Esad sonrası otorite boşluğundan faydalanan İşgalci İsrail ordusu, Dera ve Şam kırsalında evleri basıp gençleri bilinmeze götürüyor. Gözü yaşlı annelerin feryadı ise Arş’ı titretiyor:
“Evlatlarımızı geri verin!”
Sınırın hemen ötesinde, Beyt Cin beldesinde güneş artık korkuyla doğuyor.
8 Aralık 2024’te Esad rejiminin çöküşüyle doğan umut, yerini Siyonist işgalin soğuk namlusuna bıraktı.
Gece yarıları kapıları kırılan, yataklarından kaldırılan babalar, eşler ve oğullar…
Geride ise kucağında torunlarıyla çaresizce bekleyen anneler kaldı. İşte o annelerin yürek yakan hikayesi.
“Gelinim Çocukları Susturmaya Çalıştı”
Yaklaşık 7 ay önce İsrail askerlerinin postallarıyla girdiği evlerden biri Hatice Haydar’ınkiydi. 4 çocuk babası, geçimini topraktan sağlayan oğlu Amir Bedevi, bir gece yarısı çocuklarının gözü önünde koparıldı hayattan. Hatice Ana, o dehşet anlarını anlatırken kelimeler boğazında düğümleniyor:
“Çocuklar korkudan çığlık atıyordu. Askerler duvardaki av tüfeğini sordu. Gelinim, askerler çocuklara zarar vermesin diye yavrularının ağzını kapattı.”
Amir’in götürülmesiyle evin yükü 15 yaşındaki torunun omuzlarına binmiş. Daha önce bir oğlunu da rejim zindanlarında kaybeden Hatice Haydar, “Oğlum beni 3 gün görmese helallik isterdi. Yüreğim yanıyor” diyerek çaresizliğini haykırıyor.
“Direnmeyin Yoksa Öldürürüz”
Fatma Safadi’nin evinde de aynı matem havası hakim. Gece saat 03.00 sularında, eğitilmiş köpeklerle evin mahremiyetini çiğneyen İsrail askerleri, Ahmed ve Muhammed kardeşleri yaka paça gözaltına aldı. Fatma Ana, “Oğullarımı kelepçelerken ‘Direnmeyin yoksa sizi öldürürüz’ dediler” diyerek o anki dehşeti aktarıyor.
Şimdi yaşlı çift, geride kalan 8 toruna bakmaya çalışıyor. Tek gelirleri birkaç inek ve koyun. Fatma Safadi’nin tek tesellisi, serbest kalan bir köylüsünün “Oğullarını hapishanede gördüm, durumları iyi” demesi oldu. Ancak annenin gözü yolda, kulağı gelecek bir haberde.
Güneyde ‘Sessiz’ İşgal Büyüyor
Esad rejiminin tarih sahnesinden silindiği 8 Aralık sonrası, İsrail ordusu “güvenlik” bahanesiyle Suriye’nin güneyine adeta demir attı. Dera ve Şam kırsalında yeni askeri üsler kurulurken, bölge halkı sistematik bir baskı cenderesine alındı. Beyt Cin gibi sınır hattındaki beldeler, keyfi tutuklamaların ve gece baskınlarının merkezi haline geldi.
Fatma Safadi, çocuklarının özgürlüğü için şimdi hem Türkiye’den hem de uluslararası kamuoyundan uzanacak bir yardım eli bekliyor.
Bölgeden gelen haberler, Gazze’de yaşanan insanlık dramının bir benzerinin sessiz sedasız Suriye güneyinde sahneye konulduğunu, dünyanın ise bu yeni cepheye henüz gözlerini açmadığını gösteriyor.
milligazete
