa bir süre içinde yok olacağını
gösteriyor. Onlar hiçbir şey yapamazlar kimse de onlar için bir şey yapamaz. Bu
rejim bu kadar zayıf bir haldeyken Suriye ve İran’a karşı durabilir mi?’
