Mısır’daki El-Ezher Üniversitesi’ne ait olduğu belirtilen bir sosyal medya hesabından yayımlanan bildiri, tartışmalara yol açtı.
Ramazan savaşı kapsamında ABD ve İsrail’in füze saldırıları ve İran’ın bu saldırılara verdiği meşru karşılık sonrası, El-Ezher’e atfedilen açıklamada, İran’ın Körfez İşbirliği Konseyi üyesi ülkeler ve bazı Arap devletlerine yönelik “haksız saldırılar” gerçekleştirdiği öne sürülerek bu eylemler kınandı.
Bildiride, ABD ve İsrail’in açık saldırganlığına ve bazı Arap ülkelerinin İran’a yönelik saldırılar için topraklarını, hava sahalarını ve imkânlarını kullandırmasına değinilmezken, İran’dan derhal Arap ülkelerine yönelik tüm askeri faaliyetlerini durdurması ve bu ülkelerin egemenliğine saygı göstermesi istendi.
El-Ezher, yerleşim alanları, havaalanları, hastaneler ve enerji tesislerinin hedef alındığı yönündeki iddiaları da dile getirerek, bu durumun uluslararası insancıl hukukun ciddi ihlali olduğunu savundu ve sivillerin korunması için gerilimin derhal düşürülmesi gerektiğini vurguladı.
Ancak bildiride, Minab’daki okul saldırısında hayatını kaybeden masum siviller ve çocuklar, Dena savaş gemisi personeli ya da İran’daki üst düzey kayıplara ilişkin herhangi bir ifadeye yer verilmemesi dikkat çekti.
Bu açıklamada, söz konusu Arap ülkelerindeki iddia edilen kurbanların ailelerine taziye mesajı iletilirken, İranlı mağdurların ailelerine yönelik herhangi bir başsağlığı ifadesinin bulunmaması eleştirilere neden oldu.
El-Ezher ayrıca, bölgedeki çatışmaların sona erdirilmesi için uluslararası topluma krizin büyümesini önleme çağrısında bulundu.
Tepkiler Geldi
El-Ezher’e atfedilen bu açıklamaya, İran’daki dini çevreler ve bazı İslam ülkelerinden sert tepkiler geldi.
Dünya İslam Mezhepleri Yakınlaştırma Kurumu ile birlikte Kürdistan’daki Sünni âlimler, Arapça ve Farsça yayımladıkları ayrı bildirilerle söz konusu açıklamayı eleştirdi.
Kürdistan’ı Uzmanlar Meclisi’nde temsil eden ve Senendec Cuma İmamı olan Mamusta Faik Rüstemi, yaptığı açıklamada El-Ezher’in bu bildirisini kınayarak, “meşruiyetten ve itibardan yoksun” olduğunu ve ABD-İsrail politikalarıyla örtüştüğünü ifade etti.
Ayrıca Sünni âlim ve Dehgolan Cuma İmamı Mamusta Abdusselam Muhammedi de söz konusu bildiriyi eleştiren isimler arasında yer aldı.
