El-Ezher’in İran Karşıtı Bildirisine Teşekkür Edilmelidir!

1- Şehid İmamımızın dediği gibi, hak ve batıl arasındaki savaşın, yani İslam ile küresel emperyalizm arasındaki savaşın kazanımlarından biri, merkezlerin, örgütlerin, partilerin ve hatta bireylerin ve şahsiyetlerin yüzlerinin açığa çıkmasıdır, çünkü taşıdıkları tabelalar ve bayraklar ile gerçek kimlikleri çoğu zaman farklı ve hatta çelişkilidir. Savaş genişledikçe, bu tür iki yüzlü akımlar ve merkezler de doğal olarak işin içine girmek zorunda kalır; ya bir eylemde bulunurlar ya da en azından bir tutum almak zorunda kalırlar. Hâl böyle olunca da sahte örtü ve hileli tabelaları kalkar ve gerçek kimlikleri ortaya çıkar. Bu olayı, hak cephesi için dikkate değer bir kazanım olarak görmek gerekir.

2- Örneğin, 12 günlük savaş, Ocak ayında yaşanan fitne ve son savaş BM sorumluluk alanında ve birçok uluslararası kurumda gerçekleşti. Bu nedenle, adı geçen kurumlar ve kuruluşlar bu olaylara kayıtsız kalamaz ve bir tutum almaları gerekir. Ancak herkes şahit oldu ki, bu kurumlar ve uluslararası örgütler, kendi tüzüklerinde ve görev tanımlarında yazdığının aksine, ABD ve Siyonist rejimin İran’a yönelik açık saldırısına karşı sessiz kaldılar ve hatta saldırganları sözlü olarak bile kınamaktan kaçındılar! Başka bir deyişle, dünya kamuoyuna bu örgütlerin ve uluslararası kurumların “tarafsızlık” tabelasının sahte olduğunu en küçük bir şüphe bırakmadan gösterdiler. Bu bir kazanım değil mi?!

Ama bu yazının konusu, Mısır El-Ezher Dini Bilimler Merkezi’nin son bildirisidir.

3- El-Ezher Üniversitesi, İslam ilimlerinin en önemli merkezlerinden biridir ve görünüşte Sünni kardeşlere aittir. Birkaç gün önce, El-Ezher, ABD ve Siyonist rejimin İran’a yönelik askeri saldırısını kınamak yerine…

yazının devamı için linki tıklayınız

https://rasthaber.com/el-ezherin-iran-karsiti-bildirisine-tesekkur-edilmelidir/

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın