RASTHABER- ABD’nin Suriye’nin Şayrat hava üssüne füze saldırısı ardından İsrail, Suudi Krallığı, AKP hükümeti ve bölgedeki öteki Amerikan müttefikleri sevinçten çılgına döndüler.
Bölge ülkelerinde olduğu gibi ülkemizde de Amerikancı çevreler, özellikle de AKP yandaşı medya nasıl bayram edeceklerini bilmiyecek derecede kutlamalar yapmaktalar. Az kalsın kıçlarına kına yakacaklar.
Halep’in terör çetelerinden temizlenmesi sonrasında büyük bir moral kaybına uğrayan yandaşlar bunca sahte eleştirilerden sonra aniden Amerika hayranı kesilmeye başladılar. Öyle ki artık aynı ABD’nin 15 Temmuz darbe girişimini planladığı ve desteklediğini, güney sınırlarımızda bir Kürt devleti kurma planlarını icrayla meşgül olduğunu, Rakka operasyonunda YPD/YPG’yi Türkiye’ye tercih ettiğini ve öteki cinayetlerini unutmuş görünüyorlar.
Medya ve hükümet çevrelerinde ABD’yi eleştirenler de var elbet. Ama komşu egemen ülkeye saldırdığı için değil, bu saldırıyı niçin geç başlattığı için, birlikte eğitip donatıp Suriye’ye salıverdikleri terör çetelerini desteklemeye bir süre ara verdiği için. Allah’tan, haktan, adaletten, iyi komşuluk ilişkilerinden yüz çevirmiş bu çevrelerin tek umudu ve tek dayanağının Büyük Şeytan Amerika olduğu bir kere daha su yüzüne çıktı.
Ancak bu çevrelerin unuttuğu bir hakikat var; o da Âli İmran Suresi 54. Ayetindeki ilahi vaaddir:
“Ve mekeru ve mekerallah, vallahü hayrul makirin.” Onlar tuzak kurdular. Allah da tuzak kurdu. Allah, tuzak kuranların en hayırlısıdır.
İdlip’te kimyasal silah tuzağı; kendin uydur kendin oyna misali, bu şeytani güçlerin kurduğu bir oyundur. Allah şeytani güçlerin bu tuzağını mutlaka etkisiz hale getirecektir, daha önce benzeri hileleri defalarca yenilgiye uğrattığı gibi.
