Alman Hukuk Profesörleri: İran’a Yönelik Saldırı Uluslararası Hukukun Açık İhlalidir

Almanya’da uluslararası hukuk ve uluslararası ilişkiler alanında 90 akademisyen, Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları karşısında Almanya’nın dış politikası hakkında bir bildiri yayımladı.

Almanya’da uluslararası hukuk ve uluslararası ilişkiler alanında önde gelen 90 akademisyen, yayımladıkları bildiride, bu ülkenin federal hükümetinin ABD ve İsrail’in İran’a yönelik son saldırılarına karşı yaklaşımına ilişkin endişelerini dile getirerek, Almanya’nın dış politikasında uluslararası hukuk ve Birleşmiş Milletler Şartı’na dayanan temel ilkelerine geri dönülmesi çağrısında bulundu.

28 Şubat 2026 tarihinde yayımlanan bildiride, Alman yetkililerin şimdiye kadarki açıklamalarının, uluslararası hukukun açık bir ihlali yasılan söz konusu saldırıları açık bir şekilde kınamadığı belirtilmiştir. Bu durumun, kurallara ve kurumlara dayalı küresel düzeni zayıflattığı vurgulanmıştır. Akademisyenler, ABD ve İsrail tarafından İran’a karşı askeri güç kullanılmasının, uluslararası hukukta yer alan güç kullanma yasağının açık bir ihlali olduğunu ve İran tarafından bu ülkelere karşı herhangi bir silahlı saldırının gerçekleşmediği ya da gerçekleşmesinin yakın olmadığı dikkate alındığında, bunun meşru müdafaa hakkı ile gerekçelendirilemeyeceğini ifade etmişlerdir.

Bildiride ayrıca İran ile dünya güçleri arasında nükleer program konusunda devam eden müzakerelere değinilmiş ve nükleer silah ya da diğer silahların üretimi veya kullanımının yakın olduğuna dair herhangi bir kanıt bulunmadığı belirtilmiştir.

Alman uluslararası hukuk akademisyenleri, insan hakları ihlalleri veya insani krizler gerekçesiyle askeri güç kullanımının yalnızca Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin kararıyla mümkün olabileceğini vurgulamışlardır. Mevcut durumda ise, Birleşmiş Milletler izni olmaksızın gerçekleştirilen insani müdahalenin de kabul edilemez olduğu, çünkü saldırıların uygulanış biçimi ve seçilen hedeflerin İran halkının insani durumunu iyileştirmeye yönelik olmadığı ifade edilmiştir.

Bildiride ayrıca Alman federal hükümetine, Almanya topraklarında bulunan askeri üslerin kullanımına ilişkin kararlarında bu saldırının hukuka aykırı olduğunu dikkate alması gerektiği uyarısında bulunulmuştur. Aksi takdirde, hem uluslararası hukukun hem de Almanya Anayasası’nın eş zamanlı olarak ihlal edilmesi riski bulunduğu belirtilmiş, “Almanya’nın tarihsel sorumluluğu ve Anayasası’nın uluslararası hukukla uyumu, bu ülkeyi uluslararası hukukun temel normlarına saygı göstermeye ve bunları güçlendirmeye zorunlu kılmaktadır” ifadesinde bulunulmuştur.

Son olarak akademisyenler, kurallara dayalı uluslararası düzene bağlılığın yalnızca ahlaki ve hukuki açıdan değil, aynı zamanda Almanya’nın uzun vadeli çıkarları açısından da gerekli olduğunu vurgulamışlardır. Bu nedenle Almanya’nın dış politikasının Birleşmiş Milletler Şartı ve anayasal ilkeler temelinde yeniden şekillendirilmesi ve uluslararası ilişkilerin geniş ölçüde kabul görmüş kural ve ilkeler çerçevesinde yürütülmesi çağrısında bulunmuşlardır.

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın