“Abdel Bari Atvan”, Filistin halkının Eisenkot’un şifa reçetesi olduğunu hissetmemesi gerektiğine inanmaktadır; çünkü o da savaş yanlısıdır. Bu nedenle Filistinliler, savaş yanlısı Eisenkot’u desteklemek yerine, Siyonist faşist demokrasiye karşı birlik içinde durarak mücadele etmelidirler.
Arap dünyasının tanınmış analisti Abdel Bari Atvan, “Sawt” adlı YouTube kanalında yaptığı açıklamaların bir bölümünde şunları söyledi: “Ben herkesin görüşüne saygı duyuyorum; ister bana katılsınlar ister karşı çıksınlar. Bunu meşru ve yasal bir hak olarak görüyorum. Ancak ’48 topraklarındaki (İsrail içindeki) bazı Arap çevrelerinin General ‘Eisenkot’u desteklemek amacıyla sergiledikleri tutumları takip ettiğimizde, bunların gerçeklikle bağdaşmadığı ve doğru bir yaklaşıma ihtiyaç duyduğu görülmektedir. Bir anda General Eisenkot bir şifa reçetesine dönüşmüş ve İsrail rejiminin iddia edilen demokrasisi dünyanın en güzel ve en iyi demokrasisi haline gelmiştir.”
Araplar İsrail rejimi Knesset’inde (parlamentosunda) 19 sandalye elde etmeyi başardılar. Eğer 60 sandalye bile elde etselerdi, Gazze Şeridi’ndeki savaşa ve soykırıma, Batı Şeria’daki hakaretlere ve açlığa son veremezler, barış ve huzura kavuşamazlardı. Filistinlilere bu ülkenin vatandaşları gibi davranılmıyor, aksine onlar bu bölgenin kurbanlarıdır. Bu durum son derece tehlikelidir. Filistin halkı gerçekleri idrak etmelidir. Filistin halkı Eisenkot’un yaşam tarihini ve sicilini incelemelidir. Bu zor bir şey değildir ve sadece bir tıklama gerektirir.
Elektronik Rai al-Youm gazetesinin genel yayın yönetmeni şunları söyledi: “Arapların seçimlerde desteklediği ve desteklemeye devam ettiği, İsrail rejiminin başbakanı yapmaya çalıştığı Eisenkot; ‘Dahiye’ doktrininin ve bu bölgedeki katliamların teorisyenidir. O, Filistin halkına, Lübnan’a ve diğer yerlere karşı geniş çaplı güç ve şiddet kullanımını savunmaktadır. İsrail rejiminin halka karşı Batı Şeria ve Lübnan’da gerçekleştirdiği tüm savaşlarda temel bir rol oynamıştır. Savaş bakanlığı geçmişine sahiptir ve 2014 yılında Netanyahu tarafından İsrail rejimi ordusunun komutanı olarak seçilmiştir. 2006 yılında ‘Dahiye’ doktrini ve teorisiyle Lübnan’ın güneyini yerle bir etmiştir.”
Eisenkot, İsrail rejimi ordusunun ana unsurlarından biriydi. Ulusal Güvenlik Bakanı Ben-Gvir ve Maliye Bakanı Smotrich ile birlikte Gazze Şeridi’ndeki katliam ve soykırımın en büyük destekçilerindendi. İktidarı ele geçirme konusunda Netanyahu ile görüş ayrılıkları yaşamaktadır ancak katliamlar konusunda onunla aynı fikirdedir. Cebeliyye savaşında da temel bir rol oynamış, hatta bu savaşta yakın çevresinden iki kişiyi kaybetmiştir.
Atvan konuşmasının sonunda şunları söyledi: “İster ’48 topraklarında yaşasınlar, ister Gazze’de olsunlar, ister göç etmiş olsunlar; Filistin halkının tamamı İsraillilerin işgalinden ve zulmünden muzdariptir. Bu halkın hiçbiri Eisenkot’un bir şifa reçetesi olduğunu hissetmemelidir. Dolayısıyla Araplar, İsrail’in iddia edilen demokrasisinin pazarlamasını yapmamalıdır.”
Eisenkot bir savaş yanlısıdır; dolayısıyla Filistinliler son derece uyanık olmalıdır. Eisenkot’un iktidara gelmesiyle birlikte zulümden, baskıdan ve işgalden kurtulacaklarını ve bir daha savaş olmayacağını asla düşünmemelidirler. O, bir kurtarıcı veya iki bağımsız devletin (Filistin ve İsrail) kurulmasından yana değildir. Arapların Knesset’te kaç sandalyeye sahip olduğu bir başarı değildir ve işgale son vermeyecektir. Filistinliler kendi birlikleriyle Siyonist faşist demokrasiye karşı koymalıdır.
