ABD, vize başvurularında dayattığı mali teminat zorunluluğunu daha da genişletti. Başkan Donald Trump yönetimi, vatandaşlarından 5 bin–15 bin dolar arasında teminat yatırmalarını isteyen ayrımcı uygulamaya 25 ülkeyi daha ekledi ve bu uygulama 21 Ocak 2026 itibarıyla yürürlüğe girecek.
Bu genişletmeyle birlikte vize teminatı uygulaması kapsamındaki ülke sayısı 38’e çıktı ve çoğu Afrika, Latin Amerika ile Asya’dan gelişmekte olan ülkeler bu ekonomik engelle karşı karşıya kaldı. Washington yönetimi, teminat talep etmenin vize verilmesini garanti etmediğini açıkça belirtiyor; yani başvuru sahibi hem yüksek bir teminat yatıracak hem de sonucunun belirsiz olmasıyla yüzleşecek.
Eleştiriler, bu politikanın ABD’nin “özgürlükler ülkesi” imajıyla çeliştiğini, zengin ülkelerle fakir ülkeler arasında ayrımcılık yarattığını ve küresel dolaşım hakkını gelir durumuna göre sınıflandırdığını vurguluyor. Teminat uygulamasıyla engellenen ülkeler arasında Küba, Venezuela, Bangladeş, Nijerya ve Kırgızistan gibi ekonomik olarak dezavantajlı nüfuslara sahip devletler de bulunuyor.
Washington’un bu adımı, gelişmiş ülke vatandaşlarına sosyal medya incelemesi getirirken, gelişmekte olan hükümetlerin vatandaşlarına doğrudan para teminatı dayatması şeklinde eleştiriliyor; bu da politikayı sadece göç ve güvenlik gibi gerekçelerle açıklanamayacak yaygın bir ekonomik baskı aracı haline getiriyor.
Yani gelen eleştirilere göre bu düzenleme, ABD’nin dış politikasında güç dengesizliğini sürdürmesine hizmet ediyor ve küresel dolaşım özgürlüğünü sadece maddi güce sahip olanlara açık bir ayrıcalığa dönüştürüyor.
