İsrail.
Ukrayna’da aslında Ukrayna ile Rusya değil, ABD/NATO ile
Rusya savaşıyor. İsrail’de aslında sadece İsrail ile Filistin savaşmıyor, aynı
zamanda ABD-İngiltere-İsrail ile Küresel Güney mücadele ediyor.
İKİ CEPHEDE DE SAVAŞI ABD BAŞLATTI
Denilebilir ki “Ukrayna cephesinde ilk kurşunu Rusya, İsrail
cephesinde ilk kurşunu Hamas attı, dolayısıyla savaşı ABD başlatmadı.” Perdenin
önündeki görüntü elbette öyle ancak:
– ABD, 2008’de Ukrayna’ya NATO üyeliği yolunu açarak “NATO’yu
genişleterek Rusya’yı geriletme” stratejisini başlattı ve 2014’te
Ukrayna’da iktidarı darbeyle değiştirerek sıcak savaşı başlattı. ABD darbesini
kabul etmeyerek bağımsızlık isteyen Donbas cumhuriyetlerinde, 2014’ten Şubat
2022’deki Rusya müdahalesine kadar zaten savaş vardı.
– 7 Ekim’de ilk kurşunu Hamas atmış olsa da gerçek şu:
Filistin toprakları işgal altında, Gazze ağır bir ablukada ve dar bir alana
sıkışmış 2.3 milyon insanın belli periyodlarda patlamaması zaten olası değil. 7
Ekim’de olan budur. Ve bu patlamanın suçu ve sorumluluğu İsrail’in “sürekli
işgal” ile genişlemesini destekleyen ABD’nindir. Biden’in
“Ortadoğu’da İsrail olmasaydı, çıkarlarımız için bir İsrail kurmamız gerekirdi”
sözleri, ABD ile İsrail arasındaki “ileri karakol” ilişkisine işaret
etmektedir.
BIDEN ÜÇ YÖNDEN BASKI ALTINDA
Ancak ABD’nin emperyalist iştahıyla hegemonyası arasında
artık doğru bir orantı yok: Amerikan hegemonyası zayıflıyor. ABD, bu nedenle
Ukrayna ve İsrail cephelerinde üç yönlü baskı altında:
1) İki cephedeki askeri kuvvetler, Rusya’nın
ve Filistinli direnişçilerin baskısı altında.
2) İki cephede de uluslararası güç
dengesi ABD’nin aleyhine gelişiyor. BM oylamalarında ABD ve İsrail’in
yanında sadece sekiz devlet kaldı; ikili yalnızlaştı.
3) İki cephe konusunda da ABD halkı ve
devleti içinde ayrışma var. ABD Kongresi, İsrail’e ve Ukrayna’ya
finans desteğini tıkamış durumda. Gerçi bu tıkamanın açık gerekçesi “güney
sınırının güvenliği” sorunu olsa da hem kimi temsilciler meclisi
üyelerinin hem de kimi senatörlerin açıklamalarına bakılırsa artık Amerikan
halkının vergilerinin Ukrayna’da harcanması istenmiyor.
Nitekim Ukrayna Devlet Başkanı Zelenski’nin “Batı
adına savaşıyoruz” diyerek ABD Kongresi’nden para istemesi,
hatta “ABD’den acil destek gelmezse savaşı kaybedebiliriz” demesi
durumu değiştirmedi: Zelenski Washington ziyaretinden çantası boş
döndü. Benzer bir durum da AB cephesinde yaşandı: Macaristan AB’nin
Ukrayna’ya 54 milyar dolarlık yardım paketini veto etti.
BIDEN’IN NETANYAHU ELEŞTİRİSİNİN ANLAMI
ABD Başkanı Biden’ın Netanyahu’ya
dönük geçen haftaki eleştirilerini de bu çerçevede değerlendirmek
gerekir. “İsrail dünyanın desteğini kaybetmeye başladı. Netanyahu,
İsrail tarihinin en muhafazakâr hükümetini değiştirip güçlendirmeli” diyen Biden, iç
ve dış basınç nedeniyle manevra yapıyor, yönetiminde restorasyonla
İsrail’i kurtarmaya çalışıyor.
İsrail ise ABD’nin “en kısa zamanda ateşkes” mesajına “Tek
başımıza kalsak da savaşa devam edeceğiz” yanıtı vererek ABD’deki
ayrışmadan yararlanabilmeye oynuyor.
11 ay sonra yapılacak başkanlık seçimi de dahil birçok
parametresi olan bu ayrışma konusuna rağmen asıl gerçek şudur: ABD’nin
siyasi desteği, silah desteği, askeri danışman desteği, bir ucu Kürecik’te
bulunan bölgesel istihbarat ağı desteği olmasa, İsrail yönetimi Gazze’de etnik
temizliğe soyunamazdı!
Kısacası Ukrayna ve İsrail cephelerinde gerçekte Sömürgeci
Kuzey ile Gelişen Küresel Güney mücadelesi
yaşanmaktadır. Taktik düzlemdeki günlük gelişmelere ve perdenin önünde görünene
göre değil, stratejik düzlemdeki büyük saflaşmaya göre konumlanmak gerekir.
cumhuriyet
