Yemen Hükümeti, Birleşmiş Milletler’i Taiz’deki insani yardım dosyasını siyasileştirmekle suçladı ve şehre çıkan yolların açıldığını ve güvenliğin sağlandığını vurguladı.
Yemen Hükümeti Dışişleri Bakanlığı, Birleşmiş Milletler’i Yemen halkının acılarını suistimal ettiği ve Taiz’deki insani çabaları siyasileştirdiği gerekçesiyle kınadı; aynı zamanda bu şehre çıkan ve şehirden çıkan yolların açıldığını ve güvenliğinin sağlandığını doğruladı.
Yemen Hükümeti Dışişleri Bakanlığı’ndan resmi bir kaynak bugün perşembe günü ülkenin resmi haber ajansına (Saba) yaptığı açıklamada, Birleşmiş Milletler’in yıllardır Yemen halkının acılarını suistimal etme yöntemini benimsediğini bildirdi.
Kaynak; BM çalışanlarının Taiz vilayeti ve diğer Yemen vilayetlerindeki mevcut acıları ve çileleri kasıtlı kullanma biçiminin, insani eylemleri siyasileştirmeye yönelik daha geniş bir çabanın parçası olduğunu açıkladı.
Bu kaynak, casusluk ağlarına ilişkin “tekrarlanan ve yıpranmış söylemin” bu ağların üyelerinin itiraflarıyla çürütüldüğünü ekledi; bu nedenle tüm tarafları bu tür iddiaların tuzaklarına düşmemeye çağırdı.
Bu konu, Yemen Ulusal Kurtuluş Hükümeti’nin düşman ülkeler (ABD ve İsrail gibi) adına casusluk yaptıkları suçlamasıyla tutukladığı Birleşmiş Milletler veya uluslararası kuruluşların Yemen’deki bazı yerel çalışanlarının tutuklanmasına dayanmaktadır. Birleşmiş Milletler ve Batı genellikle bu tutuklamaları kınamakta ve bu konuda bahaneler üretmektedir.
Sana’nın BM’nin bu eleştirilerine yanıtı şudur: “Artık inkara yer kalmamıştır; çünkü tutuklanan kişilerin kendileri itiraflarında casusluk faaliyetlerini deşifre etmişlerdir”, dolayısıyla BM’nin onların suçsuz olduğuna dair iddiası artık alıcı bulmamalıdır.
Kaynak ayrıca, Uluslararası Kızılhaç Komitesi’nin dün herhangi bir yaygara veya medya gürültüsü çıkarmaksızın ilaç taşıyan bir kamyon konvoyunu Taiz şehrine sokmayı başardığını belirtti.
BM’nin insani misyonunu yerine getirme konusunda gerçekten ciddi olması halinde aynı yöntemi benimsemesini istedi.
Kaynak son olarak, Taiz şehrine çıkan tüm ana yolların ve şehirden çıkan hatların açık olduğunu ve Sana’daki Yemen Hükümeti tarafından güvenliğinin sağlandığını; bu durumun vatandaşların ulaşımını, malların taşınmasını ve her türlü insani yardımın aktarılmasını kolaylaştırdığını, böylece bu yardımların hiçbir engel olmaksızın şehre girdiğini vurguladı.
Bu kaynağa göre; tüm devlet kurumları, Taiz vilayetinin tüm bölgelerinde yaşayanların temel ihtiyaçlarını karşılamak ve onların acılarını hafifletmek için tüm güç ve imkanlarıyla çalışmaktadır.
Bu rapora göre, Suudi Arabistan’ın Yemen’deki sivilleri hedef alması iç cepheyi zayıflatmakla kalmamış, aksine onun kenetlenmesini ve bütünlüğünü artırmıştır. Bu arada Sana, bu tecavüzlere yanıt olarak askeri operasyonlarını tırmandırmıştır; bu durum söz konusu karşı karşıya gelişin ufkunu çeşitli ihtimallere açık bırakmaktadır.
Birkaç gün önce Yemen Dışişleri Bakanlığı; Birleşmiş Milletler, Avrupa Birliği ve Afrika Birliği’ne resmi notlar göndererek Suudi Arabistan’ın 13 Temmuz’dan bu yana gerçekleştirdiği 3830’dan fazla hava ve füze saldırısını belgeledi. Bu eylemler, çoğunluğunu kadın ve çocukların oluşturduğu 768 zayiata (ölü ve yaralılar dahil) yol açmıştır.
