baskının ardından Gazze Şeridi’nin Han Yunus kentindeki merkezinde bulunan
sığınmacı çadırlarının ateşe verildiğini duyurdu.
Daha önce kentteki Kızılay binasına baskın düzenleyen İsrail
askerlerinin, binanın dış duvarını yıktığı, çalışanlara ve sığınmacılara ateş
açtığına dikkat çekilen açıklamada, ekiplerinin, yaralıların, hastaların ve
binadaki binlerce yerinden edilmiş kişinin güvenliğinden “derin endişe
duyulduğu” ifade edilerek “durumun daha tehlikeli hale geldiği”
uyarısında bulunuldu.
Kızılayın ses kaydını yayınladığı Acil Bölüm Başkanları
Muhammed Ebu Musbih de İsrail güçlerinin Kızılay binasının önünde
konuşlandığını, merkezin yakınındaki El-Emel Hastanesinin çevresine kurulmuş
sığınmacı çadırlarına sis bombası attıklarını söyledi.
Birden fazla çadırın ateşe verildiğini belirten Ebu Musbih,
İsrail araçlarının hastane avlusuna da konuşlandırıldığını, çeşitli yönlerden
ateş edildiğini belirtti.
Filistin Kızılayı, daha önceki açıklamasında, işgalci İsrail
güçlerinin, Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus kentinde bulunan merkezleri
ile Emel Hastanesine baskın düzenlediğini ve her iki yerdeki çalışanlar ile
buralara sığınan insanlardan mekanları boşaltmalarının istendiğini bildirmişti.
Siyonist rejimin 7 Ekim’den bu yana Gazze Şeridi’ne
düzenlediği saldırılarda en az 11 bini çocuk, 7 bin 500’ü kadın olmak üzere 26
bin 751 Filistinli şehit edildi, 65 bin 636 kişi yaralandı. Enkaz altında halen
binlerce ölü olduğu bildirilirken, halkın sığındığı hastane ve eğitim kurumları
hedef alınarak sivil altyapı da tahrip ediliyor.
Öte yandan arkasına Amerika ve Avrupa Birliği’nin desteğini
alarak, 7 Ekim’den bu yana, Gazze’de, 4 aydır aralıksız soykırım yapan Siyonist
İsrail’in Gazze’ye yapılan yardımları engelleyerek ve Gazze’deki şehir
altyapısını tahrip ederek yeni bir savaş suçuna daha imza attığı bildirildi.
İnsan hayatı için vazgeçilmez olan temiz su, Gazzeliler için artık ulaşılamaz
boyutta. Gazzeliler, her türlü hastalığa gebe kirli su içmek ve kullanmak
zorunda bırakıldı.
Gazze Şeridi’nin kuzeyinde yer alan Cibaliya Mülteci
Kampı’ndaki Filistinliler, içmeye uygun biraz su elde edebilmek için
tankerlerin önünde ellerinde plastik kaplarla uzun kuyruklar oluşturarak saatlerce
az miktar su alabilmek için bekliyor.
Bazıları az miktarda su alabilirken büyük bir çoğunluk
tankerdeki suyun bitmesi nedeniyle ailelerinin yanına elleri boş dönmek zorunda
kalıyor.
Siyonist rejimin soykırım stratejisinin bir parçası olarak
Gazze’deki altyapıyı, su hatlarını ve deniz suyu arıtım tesislerini yerle bir
etmesinin ardından, Gazze’nin tamamında temiz suya erişim krizi yaşanıyor.
Cibaliya Mülteci Kampı’nda, çok sayıda Filistinli, Siyonist
İsrail ordusunun yıktığı su hattından, içecek su elde etmeye çalışıyor.
Gazzeliler, birkaç günde bir zar zor bulabildikleri suyu
idareli kullanmak zorunda kalıyor.
Su tüketimini asgari miktara düşürmeye çalışan Gazzeliler,
bulaşık yıkama ve şahsi temizlik için kullandıkları sudan feragat ediyor.
Siyonist İsrail, her gün bombalayarak yaşlı-kadın-çocuk
demeden yüzlerce sivili katlettiği 2,3 milyon nüfuslu Gazze Şeridi’ndeki
elektrik, su, yiyecek, yakıt ve ilaç tedariğini kesti.
Filistin Sular İdaresi verilerine göre, Ekim 2023’ün
ortalarından bu yana Gazze’de elektrik ve yakıt eksikliği nedeniyle deniz suyu
ve atık su arıtım tesisleri faaliyet göstermiyor.
Birleşmiş Milletler (BM) ve uluslararası kuruluşlar, Gazze
Şeridi’nde su ve hijyen malzemelerinin eksikliği nedeniyle bulaşıcı
hastalıkların yayılması konusunda sık sık uyarıda bulunuyor.
Dünya Sağlık Örgütü Sözcüsü Christian Lindmeier, konuya
ilişkin, “Gazze’deki insanlar felaketi yaşıyor. Gazze’de insan açlıktan,
yetersiz beslenmeden ve susuzluktan ölebilir ya da kurşunlardan, yaralanmadan
ve çöken binalar nedeniyle ölebilir. Bu, korkunç bir durum.” açıklamasında
bulunmuştu.
Yaklaşık 2 milyon kişinin yerinden edildiği Gazze’deki Sağlık
Bakanlığı, barınma merkezlerindeki aşırı kalabalık, su ve yiyecek eksikliği ile
sağlık hizmetinin sağlanamaması nedeniyle yaklaşık 700 bin bulaşıcı hastalık,
cilt hastalığı, soğuk algınlığı, ishal ve hepatit vakasının tespit edildiğini
duyurmuştu.
